18: World glaucoma congress

HalilAtes 30. Haziran 2011 18:04
29 haziran 2 temmuz 2011 tarihleri arasında dünya glokom kongresi pariste yapılacak, bugün ikinci gün, önemsediğim konuları burada yazmaya alışacağım;      
  • normal basınçlı glokomun ayrıcı tanısını yapmak tedaviden önceki en önemli basamak, glokom-netin ilgili sayfalarında geçmişti, birçok glokom tipiyle karışabilir. açık açılı glokom da sık karıştığı tiplerden, bugünki konuşmada su içme testinde gib yükselmesinin saptanması, arada gib yüksekliği ataklarının yaşandığının kanıtı olabilir, tabi nbg su içme testine cevap vermemesi açısından ayırıcı tanıda önemli bir bulgu.
  • nbg'da progresyon çok yavaş bu yüzden progresyon analizi yapılması ve progresyon hızı ve hastanın yaşı değerlendirilerek tedaviye başlanılması veya beklenilmesi yerinde olacak.
  • glokom progresyonunda en önemli od görüntüleme methodunun oct olduğu üzerine yaygın bir görüş bildirildi, ancak time d. ile spectral d. arasında glokomun erken dönemde yakalanması konusunda önemli bir fark bulunmakta, yapılan çalışmalar time d. oct normal veriler sunarken, spectral oct glokomu teşhis edebilmiş.
  • kore'den kh park sunumu ve çalışmalarıyla göz doldurdu, oct progresyon analizinde dikkat edilecek noktalar, aşağıda trend analiz üzerine bir makalesini aktarıyorum:
Invest Ophthalmol Vis Sci. 2011 Feb 28;52(2):1138-44. Print 2011 Feb.

Trend-based analysis of retinal nerve fiber layer thickness measured by optical coherence tomography in eyes with localized nerve fiber layer defects.

Source

Department of Ophthalmology, Seoul National University College of Medicine, Seoul, Korea.

Abstract

PURPOSE:

To evaluate the rate of change in retinal nerve fiber layer (RNFL) thickness measured by optical coherence tomography (OCT) in eyes with stable and progressive localized RNFL defects and to investigate, in a trend-based approach, the diagnostic capability of OCT in the detection of progressive RNFL thinning.

METHODS:

The study included 153 glaucomatous eyes with localized RNFL defects. The patients were divided into nonprogressors (n = 77) and progressors (n = 76) on the basis of an evaluation of serial red-free photographs. The rates of progressive thinning in global, quadrant, and clock-hour OCT RNFL thicknesses were determined, by linear regression, and were compared between groups. Areas under receiver operating characteristic curves and sensitivities at fixed specificities were calculated for each parameter.

RESULTS:

The rate of progressive RNFL thinning was significantly faster in progressors than in nonprogressors globally; in the inferior quadrant; in the 10, 11, 6, and 7 o'clock sectors; and in the affected quadrant and clock-hour sector thicknesses (all P ≤ 0.001). The rate of RNFL thinning in affected clock-hour sectors had the highest ability to discriminate between stable and progressive RNFL thinning with a sensitivity of 62% (95% confidence interval, 50%-73%) at a specificity ≥80%. Agreement between OCT and red-free photography was strongest when the criterion of -3.6 μm/year with P < 0.1 was used for each clock hour.

CONCLUSIONS:

  • The rate of OCT RNFL thinning was significantly greater in patients with progressive localized RNFL defects than in those with stable localized defects. The data suggest that trend-based analysis of OCT RNFL thickness may be useful in glaucoma progression analysis and may complement other diagnostic tests.  .   
  •                                                                   .        .
  • bir başka sunumda ise cerrahi ve tıbbi tedavi gören hastalarda hrt progresyon hızları anlatıldı, cerrahi geçiren hastalarda anlamlı düşük progresyon hızı saptanmış, risk faktörü yüksek hastalarda cerrahi tedavinin öne çekilmesi yararlı olacak.
  • disk hemorajisi üzerine bugüne dek farklı sonuçları adres gösteren çelişkili birçok çalışma okuduk, bugünki sunumlarda ise disk hemorajisinin özellikle nbg larda olmak üzere tüm glokom tiplerinin progresyonunda önemli bir ip ucu olduğu vurgulandı, görme alanı progresyon haritaları dh görüldükten sonraki uzun dönemde anlamlı hızlı bir progresyon göstermiş, sanırım dh görülen hastalarda daha radikal tedvi yöntemlerine geçilmesi yerinde olacaktır.
  • trabekülektomi ve seton cerrahisinin debate olarak tartışıldığı oturumda ilk te cerrahisinden sonra ikinci te yerine seton cerrahisinin denenmesi daha üstün kanıtlar sundu.
  • başka bir debate konusu ise "pre-perimetrik glokom tedavi edilmeli mi, edilmemeli mi" oldu. iki konuşmacı da üstün bir performans sundu sanırım konuyu şöyle bağlayabiliriz, hasta gençse başla, yaşlıysa başlama..
  • slt'nin primer tedavi seçeneği olduğu debate'da olmadığını savunan argümana göre çok üstün bir kabul gördü diyebilirim.

Etiketler:

kongre haberleri

16: Elevated Intraocular Pressure is a Common Complication during Active Microbial Keratitis

HalilAtes 27. Haziran 2011 09:25

Mikrobial keratit vakalarında daha dikkatli izlem yapmamız gerekliliğini vurgulayan yeni bir çalışmayı bilgilerinize sunuyorum

Purpose

To determine the incidence, risk factor, and outcomes of elevated intraocular pressure (IOP) during active microbial keratitis.

Design

Retrospective cohort study.

Methods

One hundred eighty-four patients with culture-proven microbial keratitis examined from January 2003 through December 2007 were included. High IOP was defined as IOP of 22 mm Hg or higher measured during the episode of active keratitis. The control group consisted of eyes with microbial keratitis whose IOP remained less than 22 mm Hg. Twelve factors were evaluated by univariate and multivariate analyses to determine whether any were associated with increased IOP. The incidence, risk factors, microbial profile, the necessity of therapeutic surgery, time to resolution, and final visual acuity were compared between the high IOP group and the control group.

Results

High IOP (mean, 29.1 mm Hg; range, 22 to 51 mm Hg) occurred in 52 (28%) of 184 patients with active corneal infection. Prior ocular surgery, diabetes mellitus, and ulcer size of 4.0 mm or larger were associated with IOP elevation (P ≤ .013). Surgical interventions were necessary in 19 (39%) of 49 patients in the high IOP group and in 14 (11%) of 129 patients in the control group (P < .0001). Time to ulcer resolution was longer in the high IOP group (mean, 50.1 ± 53.2 days) than in the control (mean, 31.6 ± 42.0 days; P = .005). Final visual acuity of 20/40 or better was achieved by more patients in the control group (47%) than in the high IOP group (20%; P < .001).

Conclusions

Elevated IOP was detected in a significant proportion of patients with active microbial keratitis and was associated with poorer outcomes. Routine IOP check should be performed to avoid possible optic nerve damage.

 

AJO: Siamak Zarei-Ghanavati, Elmira Baghdasaryan, Arturo Ramirez-Miranda

Etiketler: ,

glokomda kornea | yayın

15: Glokom ve risk faktörlerini etkileyen yaşam stilleri ve gıdalar

HalilAtes 20. Haziran 2011 12:08

Göz içi basıncını yükselten aktiviteler

 

ü      Nefesli çalgıların çalınması:  Kısa sürede basıncı iki katına çıkarırlar

ü      Kahve: Bir fincan kahve içimiyle 90 dakikada göz içi basıncı 1-4 mmHg yükselir.

ü      Yoga: Bazı pozisyonlarda basınç yükselir, ancak normal pozisyon alındığında tekrar eski haline döner.

ü      Kravat: Sıkı bağlanmış kravat basıncı 2 mmHg yükseltebilir.

ü      Ağır yük kaldırma: Basınç ortalama %22 (4 mmHg kadar) artar.

 

Göz içi basıncını düşüren aktiviteler

ü      Egzersiz: Basınç ortalama 4-5 mmHg düşer

ü      Alkol alımı: Bu konuda çalışmalar çelişkili, şöyle diyebiliriz; alkol alımından hemen sonra düşer, sonra yükselir.

 

Sigara: Sigaranın göz içi basıncını değiştirdiğine yönelik bir kanıt bulunamamıştır. Ancak optik sinire gelen kan miktarını azaltarak, glokom hastasının progresyonunu hızlandırdığı düşünülmektedir. Bunun yanı sıra sigaranın, yaşa bağlı makula dejeneresansı ve katarakt üzerine olumsuz etkilerinin varlığı kanıtlanmıştır.

 

Menopoz: Menopoz ile glokom arasındaki ilişki tartışmalıdır. Östrojenin retina ganglion hücrelerinin apoptosise uğramasını engelleyici bir koruyuculuğu vardır. Bu da menopoz sonrası östrojen azlığı çeken kadınlarda glokom olasılığının artacağını düşündürmektedir, ancak istatistikî veriler bunu kanıtlamamıştır. Menopozlu kadınlara verilen postmenopozal hormonların göz içi basıncını düşürdüğü ve optik sinire gelen kan akımını artırdığı ise kanıtlanmıştır.

 

Antioksidan alımı: Antioksidan alımının glokomu önlemede ve progresyonunu yavaşlatmada etkin olduğuna dair az sayıda yayın vardır.

 

Yağ asitlerinin alımı: Yağ asitleri, göz içi basıncının düşmesinde etkin rol oynayan prostaglandin F2 alfa’nın prekürsörü olan araşidonik asit yapımında önemli görevleri olan endojen oftalmik enzimlerdendir. Ancak diyet ile yağ asitlerinin alımının glokom riskini azlttığına dair destekleyici kanıt içeren yayın azdır.

Vücut kitle indeksi: Vücut kitle indeksi, vücut ağırlığının vücut alanına bölünmesiyle elde edilir. Yüksekliğinde; diyabet, hipertansiyon, kalp hastalıkları, katarakt ve yaşa bağlı makula dejeneresansı arasında doğru ilişki bulunmuştur.

Vücut kitle indeksi ile göz içi basıncı arasında doğru orantı olduğunu gösteren çalışmalar çoğunluktadır.

Etiketler: ,

hastalar için | Risk faktörleri | glokomda yaşam stilleri

14: Pediatrik glokomda Latanoprost ve Timolol

HalilAtes 20. Haziran 2011 08:40

Pediatrik glokomlarda ilaç güvenliği, etkinlik kadar önemlidir. Etik nedenlerden konuyla ilgili az sayıda yayın yapılabilmektedir. "Comparison of Latanoprost and Timolol in Pediatric Glaucoma: A Phase 3, 12-Week, Randomized, Double-Masked Multicenter Study" başlıklı çalışma bu açıdan son derece önemli.

137 hasta üzerinde faz3 formatında dizayn edilen çalışmanın sonuçları etkinlik ve güvenlik açısından Latanoprost ve Timolol'ü benzer düzeyde göstermiş.

Ayrıntılara buradan ulaşabilirsiniz.

Etiketler:

hipotansif yağlar | ilaçlar | pediatrik glokom

12: Oküler hipertansiyon ne zaman tedavi edilir?

HalilAtes 18. Haziran 2011 11:59

TOD 24. Yaz Sempozyumu'nda yapacağım konuşmanın slaytlarını aşağıda bulabilirsiniz.

Oküler hipertansiyon.ppt (7,01 mb)

Etiketler:

konferaslar | oküler hipertansiyon

11: Posterior Lameller Keratoplasti ve Glokom

HalilAtes 17. Haziran 2011 22:45

 

 

Endothelial Keratoplasti (EK), günümüz kornea cerrahları tarafından artan oranda uygulanmaya başlanmıştır.

Endothelial keratoplastinin;

  1. Derin lameller endothelial keratoplasti (DLEK),
  2. Descemet stripping endothelial keratoplasti (DSEK),
  3. Descemet stripping automated endothelial keratoplasti (DSAEK) ve
  4. Descemet membran endothelial keratoplasti (DMEK) olarak adlandırılan farklı çeşitleri bulunmaktadır.

Tüm bunlarda glokom gelişme olasılığı mevcuttur. Yazımızda, bu cerrahileri geçirmiş hastalara glokom bağlamında nasıl yardım edebileceğimizi tartışacağız.

Tabii her yazımızda olduğu gibi, önce işin felsefesine değinmekte yarar var. Bu hastalarda postoperatif oküler hipertansiyon (OH) gelişmiştir, bunların bir kısmı glokom olacaktır. Klasik OH yaklaşımımızı burada da sürdürmek hatalı olacaktır. Kornea saydamlığının sürdürülebilmesi için basıncın mutlak düşürülmesi gerekir, yani hastanın OH veya glokom olmasının tedavimizi başlatmak açısından bir farkı bulunmamaktadır.

Postoperatif GİB yüksekliği çeşitli çalışmalarda %0-45 arasında bildirilmiştir. Kornea problemi olan hastalarda GİB ölçümünün zorlukları hepimizin malumudur, bu yüzden oranlara kuşkulu yaklaşmakta yarar vardır.

Basınç yükselten nedenler arasında şunlar ön sıralarda bulunmaktadır;

  1. Ön kamarada bırakılan havanın yaptığı pupil bloğu
  2. Topikal steroid kullanımı
  3. Açı distorsiyonu (her ne kadar penetran keratoplastiye nazaran daha az olmasına rağmen)
  4. Üveit
  5. Greft reddi

Pupil bloğunu engellemek için lazer iridotomi yapılması yerinde olacaktır, ancak üst yarıdan yapılan ve büyük iridotomilerde hava bu alandan arka kamaraya geçerek basınç yüksekliğinin daha da artmasına neden olabilir, bu yüzden alt yarıdan ve küçük boyutta yapılmasında yarar vardır.

 

Tanı

Postoperatif hastaların santral kornea kalınlıklarında artış olacağı için Goldmann aplanasyon tonometresi ile basınçları yüksek ölçme ihtimalimiz vardır. İşlem bir kornea cerrahisi olduğu için, santral kornea kalınlığından başka, korneanın histerezisinin, viskozitesinin ve rijiditesinin de değişmiş olabileceğini hesaba katmak gerekir, doğru GİB değerlendirmesinin hangi tonometri ile yapılabileceğini belirten karşılaştırmalı çalışmalar henüz bu cerrahi için yapılmamıştır.

Tedavi

Erken dönemde en sık GİB yüksekliği yaratan neden, ön kamaradaki havadır. GİB yüksekliğini önlemek için pupil dilatasyonu, iridotomi profilaktik önlemler arasında sayılabilir.

Antiglokomatöz tüm tıbbi tedavilerden yararlanmak mümkündür. Olası steroid glokomunu önlemek için düşük doz ve GİB ile geçimli steroid türlerini kullanmak yerinde olacaktır.

Kontrol altına alınamayan GİB için glokom cerrahisi kaçınılmaz olabilir. Trabekülektom, geniş PAS yoksa yapılabilir. Silikon bazsız seton cerrahileri de implante kornea teması yaratmayacak pozisyonlarda yerleştirilebilinir.

 

Konuyu özetlemek gerekirse, yeni bir cerrahi tekniğin uzun dönem komplikasyonlarının ve bunların tanısı ve tedavisinin programlanması zaman alacaktır. Konunun ne kadar önem arz ettiği ve protokolleri geniş çalışmalar sonucunda ortaya çıkacaktır. Bu yazı konuyla ilgilenen meslektaşlarımızın dikkatini çekme vazifesi görmektedir.

 

Etiketler:

keratoplasti

10: Ex press implantasyonunun uzun dönem sonuçları

HalilAtes 16. Haziran 2011 09:21

Ex press mikroglokom implantı ile klasik trabekülektominin 5 yıllık takip sonuçları karşılaştırıldığında Express lehine başarılı sonuçlar yayımlandı. Aşağıda implantın özellikleri ve cerrahi kullanım şeklini en iyi anlatanlardan biri olan Toronta Üniversitesinden Dr. Ike Ahmed'in bir sunumunu ve çalışmamnın tam metnini bilgilerinize aktarıyorum.

 

express 3 yil.pdf (261,41 kb)

 

Etiketler:

cerrahi teknik | express | MİGS

9: Trabekülektomi sırasında intraoperatif 5FU veya bevacizumab uygulanan hastalarda başarı karşılaştırması

HalilAtes 16. Haziran 2011 08:53

 

Trabekülektomi sırasında antimetabolit gerektiren hastalara intraoperatif uygulanan 5 F-U ve bevacizumab'ın uzun dönem GİB kontrolü sağlama yönünden başarı oranları karşılaştırıldığında istatistiki bir fark bulunmamış, ancak bevacizumab ile daha çık hastanın basıncı hedef basıncın altında seyretmiş.

Çalışmaya ilgi gösteren arkadaşlar için, makaleyi aktarıyorum;

 

 

bevacizumab v 5f-u.pdf (168,66 kb)

Etiketler:

antimetabolit | trabekülektomi

8: Dijital Goldmann Aplanasyon Tonometresi

HalilAtes 13. Haziran 2011 22:52

Yıllardır kullandığımız, altın standart Goldmann aplanasyon tonometresinin dijital versiyonu kullanıma sunuldu.

Haag-Streit International firması tarafından üretilen aletin klasik versiyonu ile yapılan karşılaştırmalı çalışmasında güvenli ve tekrarlanabilir olduğu gösterilmiş, ilgili çalışma için tıklayınız.

Etiketler:

GİB ölçümü

7: Kanaloplasti

HalilAtes 13. Haziran 2011 17:25

Glokom cerrahisinde yenilikler deyince ilk akla gelen kanaloplasti, özellikle Amerika'da geniş bir kamuoyu bilgilendirmesi atağına tabi tutuluyor. Amerikan televizyonlarında ve basında çıkan haberler ile kanaloplasti hakkında halkın anlayabileceği düzeyde bilgileri http://www.canaloplasty.com adresinden bulabilirsiniz.

Ben de Türkiye'de de kanaloplastinin göstermiş olduğu serüveni http://www.kanaloplasti.com/ adresinde yazmaya başladım, siteyi takip etmenizi öneririm.

Glaucoma Today dergisinin kanaloplasty için hazırladığı özel eki de buradan indirebilirsiniz:

canaloplasty.pdf (189,67 kb)

Etiketler:

kanaloplasti | MİGS

Başlarken

Glokom-Net sitesinde glokoma ilgi duyan asistan ve uzman arkadaşlar için birçok konuda bilgi mevcuttu, ancak güncel bilgilerin, daha kolay takip edilebilen, daha sıcak ve daha yakın  bir formda olmasını, blog formatının avantajlarını kullanarak sürdürmek istedim, hepinize yararlı olması dileklerimle.

Prof. Dr. Halil Ateş

 

facebook

www.facebook.com/glokom.net adresinden siteyi takip edebilirsiniz.

İçindekiler

Yazı başlıklarına ulaşmak için lütfen tıklayınız.

Son yorumlar

Comment RSS

Bulut

Aylara Göre