Sir William Osler

HalilAtes 31. Ekim 2011 13:04

The good physician treats the disease; the great physician treats the patients who has the disease. Sir William Osler

 

Etiketler:

eğitim

Latanoprost Punctal Plug Delivery System

HalilAtes 19. Ekim 2011 10:22

Kronik hastalarda hasta uyumunun önemini daha önceki yazılarda belirtmiştik. Tek doz ilaç kullanımı, fix kombinasyonlar, slt ve güvenli glokom cerrahileri buna yönelik alternatifler olarak geliştirilmeye çalışılıyordu. Bugün bahsedeceğim konu ise punktuma yerleştirilen ilaçların başarısı üzerine. QLT firmasının yaptığı faz çalışmalarının ön sonuçları açıklandı ve Latanoprost Punctal Plug Delivery System'in göz içi basınç düşürümünde tatminkar sonuçlar verdiği gösterildi. Çalışma özeti ve tatbikat şeklini aşağıda bilgilerinize sunuyorum;

A phase II trial was conducted on 95 patients and involved the upper and lower puncta for delivery of a daily drug load. The aim was to compare clinical outcomes between latanoprost and daily Xalatan eye drops.

 

The primary endpoint was the mean change in IOP from baseline at 2 weeks. The secondary endpoints were the mean change in IOP from baseline at 4 weeks and the mean percentage change in IOP from baseline at 2 and 4 weeks.

After 2 weeks of treatment the mean change in IOP was statistically significant at a baseline of -6.2 mmHg. Of the patients studied, 73% presented with an IOP reduction compared to baseline of 5 mmHg or more and 51% demonstrated a reduction of 6 mmHg or more. At 2 weeks the mean change in IOP baseline was statistically significant at -24.3%.

 

IOP also changed significantly after 4 weeks of L-PPDS. The mean change from baseline was -5.7 mmHg. Out of the patients, 60% showed a reduction of IOP vs baseline of 5 mmHg or higher.

 

 

 

 

Etiketler:

hasta uyumu | hipotansif yağlar | yeni alet tanıtımı

Yeni eğitim modelimiz

HalilAtes 17. Ekim 2011 22:20

Sağlık bakanlığı ve YÖK tarafından getirilen hasta muayenesi ile ilgili kısıtlamalardan sonra glokom eğitiminde herhangi bir aksamayı engellemek maksadıyla farklı açılımlar gündeme geldi. Bunlardan biri de asistanlarımla yaptığımız tatbiki rol model muayene dersleri. Ancak bu derslere başlamadan önce Brechtyen tiyatroda, epik tiyatronun kuramına ilişkin incelemeler yapmamız gerekti ve dramaturji konusunda yetkin hocalardan ders aldık. Sonuçta birimiz hasta birimiz de doktor olup (genelde çocuklar beni doktor yapıyorlar) glokom hakkında teorik bilgilerimizi pratiğe yöneltiyoruz. Aşağıda bu konuda yaptığımız bir çalışmayı bilgilerinize sunduk.

Etiketler:

blog | konferaslar

Glokom sinsi bir hastalıktır !

HalilAtes 17. Ekim 2011 21:53

Glokom sinsi bir hastalıktır ve genelde hastanın şikayeti yoktur. Rastlantı sonucu meraklı, ilgili ve bilgili bir doktora hastanın  yolu düşerse tanı konulabilir. Sanırım buraya kadar tüm asistan arkadaşlar gelişmelerden haberdardır ve nehirde balık avlar gibi glokomlu hastaları yakalama konusunda deneyimlerini geliştirmişlerdir. Bugün üzerinde durmak istediğim konu ise, bu konuyla bağlantılı olmakla birlikte, doktorun güvenilirliğini, karizmasını güclendirici öğelerin de gerekliliğini hatırlatmak yönünde olacak.

Sinsi hastalığı olan hasta size geldiyse aslında bir şikayeti olmalı, siz muayeneniz esnasında glokom tanısını hastanın o günki şikayetiyle hiç ilgisi olmayan bir nedenle koydunuz, büyük bir balık tuttunuz ama hastanın balığı o balık değil. Size güvenmesi için, glokomu algılayabilmesi için ve verdiğiniz glokom tedavisini uygulayabilmesi için (burası çok önemli çünkü glokom tedavisi alan hasta iyileştiğini ya da işlerin iyiye gittiğini hiçbirzaman anlayamayacaktır, tamamen size duyduğu güven neticesinde tedavisini sürdürür) o basit şikayetini önce geçiştirmeniz, düzeltmeniz gerekir. Bu hasta için en önemli testtir size yapacağı. Örneğin gözlük mü istiyor, gözünde tanma batma mı var, bunların glokom karşısında  ne kadar önemsiz olaylar olduğunu bile bile, bunlara önem verin, glokom inancı işte o zaman başlayacak. Şimdi size ispanyada karşılaştığım bir glokom hastamının görme keskinliği muayenesinin videosunu sunuyorum.

Etiketler:

blog | hasta uyumu

Glokomcu olmaya ne zaman karar verdim?

HalilAtes 17. Ekim 2011 21:06

İlk asistanlık nöbetimde! Asistanlığa başlayışımın üçüncü ayında (yıl 1987) hocalarım artık herşeyi öğrendin nöbet tutabilirsin dediler. Nöbet sakin başladı, birkaç batma-sulanma vak'ası geldi, ilaçlarını verip gönderdim, saat 24 de yattım gece 2 de bir hasta geldi, korkunç ağrısı vardı ve durmadan kusuyordu,  sanırım alkolü de fazla kaçırmış ve bastırsın diye sarmısağı bol işkembe çorbası içimiş. Muayene sırasında iki kez daha üzerime kustu, korneası ödemli, basıncı 50-60 arası birşeydi. Tanıyı hemen koydum, bu akut açı kapanması glokomuydu, çok sevindim. Ama tanı koymakla bitmiyor iş, adam benim tıfıl halimi görünce sanırım morali iyice bozuldu, tedaviye (mannitol, diazomid) direnç gösterdi. Serviste avazı çıktığı kadar bağırıyor, ağrısının dayanılmaz olduğunu uyumakta olan tüm hastalara hissettirmeye çalışıyordu. Neyse bunda başarılı oldu ve tüm hastalar başımıza toplandı. Hastaların ortak kanısı kendilerine o gece birşey olmaması cenabı allahın bir lütfu olmasıydı, yoksa benim gibi bir tıfıl doktorun eline düşeceklerdi. Çaresiz kalmıştım, saat 5 civarında o zamanki baş asistanımız Dr İsmail Karahan'ı korkarak telefonla uyandırdım ve durumu anlattım. Herşeyi yapmışsın, hastayı uyut, bağırmasın dedi. İşe yaradı, veya adam bağıra bağıra yorulup uyudu artık hangi şık olduysa. Glokom ile tanışmam bir gece yarısı böyle başladı ve konuya ilgi duydum, sonrasını biliyorsunuz. Aşağıdaki video o günleri anımsattı bana..

Etiketler:

hasta uyumu

Black is the color

HalilAtes 10. Ekim 2011 21:53

Bu şarkının glokom ile hiçbir ilgisi olmadığını peşinen söyleyeyim; Bir Alfred Deller hayranı olarak bu şarkının sitemde olmasını istemem dışında başkaca bir amacım yoktur.

Etiketler:

müzik

Adım adım kanaloplasti

HalilAtes 10. Ekim 2011 08:59
  • Açının tüm kadranlarda açık olduğunu anlamak için cerrahiyi yapan kişinin açı değerlendirmesi yapması gerekir.
  • Tüm anestezi teknikleri kullanılabilinir. Benim tercihim işlemin biraz ağrılı olması nedeniyle subkonjonktival anestezi doğrultusunda.

  • Konjonktivanın herhangi bir yerinde problem yoksa, açım saat 12 kadranından yapılmalıdır.
  • Kollektör kanalların hasarlanmaması için aşırı koterizasyondan kaçınılması yerinde olur.
  • Skleral flebin kenar insizyonlarının derin olması, hem skleral diseksiyonun kolaylıkla yapılmasını sağlar, hem de cerrahi bitiminde yara dudaklarının örtüşmesini sağlayarak filtrasyonu engeller.

  • Skleral fleb kesilerinden 1 mm içeriden derin skleral flebin kesileri yapılır. Kesinin fornix tarafındaki ucunda koroide kadar inilmelidir, bilinçli olarak koroid  bu bölge açığa çıkarılmalıdır. Bunun amacı %90 kalınlığa ulaşmak için derin skleral kalınlığın doğru analiz edilmesini sağlamaktır.
  • Derin skleral flebin diseksiyonu sırasında skleral spura gelince skleral liflerin diziliminde değişim algılanır, bu aşamadan sonra diseksiyonu künt ucu pamuklu çubuklar ile yapmakta yarar vardır.
  • Sclemm Kanalı açığa çıkarıldıktan ve üzt duvarı çıkarıldıktan sonra, derin skleral flebin kenarlarındaki kanal girişlerine mikrokanül ile viskodilatasyon yapılır. Viskodilatasyonun amacı viskokanalostomide olduğu gibi Schlemm Kanalının dilatasyonu değil, sadece kanal ağızlarının açılmasıdır. Bu yüzden kataterin Schlemm Kanalı içinde ilerletilmesine gerek yoktur.
  • 

 

  • Kanaloplasti kataterini kanala sokmadan önce parasentez ile göz içi basıncı düşürülmelidir, bu sayede beklenmedik descemet perforasyonundan korunulmuş olunur.
  • Kanaloplasti sırasında kataterin  önününden giden viskoelstik maddenin fazla verilmesi descemet dekolmanına yol açabilir, bu yüzden asistan ile koordineli çalışmak gereklidir.
  • Prolen de schlemm kanalından geçirildikten sonra parasentez alanından tekrar ön kamaraya girilerek basınç sıfıra düşürülmelidir.

 

  • Klavuz kanül karşı yarıdan çıktıktan sonra 10/0 prolen düğüm ucu kabarıklık yapmayacak şekilde bağlanmalıdır. Kabarık düğüm sclemm kanalının içinden geçerken duvarı yırtabilir.
  • İşlem bittikten sonra sızdırma olmayacak şekilde skleral fleb sıkıca sütüre edilmelidir.
  • 

  

  

Etiketler:

kanaloplasti

TOD 45. Ulusal Kongresi glokom etkinliklerinin değerlendirmesi

HalilAtes 9. Ekim 2011 19:01

Yazının hemen başında belirtmem gerekir, glokom etkinliklerini düzenleyen glokom biriminin içinde ben de vardım ve programın hazırlanmasında resmi onayım oldu.

Bu değerlendirmeyi diğer birimlerin yaptığı eğitim programları ve glokom birimi etkinliklerine olan ilgi ve katkıyı göz önünde bulundurarak yapıyorum; Önce ulusal kongrede verilen eğitimin hangi hedef kitleye hitap etmesi gerektiği ve işin felsefesi üzerinde durmakta yara var. Bunu anlamak için ulusal kongrelere katılan meslektaşlarımızın hangi kesimden olduklarını anlamak gerekir. Gözlemlerim her yıl olduğu gibi bu yıl da büyük çoğunluğun uzmanlardan oluştuğu yönünde. Uzmanların isimlerinden de anlaşılacağı gibi belirli bir alt yapılarının bulunduğu farz edilmelidir. Yani temel sorunlar üzerine yapılacak eğitimin bu gruba katkısının sınırlı olması gerekir. Sonuç olarak uzmanlar için temel felsefemiz, bildikleri konulardaki son gelişmeleri sunmak veya daha önce bilgileri olmadığına inandığımız yeni gelişmeler hakkında eğitim vermek olmalıdır. Alt grubu oluşturan asistan arkadaşlar için ise didaktik kurslar yoluyla temel kavramların oturtulmasında yardımcı olmak hedefimiz olmalıdır.

Programı incelediğimizde KRC birimi haricinde paneller yoluyla son gelişmeleri sunan bir birimin olmadığını üzülerek görüyoruz (KRC de bunu sadece bir panelinde gerçekleştirebilmiş). Diğer paneller didaktik temel konular üzerinde yoğunlaşmış. Etkileşimli toplantılarında da retina, vrc, nörooftalmoloji, üvea ve krc birimleri haricinde aynı yöntemin izlendiği görülüyor.

Glokom biriminin etkinliklerine gelince; program temel oftalmoloji ağırlıklı ve hiçbir yeni kavrama yer ayrılmamış. Katılımcıların sayısı ve daha da önemlisi katılımda bulunanların heyecandan yoksunluğu bunun kanıtı gibi.

Sonuç olarak dört günlük eğitim programında meraklı bir meslektaşın kitap ve dergilerden öğrenebileceğinden fazla bilginin doyurucu olarak verildiğini söylemek mümkün değil. Bu yüzden de insanlar sahneden konuşulanları televizyon seyreder gibi seyredip gittiler.

Bu yazdıklarımın eleştiri olarak algılanmamasını temenni ederim, çünkü yaşım eleştiride bulunacak kadar genç değil artık ve ben de mutfaktaki kişilerden biriydim, bu sadece bir öz eleştiri olarak kabul edilebilinir ve gelecekte yapılacak programları hazırlarken bunları okuyup unutmamamızı sağlamak açısından yararı olabilir diye yazdım.

Etiketler:

kongre haberleri

Başlarken

Glokom-Net sitesinde glokoma ilgi duyan asistan ve uzman arkadaşlar için birçok konuda bilgi mevcuttu, ancak güncel bilgilerin, daha kolay takip edilebilen, daha sıcak ve daha yakın  bir formda olmasını, blog formatının avantajlarını kullanarak sürdürmek istedim, hepinize yararlı olması dileklerimle.

Prof. Dr. Halil Ateş

 

facebook

www.facebook.com/glokom.net adresinden siteyi takip edebilirsiniz.

İçindekiler

Yazı başlıklarına ulaşmak için lütfen tıklayınız.

Son yorumlar

Comment RSS

Bulut

Aylara Göre