FDA'dan Zioptan onayı çıktı

HalilAtes 26. Şubat 2012 22:01

Dünyanın ilk preservative-free prostaglandin analogu olan tafluprost, FDA onayını 13 şubat 2012'de aldı. Akşamları tek doz kullanımı olan tafluoprost'un, Saflutan, Tapros veya Taflotan adlarıyla çeşitli ülkelerde halen kullanımı mevcuttu. Ülkemizde MSD lisansıyla çıkmasını umduğumuz Saflutan'ın koruyuculara karşı alerji gelişen hastalarda yararlı olacağını bekliyoruz.

Etiketler:

hipotansif yağlar | ilaçlar | Oftalmoloji haberleri

Keratoplasti sonrası basıncı nasıl ölçelim?

HalilAtes 18. Şubat 2012 14:24

Glokom-net'te keratoplasti glokomunun önemi vurgulamış, tedavi prosedürleri hakkında bilgi vermiştik. Peki basıncı nasıl ölçeceğiz konusu da bütün bu sofistike yaklaşımlar kadar önemli bir konudur. Genel oftalmologun en büyük ihtiyaç duyduğu konunun bu olduğunu düşünüyorum.

AJO V:153 (3) de yayınlanacak makalenin konusu farklı ölçüm aletleriyle güvenli GİB değerini bulmaya yönelik karşılaştırmalı bir çalışma. Goldmann Applanasyon tonometrisi, tonopen, pascal ve ORA kullanılarak yapılan çalışmada; GİB ölçüm değerleri arasında Applanasyon ve tonopen arasında anlamlı bir fark bulunmamış, pascal ve ORA değerleri applanasyona göre anlamlı derecede yüksek bulunmuş, santral kornea kalınlığı ile ölçüm teknikleri arasında bir korelasyon kurulamamış,sadece pascal ile yapılan ölçümlerde korneal astigmatizmayla GİB değerleri arasında bir korelasyon saptanmamış.

Sonuç olarak, genel yaklaşımda eğer applanasyon ile ölçüm yapmakta zorlanılıyorsa tonopen ve pascal değerlendirmek daha iyi bir yöntem olarak sunulabilinir. Yüksek astigmatizmalarda ise pascal'ın en güvenli metot olduğunu söyleyebiliriz.

Kişisel görüşüm ise şöyle; pascal ölçümleri oldukça deneyim gerektiriyor ve genelde bir miktar yüksek değerler ile karşılaşılabiliniyor, tecrğbesiz arkadaşlar için ideal ölçüm tekniğinin keratoplastide tonopen olduğunu söyleyebilirim.

Etiketler:

GİB ölçümü | glokomda kornea | keratoplasti

Trabekülektomi sonrası katarakt ameliyatı filtrasyon başarısını azaltıyor

HalilAtes 15. Şubat 2012 21:09

ARCH OPHTHALMOL VOL 130/2, 2012 dergisinde "Cataract Surgery After Trabeculectomy" başlıklı bir makale yayınlandı; trabekülektomiden sonra yapılan  katarakt ameliyatının trabekülektomi başarısını düşürdüğü, iki cerrahi arasındaki zaman ne kadar kısa tutulursa bu başarısızlığın o kadar artacağı belirtilmiş.

 Benzer çalışmalar da bu sonucu geçmişte destekliyordu, iyi doktor hikaye yazan değil roman yazardır derdi büyüklerimiz, doğru.Olayın baş kahramanı kadar diğer oyuncuların da zamanla önem kazanabileceğini düşünmek lazım.

 

 

 Eğer bir katarakt varsa, kapalı açılı glokomlularda önce katarakt ameliyatı yapmanın, açık açılılarda da kombine cerrahinin filtran cerrahiye tercih edilmesinin doğru olabileceği savı bu çalışmayla desteklenmektedir.

Bu konuyla ilgili ve genel olarak "glokom hastasının katarakt ameliyatı" başlıklı konuyu Dr Orhan İlim ile birlikte hazırlıyoruz, pek yakında bilgilerinize sunacağız.

Etiketler:

glokom hastasının kataraktı | trabekülektomi

Sanatın bir konusu olarak “körlük”

HalilAtes 15. Şubat 2012 20:51

Bizim üniversitenin müferedat ders progranı haricinde akademisyenleri ve tıp talebelerini konu seçiminde  serbest bıraktığı öçm adı verilen bir çalışma modülü var. Genelde tıp öğrencisinin hayat felsefesini güçlendiren konular seçiliyor ve onların takım ruhuyla araştırma yapmalarına olanak tanınıyor bu modüller sayesinde. Ben de Sanatın bir konusu olarak “körlük” başlıklı bir konuyla sanata ve/veya göz hastalıklarına ilgi duyan gençlerin işin felsefi boyutlarını incelemekten zevk alacaklarını düşünerek modülü açtım.

Program bugün başladı, katılımcıların bu modülü seçme nedenlerinin devam zorunluluğu olmaması olduğunu öğrendim.

Enis Batur'un "doktor olmak için sadece tıp fakültesini bitirmenin yeterli olmasına inanamıyorum" sözünün dayanılmaz ağırlığını hissettim.

Etiketler:

eğitim

Wipeout fenomeni

HalilAtes 13. Şubat 2012 19:33

End-stage glokomu olan, ancak tıbbi tedavi ile hedef basınç sağlanamamış hastalarda cerrahi bir işlem yapmadan önce doktorun ilk aklına gelen wipeout fenomenidir. Yani görmenin görmenin ani kaybı. Bu yüzden genelde cerrahiden kaçınılır ve hasta zamanla, görmesini doğal olarak kaybeder, doktor da bu durumdan sorumlu olmadığını düşünür.

Elie Dahan'ın  Ocular Surgery news'de yazdığı haberde Wipeout ile karşılaşma olasılığının çeşitli çalışmalarda %0 ile %7 arasında değiştiği bildirilmekte.

Dahan, hikayenin "mit" tarafı olduğunu da savunuyor. Trabekülektomide karşılaştığımız hipotoni, hifema, sığ ön kamara veya viskoelastik madde bırakımına bağlı yüksek GİB değerinin yarattığı görme kayıplarının bu mitin yaygınlaşmasından sorumlu olduğu vurgulanıyor.

Ancak kanaloplasti, viskokanalostomi, ve derin sklerektomi gibi non penetran glokom cerrahilerinde bahsi geçen kötü senaryolar ile karşılaşma olasılığımızın düşük olduğu vurgulanmış. Ancak bu cerrahilerin öğrenme eğrisi zaman alıcı, end-stage bir glokomu opere edebilmek için 200 hasta deneyimi olan bir cerraha ihtiyaç olduğu belirtilmiş.

Express de olası komplikasyonların trabekülektomiye oranla az görüldüğü diğer bir güvenli glokom cerrahisi olarak sunulmakta ve öğrenme eğrisinin nispeten daha iyi olduğu (end-stage vaka yapabilmek için 50 hasta önceden yapılmalı) belirtiliyor.

Sonuç olarak bu hastaların çözümsüz olduğuna inanmak ve inandırmak da cerrahi sonrası yaşanabilecek olumsuzlukların sorumluluğu kadar sorumluluk yükleyen bir hadisedir, dikkatli olalım.

Etiketler:

cerrahi komplikasyonlar | cerrahi teknik

Kapalı açılı glokomda periferik iridotomi ve trabekülektomi zamanlaması

HalilAtes 8. Şubat 2012 00:15

Kronik Kapalı Açılı Glokomun tedavi protokolünün başında lazer periferik iridotominin yapılmasını önerdiğimiz bilinmektedir. Ancak her hastada ek tedavisiz periferik iridotominin yeterli GİB düşürücü etkisinin olamadığını yaşayarak görmekteyiz. Rosman ve arkadaşlarının Ophthalmology. 2002;109:2227-31 de yayınladıkları "Chronic angle-closure with glaucomatous damage: long-term clinical course in a North American population in comparison with an Asian population" başlıklı çalışmada lazer iridotomi sonrası hastaların %41'inde ilaç tedavisinin, %53-59'unda da iridoplasti veya trabekülektominin gerekli olduğu gösterilmiş. Ancak lazer iridotominin, akut glokom krizinden önleyici etkisini de göz ardı etmemek lazım.

Diğer bir konu da hangi hastalara doğrudan trabekülektomi yapalım?; Salmon JF ve arkadaşlarının J Glaucoma. 1993;2:291-96 da yayımlanan "Long-term intraocular pressure control after Nd YAG laser iridotomy in chronic angle-closure glaucoma" başlıklı çalışmasında GİB> 35 mm Hg ise,  PAS > 2 kadrandan fazla alanda varsa ve c/d oranı 0.6'dan fazla ise doğrudan trabekülektomi yapılması önerilmekte.

Etiketler:

akış şemaları | kapalı açılı glokom | trabekülektomi

Kanaloplastide konjonktiva altına filtrasyon oluyor mu?

HalilAtes 8. Şubat 2012 00:05

Leonardo Mastropasqua ve arkadaşlarının BJO baskıdaki yayınlar bölümünde sunulan “In vivo analysis of conjunctiva in canaloplasty for glaucoma” başlıklı çalışmasında kanaloplastinin basınç düşürücü mekanizmasının ip uçlarını bulabilme şansına sahip olduk. Bu yüzden önemli bir çalışma.

Ön segment OCT’si ile yapılan incelemede kanaloplasti sonrası 12. haftada GİB’ı düşük olan grup ile, GİB’ı yüksek seyreden iki grubun konjonktiva altı yoğunluğu ve bleb alanı incelenmiş; GİB’ı düşük seyreden grubun konjonktiva altı sıvı yoğunluğu ve bleb alanı diğer gruba göre anlamlı yüksek bulunmuş. Ancak hiçbir hastada klinik olarak bleb gözlenmemiş. Kanaloplasti mekanizmasında filtrasyonun olmadığı savunulmaktaydı, ancak bu çalışma kanaloplastiden sonra GİB’ında düşüşünde filtrasyonun önemli bir rol oynadığı düşündürmektedir.

Etiketler:

kanaloplasti

Miyop hastalarda progresif olmayan optik sinir ve görme alanı bozukluklarında kuşkucu olmak lazım

HalilAtes 6. Şubat 2012 21:51

Aşağıda bilgilerinize sunduğum miyopik hastalarda progresif görme alanı defektlerinin yarattığı ayırıcı tanı sorunlarının farklı bir boyutu; Amish Doshi ve arkadaşlarının Ophthalmology 2007;114:472–479 dergisinde yayınlanan "Nonprogressive Glaucomatous Cupping and Visual Field Abnormalities in Young Chinese Males" başlıklı çalışmada incelenmiş.

 Bu kez hatalı glokom tanı ve tedavisi alan hastalarda optik sinir ve görme alanında progresyon gözlenmemesi (7 yıl) şüphe uyandırmış, tanıların hatalı olabileceği sorgulanmış. 

 

 

 



 

Bu iki çalışmadan anlaşılacağı gibi, miyoplar ve optik sinir şekil bozukluğu olan hastalarda tanı koyarken kuşkucu davranmak, hastayı izlemek ve radikal kararlar almaktan sakınmak en doğru çözüm olacaktır.

Etiketler:

görme alanı | optik sinir

Dejeneratif miyopik hastada görme alanı progresyonu glokom lehine mi?

HalilAtes 5. Şubat 2012 21:48

Kyoko Ohno-Matsui ve arkadaşlarının AJO, 152:2,  2011256-265'da yayımlanan  "Long-term Development of Significant Visual Field Defects in Highly Myopic Eyes" başlıklı çalışmasında oval optik disklerde yuvarlak olanlara göre daha fazla olmakla birlikte her iki grupta da görme alanı defekti büyük oranda saptanmış. Bu hastaların ardığık görme alanlarında da progresyon gözlenmiş. Bu hastaların hiçbirinin glokom olmadığını hatırlatalım.

Glokomlu ve dejeneratif miyomisi olan hastalarda görme alanınyla takip yapmanın sakıncaları çalışmadan çıkarılabilecek önemli bir bulgu olmalı.

 

Etiketler:

görme alanı | optik sinir

Hastalarımızı ne sıklıkta kontrol edelim?

HalilAtes 5. Şubat 2012 21:15

Bu konuda yazılmış çok yazı var, uzun uzun yazmıyacağım, glokom muayenesi yaptığınız hastaya randevu verirken önerdiğim aralıklar şöyle;

  • Muayene sonucunda glokom olmadığını ispat ettiniz, ancak risk faktörleri var: 60 yaşından küçükse iki, büyükse yılda bir kontrol.
  • Stabil glokomluysa: GİB normal, C/D oranı 0.4 altında, MD<-6dB ise yılda bir.
  • Düşük risk grubu: Hasta stabil gidiyor ancak, hayatının bir döneminde kör olma riski taşıdığına inanıyorsanız 6 ayda bir.
  • Stabil gitmeyen glokom: GİB hedef basıncın üzerinde ve/veya görme alanı ve od progresyonu gözlendiyse 6 hafta
  • Yüksek risk: Ciddi körlük riski varsa aylık muayene gerekir.Tahmin edersiniz bu kuralları uygulamak, özellikle ileri evre vakalarında çok zor, ancak hastnaın durumunu ve risklerini bilmesi en doğal hakkı, bu hakkı elinden almamalıyız. Kendisine durumunu net olarak anlatmalı ve kontrole çağırmalıyız, sorumluluk bizde değil onda olmalı.

 

Etiketler:

akış şemaları

Başlarken

Glokom-Net sitesinde glokoma ilgi duyan asistan ve uzman arkadaşlar için birçok konuda bilgi mevcuttu, ancak güncel bilgilerin, daha kolay takip edilebilen, daha sıcak ve daha yakın  bir formda olmasını, blog formatının avantajlarını kullanarak sürdürmek istedim, hepinize yararlı olması dileklerimle.

Prof. Dr. Halil Ateş

 

facebook

www.facebook.com/glokom.net adresinden siteyi takip edebilirsiniz.

İçindekiler

Yazı başlıklarına ulaşmak için lütfen tıklayınız.

Son yorumlar

Comment RSS

Bulut

Aylara Göre