Sülük yönetmeliği

HalilAtes 19. Şubat 2014 23:16

Sağlık Bakanlığı’nın hazırladığı “sülük yönetmeliğini okuyunca (Geleneksel, tamamlayıcı ve alternatif tıp uygulamaları yönetmeliği) ön yargıyla önce öfkelendim, sonra bilimsel bakış açısının soğukkanlılığı gerektirdiğini düşünüp pubmed’e başvurdum. Sülük üzerine yapılmış bir glokom çalışması var, bu da aslında istatistiki bir veri sunumundan çok geleneksel görüşleri okurlara aktaran bir yayın. Geleneksel  görüşlerin bilime yabancı olduğu malumunuz tabii, bu folklorun konusuna giriyor daha çok.

Sülük yerine aklıma o an gelen çarpıcı kelimelerin glokom ile kombinasyonuna bakmak istedim daha sonra. Örneğin karnabahar üzerine beş yayın çıktı!  Patlıcan zerine bir yayın, Mozart üzerine 3 yayın.

 

Andrew Crumey, Mobius Dick adlı eserinde; “bir şeyi ölçmek onu değiştirmez, çünkü değiştirecek bir şey yoktur ortada.” der. Bu söz sanırım tam olarak ne düşündüğümü anlatıyor, tıbbın felsefesiyle çelişen çalışmalar, tedavi yöntemleri ile bir konuyu anlatmaya çalışmak sığ bir çabadan öteye gitmez. Var olmayan, soyutun yönetmeliğini yapmak “rüyamda rüya görüyordum” cümlesi kadar gizemli geliyor bana. Bu tür yazılı metinler gelecekte koleksiyonerlerin ısrarla arayacağı ve “tarihimizde garip olaylar” arşivine katmak isteyecekleri belgelerden olacaktır.

Etiketler:

blog

Akut açı kapanması glokomu sadece basınç yüksekliği değildir.

HalilAtes 19. Şubat 2014 09:53

Invest Ophthalmol Vis Sci. 2014 Jan 28. pii: iovs.13-13591v1. doi: 10.1167/iovs.13-13591 künyeli, “Inflammation-related cytokines of aqueous humor in acute primary angle-closure eyes” başlıklı çalışma akut açı kapanması glokomunun tedavi protokolü hakkında önemli öngörüler geliştirmemize yardımcı oluyor.

Çalışmada 23 akut atak geçiren, 11 daha önce atak geçirmiş ve kontrol maksadıyla 15 düz katarakt hastasının ön kamarasında 15 sitokin düzeyi incelenmiş.

Akut atak sırasında alınan örnekteki interleukin (IL)-6, IL-8, granulocyte colony-stimulating factor (G-CSF), monocyte chemotactic protein (MCP)-1, MCP-3 and vascular endothelial growth factor (VEGF) düzeyleri diğer iki gruba göre istatistiki anlamlı yüksek çıkmış.

Daha önce akut atak geçiren grupla kontrol grubu kataraktlı hastalar arasında sitokin düzeyleri açısından anlamlı bir fark bulunmamış. GİB düzeyi ile IL-8 (p = 0.001), G-CSF (p = 0.002), MCP-3 (p < 0.001), and VEGF (p < 0.001) düzeyleri arasında pozitif korelasyon saptanmış.

Sonuçlar akut atak geçiren hastalarda yangısal reaksiyonun varlığını ortaya koymaktadır.

Çalışma sonucuna göre öngörümüz ne olmalı?

 

  1. Akut atakta yangısal reaksiyonları baskılamak amacıyla antiglokomatöz tedaviye ilave olarak anti-enflematuar tedaviyi de eklemeliyiz.
  2. Akut atak sırasında yapılacak filtran cerrahinin başarısı halen yangısal reaksiyon devam ettiği için düşük olacaktır. Bekleme olanağı varsa hastalığın baskılanması için beklenmek başarıyı artıracaktır, beklemek glokom açısından risk oluşturacaksa gelecekte ikincil cerrahilerin yapılacağı yeterli çalışma alanı bırakılmasına özen gösterilmelidir.

Etiketler:

kapalı açılı glokom | trabekülektomi

Kombine katarakt cerrahisinde yeni yaklaşımlar

HalilAtes 17. Şubat 2014 10:57

Budenz D.L.’ın yazdığı “New options for combined cataract and glaucoma surgery.” (Curr Opin Ophthalmol. 2014 Mar;25(2):141-7) başlıklı makale, kombine cerrahilerdeki son gelişmeleri aydınlatıcı, üzerinde durulması gereken bir çalışma.  Bu postta makalenin vurguladığı önemli konuları bilgilerinize sunacağım;

  • Glokom hastasında yapılan düz katarakt cerrahisi GİB’nı 2-3 mmHg azaltmaktadır.

Fako+ECP

  • Gayton JL’nın yaptığı Fako+ECP ve Fako+TE karşılaştırmalı çalışmasında  iki yıl sonunda, ilaçsız <19mmHg değerleri TE grubunda %42, ECP grubunda %30
  • Fako+ECP kombine çalışmalarının GİB düşürme etkinliği genellikle %17.6 ile 56 arasında verilmiş.
  • Fako+ECP kombine işleminin komplikasyonlarına bakıldığında ise; 368 gözlük bir seride, cerrahi sonrası GİB yükselmesi %14.4, fibrinoid reaksiyon %7.06, KMÖ %4.34, geçici hipotoni %2.7 bulunmuş. Komplikasyon oranlarının düşüklüğü ECP’yi güvenli glokom cerrahileri sınıfına sokmuştur.

Fako+İ-stent

  • Çeşitli çalışmalarda i-stent kombine cerrahisi GİB’nı %8 ile 20 oranında düşürmüş, bunun yanında kullanılan ilaç sayısında %31 ile 100 arasında azalma olmuş.
  • İ-stent cerrahisine bağlı implant pozisyon değişimi harici komplikasyon ile karşılaşılmamış.
  • İ-stent cerrahisine genel olarak bakacak olursak, tatminkar bir basınç düşüşü sağlamadığını buna karşın katarakt ameliyatı yapılacak glokom hastasında kullanılan ilaç sayısını düşürmek ve gelecekteki olası glokom cerrahisini ötelemek amaçlarıyla yararlanabileceği görülmektedir. En büyük dezavantajı maliyetidir.

Fako+Trabectome

  • Çeşitli çalışmalar trabectome cerrahisinin basıncı 4-7 mmHg düşürdüğünü göstermiştir.
  • Kombine cerrahide ortalama basınç düşüşü % 22 ile 31 arasında gerçekleşmektedir. Kullanılan ilaç sayısında ise %32 ile 43 oranında azalma çeşitli çalışmalarda gösterilmektedir
  • Cerrahi yöntemin tek komplikasyonu az sayıda hastada karşılaşılan cerrahi sonrası GİB yükselmeleridir.
  • Burada hem i-stent hem de trabectome için bir uyarıda bulunmakta yarar var; her iki cerrahiden çok daha efektif bir yöntem olan kanaloplasti, bu iki cerrahiden sonra schlemm kanalı bütünlüğü bozulduğu için yapılamamaktadır. Kanaloplasti yapan bir merkezde çalışılıyorsa bu cerrahilerin kar- zarar hesabını iyi yapmanızı öneririm.

Fafo+Kanaloplasti

  • Çeşitli çalışmalarda GİB değerinde %30 ile 55 oranında düşüş gösterilmiştir. Kullanılan ilaç sayısında %65 ile 87 oranında azalma kaydedilmiştir.
  • Kanaloplasti komplikasyonları arasında geçici hifema ve descemet dekolmanı en sık görülenlerdendir.

 

 

Budenz derlemesini burada bitirmiş, geçmiş postlardan kombine cerrahide kullanılabilecek farklı glokom cerrahilerinin olduğunu MİGS başlığı altında yayımlamıştık, okuyabilirsiniz. Burada değinmek istediğim, glokom hastasına katarakt ameliyatı yaparken bahsi geçen ek cerrahilerden yararlanabiliriz, bu cerrahiler trabekülektomi ve seton cerrahilerine oranla çok daha güvenlidir ve filtran cerrahilerin ileride yapılma olasılığı azaltmakta veya zamanlamasını ötelemektedir. Ayrıca kullanılan ilaç sayısındaki azalma hasta yaşam kalitesi üzerine olumlu yansımaktadır. Temel felsefe olarak bu cerrahileri trabekülektomi ile karşılaştırmanın hatalı bir görüş açısı olacağı kanısındayım.

Etiketler:

cerrahi komplikasyonlar | cerrahi teknik | ECP | glokom hastasının kataraktı | kanaloplasti | MİGS | trabekülektomi

Katarakt ameliyatı ve glokom

HalilAtes 14. Şubat 2014 09:39

Curr Opin Ophthalmol. 2014 Mar;25(2):122-6 künyeli dergide “The effect of cataract extraction on intraocular pressure” başlıklı bir derleme yayımlandı. Bu makalede katarakt ameliyatının glokom takibi üzerine etkileri irdelenmiş. Kısaca özetlemek gerekirse;

  • Glokomun tanısı ve takibi açısından önem arz eden optik sinir görüntüleme yöntemlerinin test güvenliğinin yüksek olması ortam opasitelerinin bulunmamasına bağlıdır. Katarakt ortam opasitesi yaratarak test güvenliğini azaltmaktadır. Erken katarakt ameliyatı progresyon analizinin sağlıklı yapılabilmesi açısından önerilmektedir.
  • Katarakt ameliyatının, kapalı açılı ve pigmenter glokom başta olmak üzere tüm glokom tiplerinde basınç düşürücü etkisinin olduğu gösterilmiştir.
  • Eksfolyatif glokom gibi katarakt ameliyatı zor olan glokom tiplerinde, erken katarakt ameliyatının, cerrahi riski azaltabileceği savunulmaktadır.

 

Etiketler:

glokom hastasının kataraktı

Başlarken

Glokom-Net sitesinde glokoma ilgi duyan asistan ve uzman arkadaşlar için birçok konuda bilgi mevcuttu, ancak güncel bilgilerin, daha kolay takip edilebilen, daha sıcak ve daha yakın  bir formda olmasını, blog formatının avantajlarını kullanarak sürdürmek istedim, hepinize yararlı olması dileklerimle.

Prof. Dr. Halil Ateş

 

facebook

www.facebook.com/glokom.net adresinden siteyi takip edebilirsiniz.

İçindekiler

Yazı başlıklarına ulaşmak için lütfen tıklayınız.

Son yorumlar

Comment RSS

Bulut

Aylara Göre