Halim Şima

HalilAtes 22. Eylül 2014 10:47

Tıp bir yaşam felsefesidir, meslek olarak kabul edilmesi, taşınması ve sürdürülmesi oldukça zordur. Felsefik düşünce sadece branş ile ilgili eğitsel faaliyetleri içermez. İnsanlık adına ne varsa bir hayat boyu kendimizi geliştirmemizi de gerekli kılar. Humanist düşünce, nezaket de en az bir katarakt ameliyatının yapılış sürecindeki çetrefilli yolları öğrenmemiz kadar lazımdır tıp felsefesini içine sindirmiş olanlara. Eğitim kurumlarından elde edilenler kadar, romanlar, şiirler ve dostluklar ile de olgunlaşırız. 

Benim için Halim Şima bu bağlamda bir eğitici olmuştur. Çocukluğumda Halim Amca ile başlayan hasta doktor ilişkisi her yaşımda farklı bir kulvarda ilerlemiştir. İzmir'li doktorların şansıdır, hastalarının olduğu kadar.

Etiketler:

blog | eğitim

ESCRS'nin ardından

HalilAtes 22. Eylül 2014 09:32

Dr. Suzan Güven Ylmaz

Bu yıl 13-17 Eylül tarihleri arasında  Londra’da düzenlenen XXXII. ESCRS Kongresi konu ve içerik açısından oldukça zengindi. Her yıl olduğu gibi, ağırlık her ne kadar yine Refraktif Cerrahi üzerinde olsa da, bu yıl geçen yıldan farklı olarak, özellikle glokom ile ilgilenenler için her gün  katılacak güzel bir kurs, sempozyum veya oturum bulmak mümkündü. Blebsiz cerrahilerde; MİGS daha çok katarakt cerrahlarının tercihi iken glokom ile uğraşanlar için kanaloplasti ilk sırayı almaktaydı.  NPGC’nin duayeni olarak kabul edilen  Robert Stegmann’nın konuşmaları büyük ilgi topladı. Uzun yıllar, glokom hastalarında patolojinin bulunduğu hümör aköz dışa akım yolunun fizyolojik restorasyonu üzerinde kafa yoran Stegmann, uyguladığı NPGC teknikleri ile intraoperatif olarak Schlemm ve kollektör kanallardan akımın nasıl tekrar başladığı ile ilgili herkesi hayran bırakan, Londra’nın panoramik görüntüleri ile yaraşacak güzellikte videolar izletti. 2010 yılında piyasaya sürdüğü 240µ kalınlığındaki kendi adını taşıyan Canal Expander’ın derin sklerektomi ile açığa çıkarılan Schlemm kanalının her iki ostiumundan, kanaloplasti sırasında implantasyonunu ve bu sayede kanalın 180 derece kalıcı dilatasyonu ile kolapsını önlediği 5 yıl takipli vakarını takdim etti. Stegmann, Canal Expanderın ayrıca trabeküler dokudan plazminojenin aktivasyonu ile trabekülodescemetik pencerinin kapanmasını önlediğini öne sürdü.  C. Peckar, kanaloplastinin blebsiz bir cerrahi olması nedeni ile, geç dönemdeki en büyük başarısızlık nedeni olan trabekülodescemetik pencerinin fibrozisinin önlenmesinde cerrahi sırasında yapılan mikropuncturların faydalı olduğunu ve postoperatif laser goniopucture ihtiyacını azalttığını gösteren çalışmasını sundu. Yine cerrahi öncesi dilüe floreseinin kanal içine enjeksiyonu (kanalografi) ile kollabe olmayan kollektör kanalların tespiti ve cerrahi başarıyı arttırmak için cerrahi tipi ve kadran seçiminin önemi vurgulandı. Stegmann bir kez daha bu nedenle kanallar kolabe olmadan erken cerrahinin önemini vurguladı. Neovasküler glokom dahil tüm glokom tiplerinde NPGC ile ilgili tecrübelerini paylaştı.

Mathias Grieshaber bu yıl ACTA’da yayımlanacak olan Long term results of up to 12 years of over 700 cases of viscocanalostomy for open angle glaucoma başlıklı çalışmasının sonuçlarını sundu. Beş merkezin katıldığı multisentrik bu çalışmada 729 gözde ortalama 7.2 yıl takip süresi ile sonuç GİB değerinin 15.5 mmHg olduğu ve %17.7 oranında Nd YAG laser goniopunctura ihtiyaç duyulduğu bildirildi.

 

Tüm bu konuşmaları dinlerken- Acaba altın standart olan trabekülektomiye ne oldu?- diye düşündüm. Hiçbir sunum “Her ne kadar günümüzde altın standart olan trabekülektomi olsa da…”  diye başlamadı.  İşte o zaman çağ atladığımızı anladım….

Etiketler:

kanaloplasti | kongre haberleri | MİGS

Uzmanlığa başlarken

HalilAtes 19. Eylül 2014 10:30

Üniversitelerde ya da eğitim kurumlarında asistanlarımızın uzmanlık hüviyeti almaları sonrası yetiştikleri yerden ayrılmaları her zaman biraz hüzün yaratır. Belirli bir süre birlikte aynı tutku ile çalışılmış olması profesyonel gayelerin yanında aile bağlarının da gelişmesine neden olur.

Asistanlık döneminde elde edilen bilgilerin nasıl kullanılacağı, bunların zamanın törpüleriyle nasıl yetersiz kalabileceği, hep bu dönemde işlenen gayelerin başında gelir. Çünkü üniversiteler doğruları değil, doğrulara giden farklı yolları, öğrenme ve uygulama biçimlerini, uzlaşma ve bildiklerini paylaşabilme gücünü, tek inancın bilim olduğunu ve bunun da temel felsefesi ışığında bir dizi değişimden ibaret akan bir su olduğunu anlatır. Üniversiteler mesleğin yapılışını göstermenin yanında meslektaşların birliğinin de savunucusudur. Kelime anlamına uyan lonca düzeninin günümüzdeki devamıdır aynı zamanda. Ortak tutkuları için zamanın dilini kullanmayı öğretir meslektaşlara. Birbirlerini anlayabilecekleri ortak dili kullananların, farklı coğrafyalarda yaşasalar da problemler karşısında hep bilim dilini kullanmayı seçmeleri beklenir.

 

Eğitimlerinin başlangıcında birlikte çalışma şansı bulduğum tüm arkadaşlara seçtikleri bu yaşam biçimlerinde başarılı olmalar��nı ve hem bizler için hem de hastaları için umut olmalarını dilerim.

Etiketler:

eğitim

Görme Kuramları Tarihi

Hilmi Or 6. Eylül 2014 23:29

“Gören gözdür. Bu kadar basit… Bu konuya daha fazla eğilmeye neden gerek var ki…”

Böyle düşünen çok insan var dünyada…  Hatta bir zamanlar tüm insanlar öyle düşünüyordu.

Görme algılaması konusunda bilinen en eski kuram Eski Yunan döneminde ortaya konan emisyon (ekstramisyon) teorisi… Gözden çıkan ışınların objelerin üzerine düştüğü ve bu düşen ışınların algılamada rol oynadığı düşünülmekte idi. Yüzyıllar boyunca (1.500 yıl kadar) bu düşünce devam etti.

Ptelomei  optik ve binoküler görme üzerine, Galen ise göz anatomisi üzerine çalışmalar yapmışlardır. (O çağlarda henüz mikroskobun olmadığını, hücre ve bakterilerin 1900 yılı civarında tespit edildiğini anımsamakta yarar var.)

İ.S. 1.000 civarında bir Arap bilgini olan “Abu ‘Ali al-Hasan ibn al-Hasan ibn al-Haytham”, Batı dünyasının onu tanıdığı/tanıttığı şekli ile Alhazen ışık üzerine yaptığı çalışmalar ile farklı bir teori ortaya koydu. Önce Alhazen’i irdelemekte yarar var.  Batı dünyası Alhazen için bugün dünyanın bilinen ilk bilim adamı demektedir. Neden mi? Çünkü kuramlarını deneylere dayandırdı ve bu deneyler tekrarlanabilir idi. Optik konusunda bulduğu bir çok bilimsel gerçeği Kitap ül Manazır’da yayınlamıştır. Bu kitapta –bugün modern bilimin görme algılamasını insanlara göstermek için kullandığı- yanılsamaların klasik olan bazılarını sunmuş ve açıklamıştır. Hatta bugün ne olduğu tam anlaşılamayanları bile vardır.

Hemen bir parantez daha açalım. Neden görme algılamasını açıklamak için yanılsamalara ihtiyaç var? Çünkü görme algılaması sözlerle veya başka bir şekilde ifade edilebilir değil. Bu nedenle yanılsamalar kullanılarak deneysel ve tekrarlanabilir bir şekilde görsel algının nasıl olduğu diğer bireylere yaşatılabilmektedir.

Alhazen ekstramisyon yerine intramisyon teorisini oluşturmuş. Yani görmenin ilk defa göze düşen ışık ışınları ile oluştuğunu söyleyen bilim adamıdır.  Görme ile ilgili birçok şeyi tespit etmiş, ancak göze düşen görüntü retinaya sağ-sol ve alt-üst ters düştüğü için yaşamla uyumlu bulmamış. Görmenin, ışığın gözde odaklandığı nodal noktanın bulunduğu lens arka kapsülü üzerinde olduğunu belirtmiştir.  Bul muş oldukları içinde hatalı olan tek bulgu budur.

O yıllarda görme algılamasında beynin rolü henüz bilinmediği göz önüne alınmalıdır. Beyine giden görme sinirleri liflerinin ve görme yollarının beyinde sağ-sol ve yukarı-aşağı değiştiği ancak 18. yüzyılda Molyneux ve Berkeley tarafından gösterilmiştir. Görmenin retina üzerinden oluştuğu böylece yaşamla uyumlu bulunmuştur.

Görme algılaması için gözün devamlı hareket etmesinin gerektiğini Alhzen göstermiştir. Gözü kırpmadan ve hareket ettirmeden durunca beyin görüntüyü “silmektedir”. Görme algılaması için ayrıca dikkat, karşılaştırma (daha önce benzer veya farklı görme algılamasının olması) ve hafıza gerektiğini göstermiştir.

Von Helmholtz ise 19. yüzyılda gözün retina yapısının “mükemmel” seviyede olan görme algılaması için çok yetersiz olduğunu belirtmiştir.  Hepimizin algıladığı mükemmel görme algısı için beynin gözün algıladığına “bir şeyler” eklediğini belirtmiştir. Yapılan eklemeleri “istemsiz çıkarsamalar” olarak betimlemiştir.

Bugün ise görme algılaması çok daha detaylı olarak ele alınmaktadır. Öncelikle neuroscientist  ismi verilen sinirbilimciler görme algılamasını derinlemesine incelemektedirler. Psikolojiden elektronik mühendisliğine, robotikten göz hekimliğine kadar onlarca birçok bilim dalı ve meslek mensubu görme algılamasının bugüne kadar düşünülemeyen boyutlarını bile incelemektedirler. Görme algısı konusunda her sene -tıp literatürü içinde görülmeyen- binlerce yayın görme algısı hakkındaki yanılgıların düzeltilmesini ve bilindiği düşünülen boyutlarının yeninden gözden geçirilmesini, bazen de bilgilerin revize edilmesini sağlıyor.

Etiketler:

görme fizyolojisi

Mary Cassatt

HalilAtes 5. Eylül 2014 11:03

Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba; 15 gün New York'ta üniversite işleri için bulundum, bu sırada bol bol müze gezdim, belki ileride bunları topluca yazabilirim, bugün sizlere Amerikan izlenimcilik akımının anası diyebileceğim Mary Cassatt'dan bahsetmekle yetineceğim. İzlenimciler arasındaki dört kadından biriydi, Fransa'daki şatosunda zengin bir koleksiyon oluşturdu ve Amerikalı koleksiyon severlerin izlenimcileri tanımasına ve resimlerini almalarına öncülük etti. Erken yaşta oğlunu, annesini ve kardeşini kaybetmesi hüzünlü bir hayat geçirmesine yol açtı. Amerikalı kadınların seçme ve seçilme hakkını kazanmasında önemli katkıları oldu. Bizi ilgilendiren yanı ise diyabetik retinopati ve katarakta bağlı bir dizi ameliyat geçirmesi ve glokoma bağlı görmesini kaybetmesidir. Aşağıda Metropolitan Müzesinde bulunan "Mother and child" adlı tablosunu sunuyorum. 

Etiketler:

görme engelli ünlüler | ressamlar

Başlarken

Glokom-Net sitesinde glokoma ilgi duyan asistan ve uzman arkadaşlar için birçok konuda bilgi mevcuttu, ancak güncel bilgilerin, daha kolay takip edilebilen, daha sıcak ve daha yakın  bir formda olmasını, blog formatının avantajlarını kullanarak sürdürmek istedim, hepinize yararlı olması dileklerimle.

Prof. Dr. Halil Ateş

 

facebook

www.facebook.com/glokom.net adresinden siteyi takip edebilirsiniz.

İçindekiler

Yazı başlıklarına ulaşmak için lütfen tıklayınız.

Son yorumlar

Comment RSS

Bulut

Aylara Göre