Issız ada hikayesi revize edilmeli

HalilAtes 26. Mart 2013 11:15

128 Sayın hocam Prof Dr Günay Haznedaroğlu'nun asistanlara sorduğu ünlü "glokomlularla dolu bir adaya düşerseniz yanınıza alacağınız tanı aleti ne olur?" sorusuna oftalmaskop diyenler geçerlerdi. Bugün bu yanıt geçerliliğini koruyor mu? Sanmıyorum, benim için OCT yanıtı daha baskın artık.

Daha katedilmesi gereken yol olduğuna inanmakla birlikte, hem ilk tanı, hem risk faktörlerinin belirlenmesi, hem de progreyonun saptanması açısından OCT, glokom kliniklerinin vazgeçilmez altın standart tanı aleti olarak kabul edilmelidir.

Etiketler:

oct | optik sinir

Çok ilaç, aslında "hiç" ilaçtır

HalilAtes 23. Mart 2013 09:16

 

127 Göz içi basıncının glokom progresyonunda en önemli faktör olduğu ortaya çıkarıldığından beri hedef göz içi basıncı kavramı gündemimize girdi. Glokomatöz göz siniri hasarı ne kadar fazla ise, ulaşılması beklenen GİB değeri o kadar düşük tutulmaya çalışıldı. Zamanla daha çok ilaç, daha çok ilaç yöntemi benimsendi. Tıpkı ilaçların yan etkileri gibi çalışmaların da yan etkilerini görüyoruz. Biz basıncı düşürmeye, glokomun progresyonunu durdurmaya çalışırken, ilaçların sistemik ve lokal yan etkileri ile karşılaşmaya başladık. Hastalarımızın bize ve ilaca bağlılıkları ve uyumları düştü, uzun süreli ilaç kullanımının kronik toksik etkileri ile cerrahi başarılarımız azaldı.

Bana sık sık sorulan soru; "glokom cerrahisinde altın standart nedir?" olmuştur. Genelde soruyu soran trabekülektomi dememi bekler. Glokom cerrahisinde altın standart, konjonktiva cerrahileridir. Yani konjonktivaya, sağlam bir konjonktivaya gereksinim duyulan filtran cerrahilerdir altın standart. Günümüzde sağlam bir konjonktiva ile karşılaşma olasılığımız kalmadı. Bunun nedeni yukarıdaki paragrafta özetlediğim "çok ilaç" hikâyesi olabileceği gibi, eğitim sistemimiz, sağlık kurgulamamız, hukuksal çarpıklığımız ve zamansızlığımız da olabilir. İzninizle iddialı bir cümle yazmak zorunda hissediyorum yazının bu bölümünde; günde 80 hasta bakan doktorun hastasının konjonktivası kötüdür. Zaman darlığı, analiz eksikliği ve hasta takip kurgusundaki yönetimsel çarpıklıklar defansif tıbbı doğurmuştur. Tansiyonu yüksek her hastaya ilaç verilmiş, kötüleşen her hastaya ek ilaç dayatılmıştır bu düzende. Kısır bir döngüye girilmiş, cerrahinin hukuksal risklerini almak istemeyenler, bir gün cerrahi yapacak kişilerin risklerini artırmaya devam etmişlerdir. Burada sihirli kelime "mutabakattır". Cerrahiyi üstlenecekler, tanı-takip ve konvansiyonel tedaviyi sürdürecekler ile yasa koyucu - akış şeması belirleyiciler arasında bir mutabakat olmalıdır. Her birim diğerinin işini zorlaştırmadan servis yapmalıdır. 

 

Etiketler:

akış şemaları | hasta uyumu | hastalar için | ilaçlar

Anestezi seçimi

HalilAtes 16. Mart 2013 14:58

126 Göz ameliyatlarında topikal, lokal ve genel anestezi yapılabilmektedir. Ameliyatın çeşidi, hasta ve doktor uyumu ile hangi anestezi çeşidini seçeceğimize biz karar vermekteyiz. 

Lokal anestezi, hastalarımın büyük çoğunluğu glokom hastası olduğu için uzun yıllardır tercih etmediğim bir seçenek diyebilirim. Benim izlediğim yol şöyle; tüm ameliyatları topikal yapma eğilimindeyim, ancak genel anestezi için muayene sırasındaki ip uçları belirleyici olmabilmektedir. Aşırı heyecanlı, korkan ve önceki ameliyatlarını anlatırken sıkıntı duyduğunu belirten hastalar ile muayene esnasında damlaya karşı aşırı duyarlı, ya da tansiyon ölçme esnasında gözünü sıkanları genel anestezi ile opere etmeyi tercih ediyorum. Uygulayacağınız cerrahi yöntemdeki yol haritasının sürprizler ile dolu olacağını düşünüyorsanız yine genel anestezi tecih edilmelidir. Bir ameliyatın başarılı olabilmesi için en önemli kurallardan birinin cerrahi konforun sağlanması olduğu unutulmamalıdır.

Etiketler:

cerrahi teknik

Dünya Glokom Haftası 10-16 Mart 2013

HalilAtes 14. Şubat 2013 16:24

Etiketler:

Oftalmoloji haberleri

Katarakt ameliyatı ile kombine ECP

HalilAtes 10. Ocak 2013 22:52

124 Mikroinvasiv glokom cerrahilerinin, güvenliğe önem veren, tıbbi tedavinin alternatifi ve erken dönemde yapılması gereken cerrahiler olduğunu önceki yazılarda belirtmiştik. Son yıllarda yapılan glokom çalışmalarında üzerinde en fazla durulan, gelecek için heyecan yaratan ve gelişime müsait grubu oluşturmaktadırlar. Kanaloplasti ve mikro-implant cerrahileri bu grupta sayılmaktadır. Bu yazıda endoskopik siklo-fotokoagülasyon ( ECP) üzerinde durmak istiyorum. ECP'nin temelde siklodestrüksiyon yapan bir alet olduğu ve son evre glokomluların tedavisinde kullanılacağı sanılmaktadır. Ancak aynı işi yapan transkonjonktival lazerler ve siklokrioterapi ile karşılaştırıldığında güvenlik açısından oldukça üstündür. Cerrahi esnasında hedef doku görüldüğü ve gereken enerji kadarı kullanıldığı için komplikasyon oranları çok düşürülmüştür.

ECP'nin mikroinvasiv glokom cerrahileri içinde yer almasının asıl nedeni, katarakt cerrahisiyle birlikte yapılabilirliğinin sağladığı avantajlardan gelmektedir. Klasik katarakt ameliyatı sonrası 270-360 derece arası uygulanan endoskopik fotokoagülasyon ile %60 olguda cerrahi öncesi göz içi basıncı değerinden %20 daha az basınç değerlerine kavuşulmaktadır. Ayrıca antiglokomatöz ilaç kullanım sayısı azalmaktadır. Az sayıda olgulda cerrahi sonrası tıbbi tedaviye yanıt veren ön kamara reaksiyonu not edilmiştir. Literatürde kistoid maküla ödemi ve hipotoni olgularıda nadir olarak belirtilmektedir.

Sonuç olarak; ECP glokomlu hastanın katarakt cerrahisinde tıbbi tedaviye alternatif, göz içi basıncını düşüren, kullanılan ilaç sayısını azaltan ve glokom cerrahisini geciktiren güvenli bir cerrahidir diyebiliriz.

Etiketler:

cerrahi teknik | ECP | glokom hastasının kataraktı | yeni alet tanıtımı

Salih Ay'ın vefatı dolayısıyla

HalilAtes 27. Aralık 2012 23:29

123 Glokom tedavisinde katkısı olan tüm çalışanlar bir hastanın iyileşmesinde ortak mutluluk duyarlar. Sanayii, tedarik sektörü, eğitim verenler, araştırmacılar ve doktorların tümü bu ailenin bir parçasıdır. Sayın Salih Ay'ın vefatını ailenin önemli bir bireyini kaybettiğimiz için üzülerek karşıladık. Molteno implantları, Ologen kollajen matriks ve glokom cerrahisinde kullanılan birçok bıçağın Türkiye'ye ilk getiricisi ve temsilcisiydi. Glokom cerrahisinin gelişiminde büyük katkıları oldu. Engin Medikal çalışanlarına sabır diliyorum.

Etiketler:

Oftalmoloji haberleri

Katarakt-Glokom ilişkileri

HalilAtes 25. Aralık 2012 10:33

122 Filtran cerrahi sonrası olguların %50’sinde 5 yıl içinde katarakt gelişir. Cerrahi sonrası ön kamaranın sığ olduğu komplike filtran cerrahi olgularında bu oran %100’e kadar çıkabilir. Yaş ve diyabet varlığı da bu oranı artıran faktörler arasındadır. Ayrıca cerrahi sırasında antimetabolit kullanımının katarakt gelişimi artırıcı etkinliği saptanmıştır.

Daha önce filtran glokom cerrahisi geçiren olguların katarakt ameliyatı sonrasında 1/3 oranında filtrasyon başarısızlıkları gelişir. İki cerrahi arasında ne kadar az zaman olursa o kadar filtrasyon başarısızlığı artar. Trabekülektomiden iki yıl sonra yapılan katarakt ameliyatlarının filtrasyona olumsuz etkisi oldukça düşmektedir.

Katarakt cerrahisi sırasında uzun cerrahi zaman, iris manipülasyonu,  saydam kornea kesisinin filtrasyon alanına yakın olması filtrasyon cerrahisinin başarısını düşürmektedir.

Sonuç ve ne yapalım?

Glokom ile uğraşanların maratoncu olduklarını, 100 metre koşucusu olmadıklarını daha önce burada söylemiştik. Fakik hastalarda bir glokom cerrahisi düşünüldüğünde yukarıda belirttiğim olasılıklar göz önünde bulundurulmalıdır.

Açısı dar veya kapalı olan olgularda başlangıç düzeyinde bile olsa filtran cerrahi öncesi mutlak katarakt ameliyatı planlanmalıdır.

Açısı açık olanlarda; orta düzeyde katarakt varsa önce katarakt ameliyatı yapılmalı, imkan varsa cerrahiye endoskopik siklofotokuagülasyon (ECP) eklenmesi de yerinde olur. ECP’nin basınç düşürücü etkisi bu hastalarda %30 düzeyindedir. Rezidü GİB yükseklikleri için daha sonra glokom cerrahileri planlanabilir.

Filtran cerrahi sonrası gelişen katarakt hastanın görmesini azalttıysa, katarakt cerrahisi için en azından bir sene beklenmesinde yarar vardır, tabii hastanın sosyal yaşamını tehlikeye atmadan.

Etiketler:

akış şemaları | cerrahi teknik | glokom hastasının kataraktı

Mitosol FDA onayı alan ilk kullanıma hazır Mitomycin-C

HalilAtes 23. Aralık 2012 21:19

121 Glokom cerrahilerinde son yıllarda düzenli olarak kullandığımız mitomycin-C'nin hazırlanışı ve tatbiki ile ilgili standardizasyon sorunları artık hazır bir kit sayesinde son bulmuş oldu. Mitosol adı verilen kit, etken madde ile birlikte sponj gibi gerekli parçaların da kullanımını standardize etmiş. Detaylı bilgiye http://eyetube.net/video/in-service-video-for-mitosol/# adresinden ulaşabilirsiniz. 

 

Etiketler:

antimetabolit

Glokom cerrahisi riskli bir cerrahi midir?

HalilAtes 23. Aralık 2012 16:06

120 Collaborative Initial Glaucoma Treatment Study (CIGTS) trabekülektomi olmuş hastaların ortalama 7.2 yıllık komplikasyon takip sonuçlarını açıkladı. 285 hastalık çok merkezli çalışma sonucunda; hipotoni ve blebit görülme olasılığının %1.5, endoftalmi görülme sıklığının ise %1.1 olduğu, cerrahi sırasında kullanılan 5-FU antimetabolitinin komplikasyonlar üzerine etkisi olmadığı saptanmış.

Bugüne dek yapılmış en büyük endoftalmi serisine sahip olan Bascom Palmer Eye Institute'nin 21.972 olguluk 1995-2001 yılları arasındaki çalışmasında ise katarakt ameliyatına bağlı endoftalmi %0.04, sekonder lens implantasyonunda %0.2, pars plana vitrektomide %0.03, penetran keratoplastide %0.08 ve trabekülektomide %0.2 olan sonuçlar verilmişti. Çalışmada bildirilen sonuçların genel ortalamanın üzerinde olduğu görülmektedir. Ancak tüm çalışmalarda filtran cerrahinin katarakt ameliyatına göre çok daha riskli olduğu açıkça görülmektedir.

Etiketler:

antimetabolit | cerrahi teknik

Ailesinde glokom bulunan veya glokomlularda intravitreal steroid enjeksiyonuna dikkat

HalilAtes 23. Aralık 2012 15:45

119 Maküla ödemi veya üveit hastalarında uygulanan intravitreal steroid enjeksiyonu sonrası ilk iki ayda olguların % 25-40'ında GİB yükselmesi saptanmakta, 4-6 ay arasında GİB değerleri normale dönmektedir. Ancak olguların %2'sinde lazer veya cerrahi glokom girişimleri gerekebilmektedir. Yapılan çalışmalar risk grubundaki kişilerin; ailesinde glokom bulunan veya glokomlu kişiler olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca miyopların ve bağ dokusu hastalığı taşıyanların da risk grubuna girdiklerine dair yayınlar bulunmaktadır

Etiketler:

Risk faktörleri

Başlarken

Glokom-Net sitesinde glokoma ilgi duyan asistan ve uzman arkadaşlar için birçok konuda bilgi mevcuttu, ancak güncel bilgilerin, daha kolay takip edilebilen, daha sıcak ve daha yakın  bir formda olmasını, blog formatının avantajlarını kullanarak sürdürmek istedim, hepinize yararlı olması dileklerimle.

Prof. Dr. Halil Ateş

 

facebook

www.facebook.com/glokom.net adresinden siteyi takip edebilirsiniz.

İçindekiler

Yazı başlıklarına ulaşmak için lütfen tıklayınız.

Son yorumlar

Comment RSS

Bulut

Aylara Göre