Sostakoviç'i kim muayene etti?

HalilAtes 29. Aralık 2011 11:27

İlginç bir kitap okuyorum; "Sostakoviç ve Türkiye" 1935 yılında Atatürk'ün çağrısı üzerine ünlü Rus müzisyenleri 1.5 ay Türkiye'de dolaşmışlar, ankara, izmir ve istanbulda gezmişler, konser vermeye çalışmışlar. kitabın 78. sayfasında Sostakoviçin göz muayenesi olduğu ve gözlük aldığına dair de bir bilgi var.

 

Etiketler:

görme engelli ünlüler | müzik

Dr. Robert Sinskey speaks about Canaloplasty on his own eye

HalilAtes 29. Kasım 2011 21:26

Katarakt cerrahisinin günümüzdeki temel taşlarını koyan Dr Robert Sinskey, kanaloplasti ameliyatı sonrası, neden bu tekniği seçtiğini ve hasta memnuniyeti hakkındaki görüşlerini anlatıyor.

Etiketler:

kanaloplasti

The Eyes of Johann Sebastian Bach

HalilAtes 29. Kasım 2011 09:51

Hastalığının öncesi ve sonrasında resimlenen Bach (Prof. Dr. Pınar Aydın'ın arşivinden) 
 

The eyes of Johann Sebastian Bach.

Zegers RH.
 

Johann Sebastian Bach's only physical problem seems to have been his vision. Myopia seems most likely, and it is probable that he developed cataracts at an older age. In addition to the cataracts, his worsening vision may have been due in part to some other eye problem. During the last year of his life, Bach's vision became so poor that he decided to have his eyes operated on. Two operations were performed in 1750 by the traveling English eye surgeon John Taylor. Most likely the first operation was Taylor's standard couching procedure. About 1 week after the first operation, Bach had to be operated on again because of a reappearance of the cataract. Many painful and/or vision-reducing complications could have been induced by these intraocular operations: uveitis or endophthalmitis, secondary glaucoma, hemorrhage, retinal detachment, and even sympathetic ophthalmia. Bach was "completely blind" after the operations, and he died less than 4 months after the final operation.

 

The Eyes of Johann Sebastian Bach.pdf (204,50 kb)

 

 

 

Etiketler:

görme engelli ünlüler | müzik

nostalji

HalilAtes 10. Kasım 2011 12:51

Nostalji sözcüğü 22.haziran 1688'de Johannes Hofer adlı Alsace'li bir tıp öğrencisi tarafından yaratılmış; dağlarından uzak kalan İsviçre'li askerlerin hastalığını tanımlamak için, dissertatio medica de nostalgia başlıklı tıp tezinde, nostos (dönmek) sözcüğünü, algos (acı) sözcüğü ile birleştirmiş.

Bir tıp talebesinin hayatı üniversitede okuduğu 10-11 yıllık profesyonel öğreti dönemiyle şekillenmiyor. Aile, şehir, dil, okudukları, izledikleri ve duydukları tedavi sanatında etkin olabiliyor. Hastaların yaşamlarını algılamadan kurgulanan tedavi metotları başarıya ulaşmıyor.

Roman veya sinema başkalarının hayatını yaşama fırsatıdır. Profesyonel tıp eğitimi kadar bunların da önemi vurgulanmalıdır.

Kendi gelişimim için önemsediğim bir filmden bir sahneyle anlattıklarımı örneklemek isterim; woody allen'den radyo günleri;

Etiketler:

hasta uyumu | müzik | sinema

İlaçların washout periyotları

HalilAtes 10. Kasım 2011 08:53

54 EGS bu ay, ilaçların washout periyotları ile ilgili bir çizelge yayımladı;

 

Etiketler:

ilaçlar

Sir William Osler

HalilAtes 31. Ekim 2011 13:04

53 The good physician treats the disease; the great physician treats the patients who has the disease. Sir William Osler

 

Etiketler:

eğitim

Latanoprost Punctal Plug Delivery System

HalilAtes 19. Ekim 2011 10:22

52 Kronik hastalarda hasta uyumunun önemini daha önceki yazılarda belirtmiştik. Tek doz ilaç kullanımı, fix kombinasyonlar, slt ve güvenli glokom cerrahileri buna yönelik alternatifler olarak geliştirilmeye çalışılıyordu. Bugün bahsedeceğim konu ise punktuma yerleştirilen ilaçların başarısı üzerine. QLT firmasının yaptığı faz çalışmalarının ön sonuçları açıklandı ve Latanoprost Punctal Plug Delivery System'in göz içi basınç düşürümünde tatminkar sonuçlar verdiği gösterildi. Çalışma özeti ve tatbikat şeklini aşağıda bilgilerinize sunuyorum;

A phase II trial was conducted on 95 patients and involved the upper and lower puncta for delivery of a daily drug load. The aim was to compare clinical outcomes between latanoprost and daily Xalatan eye drops.

 

The primary endpoint was the mean change in IOP from baseline at 2 weeks. The secondary endpoints were the mean change in IOP from baseline at 4 weeks and the mean percentage change in IOP from baseline at 2 and 4 weeks.

After 2 weeks of treatment the mean change in IOP was statistically significant at a baseline of -6.2 mmHg. Of the patients studied, 73% presented with an IOP reduction compared to baseline of 5 mmHg or more and 51% demonstrated a reduction of 6 mmHg or more. At 2 weeks the mean change in IOP baseline was statistically significant at -24.3%.

 

IOP also changed significantly after 4 weeks of L-PPDS. The mean change from baseline was -5.7 mmHg. Out of the patients, 60% showed a reduction of IOP vs baseline of 5 mmHg or higher.

 

 

 

 

Etiketler:

hasta uyumu | hipotansif yağlar | yeni alet tanıtımı

Yeni eğitim modelimiz

HalilAtes 17. Ekim 2011 22:20

Sağlık bakanlığı ve YÖK tarafından getirilen hasta muayenesi ile ilgili kısıtlamalardan sonra glokom eğitiminde herhangi bir aksamayı engellemek maksadıyla farklı açılımlar gündeme geldi. Bunlardan biri de asistanlarımla yaptığımız tatbiki rol model muayene dersleri. Ancak bu derslere başlamadan önce Brechtyen tiyatroda, epik tiyatronun kuramına ilişkin incelemeler yapmamız gerekti ve dramaturji konusunda yetkin hocalardan ders aldık. Sonuçta birimiz hasta birimiz de doktor olup (genelde çocuklar beni doktor yapıyorlar) glokom hakkında teorik bilgilerimizi pratiğe yöneltiyoruz. Aşağıda bu konuda yaptığımız bir çalışmayı bilgilerinize sunduk.

Etiketler:

blog | konferaslar

Glokom sinsi bir hastalıktır !

HalilAtes 17. Ekim 2011 21:53

Glokom sinsi bir hastalıktır ve genelde hastanın şikayeti yoktur. Rastlantı sonucu meraklı, ilgili ve bilgili bir doktora hastanın  yolu düşerse tanı konulabilir. Sanırım buraya kadar tüm asistan arkadaşlar gelişmelerden haberdardır ve nehirde balık avlar gibi glokomlu hastaları yakalama konusunda deneyimlerini geliştirmişlerdir. Bugün üzerinde durmak istediğim konu ise, bu konuyla bağlantılı olmakla birlikte, doktorun güvenilirliğini, karizmasını güclendirici öğelerin de gerekliliğini hatırlatmak yönünde olacak.

Sinsi hastalığı olan hasta size geldiyse aslında bir şikayeti olmalı, siz muayeneniz esnasında glokom tanısını hastanın o günki şikayetiyle hiç ilgisi olmayan bir nedenle koydunuz, büyük bir balık tuttunuz ama hastanın balığı o balık değil. Size güvenmesi için, glokomu algılayabilmesi için ve verdiğiniz glokom tedavisini uygulayabilmesi için (burası çok önemli çünkü glokom tedavisi alan hasta iyileştiğini ya da işlerin iyiye gittiğini hiçbirzaman anlayamayacaktır, tamamen size duyduğu güven neticesinde tedavisini sürdürür) o basit şikayetini önce geçiştirmeniz, düzeltmeniz gerekir. Bu hasta için en önemli testtir size yapacağı. Örneğin gözlük mü istiyor, gözünde tanma batma mı var, bunların glokom karşısında  ne kadar önemsiz olaylar olduğunu bile bile, bunlara önem verin, glokom inancı işte o zaman başlayacak. Şimdi size ispanyada karşılaştığım bir glokom hastamının görme keskinliği muayenesinin videosunu sunuyorum.

Etiketler:

blog | hasta uyumu

Glokomcu olmaya ne zaman karar verdim?

HalilAtes 17. Ekim 2011 21:06

İlk asistanlık nöbetimde! Asistanlığa başlayışımın üçüncü ayında (yıl 1987) hocalarım artık herşeyi öğrendin nöbet tutabilirsin dediler. Nöbet sakin başladı, birkaç batma-sulanma vak'ası geldi, ilaçlarını verip gönderdim, saat 24 de yattım gece 2 de bir hasta geldi, korkunç ağrısı vardı ve durmadan kusuyordu,  sanırım alkolü de fazla kaçırmış ve bastırsın diye sarmısağı bol işkembe çorbası içimiş. Muayene sırasında iki kez daha üzerime kustu, korneası ödemli, basıncı 50-60 arası birşeydi. Tanıyı hemen koydum, bu akut açı kapanması glokomuydu, çok sevindim. Ama tanı koymakla bitmiyor iş, adam benim tıfıl halimi görünce sanırım morali iyice bozuldu, tedaviye (mannitol, diazomid) direnç gösterdi. Serviste avazı çıktığı kadar bağırıyor, ağrısının dayanılmaz olduğunu uyumakta olan tüm hastalara hissettirmeye çalışıyordu. Neyse bunda başarılı oldu ve tüm hastalar başımıza toplandı. Hastaların ortak kanısı kendilerine o gece birşey olmaması cenabı allahın bir lütfu olmasıydı, yoksa benim gibi bir tıfıl doktorun eline düşeceklerdi. Çaresiz kalmıştım, saat 5 civarında o zamanki baş asistanımız Dr İsmail Karahan'ı korkarak telefonla uyandırdım ve durumu anlattım. Herşeyi yapmışsın, hastayı uyut, bağırmasın dedi. İşe yaradı, veya adam bağıra bağıra yorulup uyudu artık hangi şık olduysa. Glokom ile tanışmam bir gece yarısı böyle başladı ve konuya ilgi duydum, sonrasını biliyorsunuz. Aşağıdaki video o günleri anımsattı bana..

Etiketler:

hasta uyumu

Başlarken

Glokom-Net sitesinde glokoma ilgi duyan asistan ve uzman arkadaşlar için birçok konuda bilgi mevcuttu, ancak güncel bilgilerin, daha kolay takip edilebilen, daha sıcak ve daha yakın  bir formda olmasını, blog formatının avantajlarını kullanarak sürdürmek istedim, hepinize yararlı olması dileklerimle.

Prof. Dr. Halil Ateş

 

facebook

www.facebook.com/glokom.net adresinden siteyi takip edebilirsiniz.

İçindekiler

Yazı başlıklarına ulaşmak için lütfen tıklayınız.

Son yorumlar

Comment RSS

Bulut

Aylara Göre