Black is the color

HalilAtes 10. Ekim 2011 21:53

Bu şarkının glokom ile hiçbir ilgisi olmadığını peşinen söyleyeyim; Bir Alfred Deller hayranı olarak bu şarkının sitemde olmasını istemem dışında başkaca bir amacım yoktur.

Etiketler:

müzik

Adım adım kanaloplasti

HalilAtes 10. Ekim 2011 08:59

47

  • Açının tüm kadranlarda açık olduğunu anlamak için cerrahiyi yapan kişinin açı değerlendirmesi yapması gerekir.
  • Tüm anestezi teknikleri kullanılabilinir. Benim tercihim işlemin biraz ağrılı olması nedeniyle subkonjonktival anestezi doğrultusunda.

  • Konjonktivanın herhangi bir yerinde problem yoksa, açım saat 12 kadranından yapılmalıdır.
  • Kollektör kanalların hasarlanmaması için aşırı koterizasyondan kaçınılması yerinde olur.
  • Skleral flebin kenar insizyonlarının derin olması, hem skleral diseksiyonun kolaylıkla yapılmasını sağlar, hem de cerrahi bitiminde yara dudaklarının örtüşmesini sağlayarak filtrasyonu engeller.

  • Skleral fleb kesilerinden 1 mm içeriden derin skleral flebin kesileri yapılır. Kesinin fornix tarafındaki ucunda koroide kadar inilmelidir, bilinçli olarak koroid  bu bölge açığa çıkarılmalıdır. Bunun amacı %90 kalınlığa ulaşmak için derin skleral kalınlığın doğru analiz edilmesini sağlamaktır.
  • Derin skleral flebin diseksiyonu sırasında skleral spura gelince skleral liflerin diziliminde değişim algılanır, bu aşamadan sonra diseksiyonu künt ucu pamuklu çubuklar ile yapmakta yarar vardır.
  • Sclemm Kanalı açığa çıkarıldıktan ve üzt duvarı çıkarıldıktan sonra, derin skleral flebin kenarlarındaki kanal girişlerine mikrokanül ile viskodilatasyon yapılır. Viskodilatasyonun amacı viskokanalostomide olduğu gibi Schlemm Kanalının dilatasyonu değil, sadece kanal ağızlarının açılmasıdır. Bu yüzden kataterin Schlemm Kanalı içinde ilerletilmesine gerek yoktur.

 

  • Kanaloplasti kataterini kanala sokmadan önce parasentez ile göz içi basıncı düşürülmelidir, bu sayede beklenmedik descemet perforasyonundan korunulmuş olunur.
  • Kanaloplasti sırasında kataterin  önününden giden viskoelstik maddenin fazla verilmesi descemet dekolmanına yol açabilir, bu yüzden asistan ile koordineli çalışmak gereklidir.
  • Prolen de schlemm kanalından geçirildikten sonra parasentez alanından tekrar ön kamaraya girilerek basınç sıfıra düşürülmelidir.

 

  • Klavuz kanül karşı yarıdan çıktıktan sonra 10/0 prolen düğüm ucu kabarıklık yapmayacak şekilde bağlanmalıdır. Kabarık düğüm sclemm kanalının içinden geçerken duvarı yırtabilir.
  • İşlem bittikten sonra sızdırma olmayacak şekilde skleral fleb sıkıca sütüre edilmelidir.

  

  

Etiketler:

kanaloplasti

TOD 45. Ulusal Kongresi glokom etkinliklerinin değerlendirmesi

HalilAtes 9. Ekim 2011 19:01

46 Yazının hemen başında belirtmem gerekir, glokom etkinliklerini düzenleyen glokom biriminin içinde ben de vardım ve programın hazırlanmasında resmi onayım oldu.

Bu değerlendirmeyi diğer birimlerin yaptığı eğitim programları ve glokom birimi etkinliklerine olan ilgi ve katkıyı göz önünde bulundurarak yapıyorum; Önce ulusal kongrede verilen eğitimin hangi hedef kitleye hitap etmesi gerektiği ve işin felsefesi üzerinde durmakta yara var. Bunu anlamak için ulusal kongrelere katılan meslektaşlarımızın hangi kesimden olduklarını anlamak gerekir. Gözlemlerim her yıl olduğu gibi bu yıl da büyük çoğunluğun uzmanlardan oluştuğu yönünde. Uzmanların isimlerinden de anlaşılacağı gibi belirli bir alt yapılarının bulunduğu farz edilmelidir. Yani temel sorunlar üzerine yapılacak eğitimin bu gruba katkısının sınırlı olması gerekir. Sonuç olarak uzmanlar için temel felsefemiz, bildikleri konulardaki son gelişmeleri sunmak veya daha önce bilgileri olmadığına inandığımız yeni gelişmeler hakkında eğitim vermek olmalıdır. Alt grubu oluşturan asistan arkadaşlar için ise didaktik kurslar yoluyla temel kavramların oturtulmasında yardımcı olmak hedefimiz olmalıdır.

Programı incelediğimizde KRC birimi haricinde paneller yoluyla son gelişmeleri sunan bir birimin olmadığını üzülerek görüyoruz (KRC de bunu sadece bir panelinde gerçekleştirebilmiş). Diğer paneller didaktik temel konular üzerinde yoğunlaşmış. Etkileşimli toplantılarında da retina, vrc, nörooftalmoloji, üvea ve krc birimleri haricinde aynı yöntemin izlendiği görülüyor.

Glokom biriminin etkinliklerine gelince; program temel oftalmoloji ağırlıklı ve hiçbir yeni kavrama yer ayrılmamış. Katılımcıların sayısı ve daha da önemlisi katılımda bulunanların heyecandan yoksunluğu bunun kanıtı gibi.

Sonuç olarak dört günlük eğitim programında meraklı bir meslektaşın kitap ve dergilerden öğrenebileceğinden fazla bilginin doyurucu olarak verildiğini söylemek mümkün değil. Bu yüzden de insanlar sahneden konuşulanları televizyon seyreder gibi seyredip gittiler.

Bu yazd��klarımın eleştiri olarak algılanmamasını temenni ederim, çünkü yaşım eleştiride bulunacak kadar genç değil artık ve ben de mutfaktaki kişilerden biriydim, bu sadece bir öz eleştiri olarak kabul edilebilinir ve gelecekte yapılacak programları hazırlarken bunları okuyup unutmamamızı sağlamak açısından yararı olabilir diye yazdım.

Etiketler:

kongre haberleri

A correlation between latanoprost-induced conjunctival hyperemia and intraocular pressure-lowering effect

HalilAtes 28. Eylül 2011 09:04
45 J Glaucoma. 2011 Jan;20(1):3-6. dergisinde Kobayashi H, Kobayashi K. tarafından yazılan makalede  xalatan kullanan hastalarda, kullanıma başlanmasından sonra gelişen kısa süreli konjonktival hiperemi düzeyinin, GİB düşüklüğünde elde edilen yüksek başarı ile korele olduğu gösterilmiş. Yazıdan, hastalarımızda gördüğümüz başlangıç hiperemisine sevinmemiz gerektiği anlaşılıyor. İlgilenenler için makalenin özetini aktarıyorum.

Department of Ophthalmology, Kokura Memorial Hospital, Kitakyushu, Japan. kobi@earth.ocn.ne.jp

To study any correlation between a short-term change in conjunctival hyperemia severity and the intraocular pressure-lowering effect induced by latanoprost.

PATIENTS AND METHODS:

A 114 patients (56 females and 58 males) with open-angle glaucoma or ocular hypertension were studied. Their mean age was 60.9±15.0 years (range, 25 to 87 y). The primary outcome measure was the change in conjunctival hyperemia grade at 2 days and the change in intraocular pressure at 6 months after the start of latanoprost administration.

RESULTS:

Mean intraocular pressure before and 6 months after latanoprost administration was 22.5±3.8 mm Hg and 16.5±2.9 mm Hg, respectively (P<0.0001). Mean conjunctival hyperemia grade before and 2 days after the administration of latanoprost was 0.32±0.58 and 1.74±1.11, respectively (P<0.0001). Mean change in intraocular pressure was -1.7±1.2 mm Hg (-6.6±5.1%) in eyes with no hyperemia grade change, -5.2±2.2 mm Hg (-21.5±7.6%) in eyes with a hyperemia grade change of 1, -7.3±2.8 mm Hg (-32.0±8.9%) in eyes with a change of 2, and -10.8±2.7 mm Hg (-46.1±8.6%) in eyes with a change of 3 or 4 (P<0.0001). There was a significant correlation between intraocular pressure change and hyperemia grade change (intraocular pressure: r=0.535, P=0.0001; percent of intraocular pressure: r=0.755, P=0.0001).

CONCLUSION:

A statistically significant correlation was found between a change in intraocular pressure and conjunctival hyperemia severity induced by latanoprost.

Etiketler:

hipotansif yağlar

Üç yıllık kanaloplasti sonuçları

HalilAtes 27. Eylül 2011 10:35

44 Graefes Arch Clin Exp Ophthalmol. 2011 Oct;249(10):1537-45 künyeli dergide; Bull H, von Wolff K, Körber N, Tetz M.'in yayınladıkları "Three-year canaloplasty outcomes for the treatment of open-angle glaucoma: European study results" başlıklı çalışma kanaloplasti alanındaki en kapsamlı çalışma niteliğinde. 109 hastaya kanaloplasti veya fakokanaloplasti yapılmış ve GİB değerleri ve komplikasyonlar açısından değerlendirilmiş.

Yazarlar yeterli basınç düşüşüyle birlikte düşük oranda komplikasyon elde ettiklerini belirtmişler. Çalışmayla ilgili tabloları aşağıda görebilirsiniz;

 

 

 

 

 

Etiketler:

kanaloplasti

Prof. Dr. Pınar Aydın'ın yeni kitabı

HalilAtes 22. Eylül 2011 17:47

43 Pınar Aydın kitap üretmeye devam ediyor. Bu kez çocuk hastalar ve onların aileleri için "Az gören çocukların aileleri için el kitabı" başlıklı bir klavuz hazırlamış. Çocuk hastaya yaklaşım apayrı bir sanat; iletişim kurulması, şikayetinin algılanması, muayenesi, tedavisinin düzenlenmesi kadar, çocukların aynı zamanda yaşam koçları olan ailelerinin de savaşı benimsemesi, birlikte (çocuk-aile-doktor) kutsal üçlüyü oluşturmaya teşvik edilmesi gerekiyor.

Kitabı ofisinizde hedef kitleye tanıtmak için bulundurmanızı tavsiye ederim.

Etiketler:

kitap duyuruları

ESCRS 29. kongresinin ardından

HalilAtes 22. Eylül 2011 09:33

42 Viyana'da yapılan kongrede sahneye çıkan en önemli konu son zamanlarda yapılan katarakt kongrelerinde olduğu gibi, yine femtosecond laser katarakt cerrahisiydi. Olayın felsefi, bilimsel, sosyal ve ekonomik yanları var. Benim önem verdiğim felsefi tarafı, çünkü diğer tarafları henüz muamma. Dünya siyasi tarihinde çeşitli dönemler var, orta çağ, sanayii dönemi gibi. Yaşadığımız çağ sanırım "bir teknolojik devrim yap" çağı. Ardından da bunu hızla yap, hızla dönüştür, hızla eskit, hızla alsınlar, hızla zengin ol ve oldurt gibi ek katmanları var bu çağın. Ana tema şu; birşey keşfediliyor, keşfedilen şeyin gerekliliği sorgulanmadan aynı bir pop yıldızının reklamı gibi kitlelere tanıtımı yapılıyor. Üretilen bu prototip pahalı birşey olduğu için hedef kitlenin geniş bir kitle olması beklenmiyor, hedef kitle şu an ellerinde bu sürüm öncesi en son ürün olan zengin ve iyi kazanan kişilerden oluşuyor. Bu kişilerin şu anki gelirlerini sürdürebilmeleri için en son çıkan bu ürünü edinmeleri gerektiği toplantılarda bilgi pompalamasına tabii tutuluyor. Hedef kitlelerin zenginliklerini sürdürebilmeleri için ilk şart, yeni sürümü keşfedeni önce zengin etmeleri gerekiyor. Zamanla siyasi irade, hukuk gibi erkler de bu yeni keşfin dışında kalanların suç işlediklerini, çağın gerisinde işler yaptıkları için hizmet verdikleri kişilerin sağlığını tehdit ettiklerini söyleyecek ve sistemin devam etmesini sağlayacaklardır. Bu çarka karşı gelme gücümüz var mı, bu yazıyı neden yazdım?; Çağa karşı gelmek tasfiye anlamına geliyor, böyle bir niyetim yok, en azından hikayenin farkında olduğumuzu ve heyecanlanmadığımızı bildirmek için günlüklerin gücü kadar haykırmak gerekiyor arada. 

Etiketler:

kongre haberleri

George Frideric Handel neden kör oldu?

HalilAtes 14. Eylül 2011 09:59

Handel (1685-1759) barok müziğin Bach ile birlikte tartışmasız en büyüğüydü. Yaşamının sonlarında görme yetisini kaybetti.

Görme azalmasıyla başvurduğu Bach'ın da doktoru olan İngiliz doktor John Taylor tarafından katarakt teşhisiyle ameliyat edildi. Ancak Bach gibi o da ameliyattan sonra görmesini iyice yitirdi. Bugün Handelîn aslında glokom veya YBMD + koroid nv olduğuna dair pek çok makale yayımlanmıştır.

Bach ve Handel'in yollarının John Taylor'da kesişmesi ve ikisinin de farklı da olsa katarakt komplikasyonları sonucu görmelerini yitirmeleri oftalmolojinin ilginç anekdotları arasında sayılabilir.

Şimdi size Handel'in benim için ene önemli eseri, Ariodante'yi Philippe Jaroussky'den sunuyorum;

 

Etiketler: , ,

görme engelli ünlüler | müzik

Bugün glokom harici bir yazı

HalilAtes 10. Eylül 2011 13:54

Bugün glokom harici bir yazı yazmak istiyorum. Üniversitelerde değişimler oluyor, genç arkadaşların morali bozulmuş olabilir ve bilim alanlarına yoğunluklarını kaybetmiş, isteksiz bir hal almış olabilirler. Benim böyle zamanlarda sığındığım liman kitaplar ve müzik oluyor. ��şte size her ikisinden birer alıntı; Thomas Bernhard'dan ilki; "dünyanın geri kalanına deyiş yerindeyse erkenden gözlerimi açan kişi amcam Georg'du, Wolfdegg ve Avusturya dışında başka yerler de olduğuna, çok daha muhteşem, çok daha akıl almaz şeyler olduğuna ve çoğunlukla varsayıldığı gibi dünyanın tek bir aileden değil, milyonlarca aileden, tek bir yerden değil, milyonlarca böyle yerden ve tek bir halktan değil, yüzlerce ve binlerce halktan ve tek bir ülkeden değil, yüzlerce ve binlerce, hepsi de çok güzel ve çok önemli olan ülkeden oluştuğuna gözlerimi açan oydu. Bütün insanlık tüm güzellikler ve olanaklarla dolu sonsuzluktur derdi Georg amcam, Yalnız ahmaklar kendinin sona erdiği yerde dünyanın sona erdiğini düşünür." Şimdi de bir müzik; Luciano Pavarotti'den ill canto.

Etiketler:

müzik

Oküler yüzey hastalığı ve glokom

HalilAtes 9. Eylül 2011 11:26

39 65 yaşın üzerindeki popülasyonun %15’inde oküler yüzey hastalığı (OYH) mevcuttur. Gözde kuruluk, yanma, batma, kızarıklık, fotofobi ve görme keskinliğinde azalma gibi rahatsızlıkları olan bu hastalar, tüm göz hastaları arasında en şikayetçi olan kesimdir. Glokomlu hastaların %59’unda OYH saptanmıştır. Özellikle Benzalkonium chloride (BAK) içeren göz damlaları kullananlarda bu oranın fazlalığı dikkat çekmektedir.

OYH, glokomlu hastalar tedaviye uyumu düşürmektedir. Bildiğiniz gibi glokomlu hastanın başlangıçta ciddi bir şikâyeti yoktur. Siz onun optik sinir ve görme alanı bulgularına göre, tedavisiz kalırsa gelecekte görsel yoksunluğa düşeceğini öngörürsünüz ve tedavi başlarsınız. Hasta bu öngörüyü algılayamazsa (hastalığı hakkında yeterli bilgi verilmeyen hasta) OYH şikâyetleri sonucu tedavisini aksatır.

OYH ayrıca glokom cerrahisinin başarısını da düşürmektedir. Cerrahi alanda fibrozis yaratarak filtrasyonun oluşmasını engellemektedir.

Çözüm özellikle BAK’sız ilaçların kullanımını özendirmek, SLT gibi tıbbi tedaviye alternatif tedavi modelleri öne çekmek olabilir. OYH saptanan hastalarda güvenli glokom cerrahilerini primer tedavi seçeneği olarak kullanmak da hastayla yapılacak konuşma sonrası gerçekleştirilebilinir.

AJO internet sitesinde bugün çıkan (baskıdaki makale) Simon E. Skaliky, Ivan Goldberg, ve Peter Mccluskey’in “Ocular Surface Disease and Quality of Life in Patients with Glaucoma” başlıklı çalışması da bu konu üzerinde ufuk açıcı nitelikte. Özetini bilgilerinize sunuyorum;

 

 

PURPOSE: To investigate the relationship between ocular surface disease and glaucoma-related quality of life (QoL), glaucoma severity, and treatment in patients with open-angle glaucoma.

METHODS: SETTING: Clinical practice. STUDY POPULATION: One hundred twenty-four participants—patients with mild (n = 48), moderate (n = 34), or severe (n =19) glaucoma and 23 controls (glaucoma suspects) not receiving glaucoma treatment—were enrolled. Severity was stratified according to binocular visual field loss.

OBSERVED PROCEDURES: Demographic information, the Ocular Surface Disease Index (OSDI), and Glaucoma Quality of Life-15 (GQL-15) questionnaires were administered.

MAIN OUTCOME MEASURES: OSDI score, GQL-15 score, number and type of glaucoma medications, daily dose of benzalkonium chloride (BAK), and visual field indices.

RESULTS: OSDI scores and the number of patients with OSD increased with increasing glaucoma severity (P < .001 and P < .005). GQL-15 scores reflected decreased QoL with increasing glaucoma severity (P < .001). These trends were maintained after sub-stratification for age and sex. On univariate regression OSDI was significantly correlated with GQL-15 summary score, glaucoma severity, multiple topical glaucoma medications, worse eye mean deviation and pattern standard

deviation, use of topical beta blockers, topical carbonic anhydrase inhibitors, daily dose of BAK, and glaucoma filtration surgery. On multivariate regression GQL-15 summary score (odds ratio [OR] 4.14, 95% confidence interval [CI] 2.59–6.63, P < .001) and a daily dose of BAK greater than 3 (OR 2.47, 95% CI 1.17-5.21, P =.018) were predictive of OSDI score.

CONCLUSIONS: OSD is more common in patients with increasing glaucoma severity and is associated with poorer glaucoma-related QoL and higher exposure to BAK.

Etiketler:

hasta uyumu | oküler yüzey hastalığı ve glokom

Başlarken

Glokom-Net sitesinde glokoma ilgi duyan asistan ve uzman arkadaşlar için birçok konuda bilgi mevcuttu, ancak güncel bilgilerin, daha kolay takip edilebilen, daha sıcak ve daha yakın  bir formda olmasını, blog formatının avantajlarını kullanarak sürdürmek istedim, hepinize yararlı olması dileklerimle.

Prof. Dr. Halil Ateş

 

facebook

www.facebook.com/glokom.net adresinden siteyi takip edebilirsiniz.

İçindekiler

Yazı başlıklarına ulaşmak için lütfen tıklayınız.

Son yorumlar

Comment RSS

Bulut

Aylara Göre