Bekleme odasında klasik müzik çalmamalı mıyız?

HalilAtes 17. Şubat 2016 11:34

Glokom hastalarında karakter ve mizaç özellikleri” başlıklı blogu okuyanlar hatırlayacaktır, glokomlu insanlar duygusal ve endişeli karakter özelliklerine sahiptirler. Karakterlerinin doğası gereği stresten etkilenme olasılıkları yüksek olan bu hastaların dış olaylardan etkilenerek göz içi basınçlarının artığı çeşitli çalışmalarda gösterilmiştir. Mental stresi azaltacak rahatlatıcı faaliyetler, örneğin yoga, dinlenme, kuş sesleri, doğada bulunma ve rahatlatıcı müzik gibi hastayı dinginliğe sevk edici etmenler acaba GİB’nı düşürür mü sorusu yukarıda belirttiğim çalışmaların sonucu olarak akademisyenlerin merakını uyandırmıştır.

“Short-term effects of relaxation music on patients suffering from primary open-angle glaucoma” başlıklı çalışma da bu kapsamda değerlendirilebilecek çalışmalardan biridir. Kulaklıktan 30 dakika rahatlatıcı müzik dinletilen grup ile kontrol grubu arasında yapılan mukayesede; görme keskinliğinde kısa süreli artış, GİB’nda düşüş ve kısa dönem mental algılamada yükseliş saptanmış.

Antik Hipokrat tıbbında müziğin tedavi aracı olarak kullanıldığı biliyoruz, bu çalışma sonuçları yapılan işlemin doğru olduğunu gösteriyor.

Çalışmanın yapıldığı Marburg şehri Alman romantik akımının şekillendiği yerlerden biri. Hukuk, sosyal bilimler, şiir ve müzik gibi konularda yoğunlaşan bir üniversite kenti Marburg. Biz şehri daha çok Grimm Kardeşlerin massallarından tanırız. Yani orada yaşamadan bu veriler ışığında, Marburg insanının nasıl stresli bir yapısı olabilir, bu çalışma için uygun bir yer mi Marburg düşüncesi kafamı kurcaladı.

Çalışmadan çıkarılacak belki bir başka sonuç; glokom hastasının bekleme odasında klasik müzik yayınının yapılmaması olabilir. Muayene sırasını beklerken rahatlayan hastanın basıncı düşük çıkabilir ve kararlarınızda yanılgılara yol açabilir J.

Makaleyi okurken rahatlatıcı müzik olarak neden bahsedildiğini hep merak ettim. Dinletilen parçalar yazılmamış. Aşağıdaki parça en azından beni rahatlatıyor, bundan eminim, hadi şimdi hep birlikte basınçlarımızı biraz düşürelim;

 

 

Yukarıda dinlediğiniz Beethoven’in ay ışığı sonatının bizi de ilgilendiren bir hikayesi var, şöyle;

“Bir gün Beethoven, bir arkadaşı ile birlikte Viyana sokaklarında dolaşmaktadır. Tam bu sırada bir apartmandan piyano sesi geldiğini duyar ve kafasını kaldırıp bakar. Apartmanın ikinci katındaki cam açıktır ve ses oradan gelmektedir. Arkadaşına, çalan kişinin muhteşem çaldığını ve onu görmesi gerektiğini söyler.

İkisi birlikte ikinci kata çıkıp kapıyı çalarlar. kapıyı açan kadın, Beethoven’i hemen tanır ve şok olur. Beethoven, piyano sesine geldiğini ve muhakkak çalan kişiyi görmek istediğini söyler. kadın, piyanoyu çalanın kızı olduğunu ve tanışmaktan mutlu olacağını belirterek onları içeri alır. Beethoven, piyano çalan kızın olduğu odaya girer. annesi kıza, Beethoven’in geldiğini söyler ve kız çok heyecanlanır, hemen ayağa kalkar, fakat kız kördür.

 

Bunu gören Beethoven, "lütfen benden bir şey isteyin" der, maddi bir şey isteyeceklerini düşünerek. Kızın cevabı şu olur; "ben hiç ay ışığı görmedim, bana ay ışığını anlatır mısınız?" Bunun üzerine Beethoven piyanonun başına geçerek, ayışığı sonatını, doğaçlama olarak besteler.”

Etiketler:

GİB ölçümü | müzik

Perforan yaralanmalardan sonra glokom görülme sıklığı

HalilAtes 29. Eylül 2015 11:15

Tatil dönemi bitti, glokom-net yazılarına kaldığımız yerden devam ediyoruz; bugün dikkatinizi çekmek istediğim ilk konu Eye dergisinin basım bekleyen yayınlar arasında sunduğu “Incidence and risk factors for traumatic intraocular pressure elevation and traumatic glaucoma after open-globe injury.” başlıklı çalışma.

515 göz ortalama 12.6±20.1 yıl izlenmiş ve 120 gözde gib yüksekliği saptanmış. Bunların %6.2’sinde (32 göz) glokom gelişmiş. 6 gözde (%1.2) glokom cerrahisine gerek duyulmuş.

Perforan göz yaralanmalarından sonra gelişen gib yüksekliği ile hastanın keratoplasti geçirmesi ve intraoküler hemoraji olması arasında bir ilişki bulunmuş.

Çalışma hasta sayısı ve takip aralığı açısından dikkate almamız gereken bir çalışma, Keratoplasti ve ioh’nin glokom riskini artırması yaralanmanın kötülüğü ile doğru orantılı olabilir bu yüzden bana pek anlamlı gelmedi.

Glokomun çıkış süreci ilk 6 ayda yoğunluk göstermiş (künt travmalı açı gerilemelerinde zaman daha geçtir).

Bu hastaların kornea yüzeyindeki düzensizlikler nedeni ile gib ölçümü dahil tüm glokom tanı kriterlerini yerine getirmek oldukça güçtür, bu yüzden korkak davranmak ve yüksek basınçta (tonopen, kornea düzensizliklerinde en iyi gib ölçüm tekniğidir) tıbbi tedaviye başlamak taraftarıyım.

 

Keratoplastinin glokom ile birlikteliğini şurada anlatmıştım, tekrar değinmeyeceğim, ancak perforan yaralanmalarda yara yeri sızdırmazlığını sağlamanın güç olduğunu, bu yüzden sıkı sütürasyon gerekebileceğini belirtmek isterim. Bu da açı distorsiyonlarına yol açacaktır, özellikle perforan kornea yaralanmalarından sonra yapılan penetran keratoplastilerde glokom yönünden sıkı takip gerekir.

Etiketler:

GİB ölçümü | glokomda kornea | keratoplasti | travmatoloji

Santral kornea kalınlığının glokoma etkisi

HalilAtes 23. Ocak 2015 11:20

Santral kornea kalınlığı değerlerine göre GİB sonuçlarının revize edildiğini sıklıkla görüyorum. Yanda gördüğünüz gibi çevrim tabloları da zaman zaman yayımlanıyor. Santral kornea kalınlığı ile GİB değeri arasında lineer bir ilişki yoktur. Applanasyon tonometrisi ölçümleri santral kornea kalınlığı, korneal histerezis, korneal viskozite, kollajen doku dağılımı ve göz yaşı nitelik ve niceliği gibi pek çok faktörden etkilenmektedir.

Santral korneanın ince olması, GİB ölçümünden bağımsız glokom için bir risk faktörüdür, tıpkı ailede glokom olması, travma geçirilmiş olması veya GİB’nın yüksek bulunması gibi.

Akılda tutulması gereken; ince kornea GİB değerlerini yalancı düşük, kalın korneanın ise yalancı yüksek bulmamıza neden olabileceğidir, ancak bu bir kural değildir ve formülize edilemez. Kornea ödemi, büllöz keratopati gibi durumlarda ise yalancı düşük değerler ölçme olasılığımızın olduğunu da unutmamalıyız.

Etiketler:

GİB ölçümü | glokomda kornea

Hedef basınç kavramı

HalilAtes 28. Kasım 2014 12:39

Bütün alfabe çalışmaları göz içi basıncı yüksekliğini glokomun oluşması ve progresyonu için bir risk faktörü olduğunu ortaya koymuştur. Bu bağlamda basıcın düşürülmesi oküler hipertansiyonun glokoma dönüşmesini ve glokomun progresyonunu önlemede etkili bulunmuştur. Optik sinir hasarının fazlalığı ile basınç değeri arasında ters bir orantı olduğu vurgulanmıştır, yani hastalık ne kadar ileri seviyedeyse ortalama basınç o kadar düşük tutulmalıdır. Bu teoriyi okurun gözünde canlandırması için sayısal değerler de verilmiştir; ileri düzey glokomlu hastalar için basıncın 14 mmHg altında bulundurulması gereği söylenmiştir.

Söylem, daha çok ilaç ve daha çok ameliyat ile gerçek hayata yansımıştır. Hastalarımızın yaşam kaliteleri bozulmuş, ameliyatların getirdiği komplikasyonlar ile karşılaşılmıştır.

Glokom multifaktöriyel bir hastalıktır. Göz içi basıncı ile glokomun varlığı arasında sebep-sonuç ilişkisi yoktur. Dolayısıyla glokom yargılarımızda global bir bakış açısında bulunmak bizi kör kuyularda merdivensiz bırakabilir. Her hastanın hikayesi farklı olabilir. Her hasta için var olan kanıtlar ışığında, onun yaşam kalitesini bozmadan, ek bir adım atmaya değecek bir risk olup olmadığını sorgulamalıyız.

Temel felsefemizi bir kenara bırakmadan (düşük basınç iyidir) hastanın progresyon hızı ile yaşam beklentisini de hesaba katmalıyız. Hedef basınç, belirli bir sayıdan ziyade, o hastada progresyonu yavaşlatan basınçtır.

 

Festina lente” (yavaşça acele et) her zaman olduğu gibi hedef basıncın saptanmasında da temel felsefemiz olmalıdır.

Etiketler:

GİB ölçümü | glokom progresyonu | Risk faktörleri

EGS Rehberi 3 (Basıncı ölçüyoruz)

HalilAtes 14. Temmuz 2014 11:22

EGS Rehberinde muayene bölümünü incelemeye başlıyorum.  Önce GİB ölçüm teknikleri; hemen belirteyim glokom muayenesi Goldmann applanasyon tonometrisi ile yapılır. Bu cümleden, diğer ölçüm şekillerinin kullanılmaması gerektiği sonucunu çıkartmamalıdır. Hepsinin kullanım alanları farklıdır. Applanasyona başlamadan diğerlerini kısaca inceleyelim.

Dinamik kontur tonometri (pascal): Kornea kalınlığından en az etkilenen basınç ölçüm tekniğidir. Sistol ve diastol basınçları da gösterdiği için ek bir avantaj sağlar. Kullanımı zordur, ölçüm güvenliği yapılan son çalışmalarda sorgulanmıştır.

Non-kontakt tonometri:  Poliklinik ortamında kontaminasyondan kaçınmak maksadı ve tarama amacıyla yapılan ölçüm tekniğidir. 

Ocular response analyser (ORA): Kornea histerezisini verdiği için korneaya bağlı basınç ölçüm yanlışlıklarını minimalize eder. Rutin kullanımdan ziyade, riskli grupların basınç değerlendirilmesinde kullanılmalıdır.

Ocuton S: Ev tonometresidir. Topikal anestezi gerekir.

Reound tonometri: Ev tonometrisidir. Çocuklar için de kullanılabilinir.

Tonopen: Kornea yüzey problemi olan hastalarda kullanımı tavsiye edilir.

Triggerfish: Kontakt lense implante edilen duyargası sayesinde 24 saatlik veri toplayabilir. Güvenliği hakkında henüz yeterli veri yoktur.

 

Goldmann applanasyon tonometrisi: GİB ölçümünde altın standarttır. Altının anlamı, aksi belirtilmedikçe yazılı basınç değerlerinin bu aletle ölçüldüğü varsayılır. Kornea yapısından, kalınlığından, gözyaşı kalınlığından ve fluorescesin miktarından etkilenebilir.


 

GİB ölçümünde etkili faktörleri şöyle özetleyebiliriz;

Korneanın durumu

Yüksek değer verir

Düşük değer verir

İnce santral kornea

 

x

Kalın santral kornea

x

 

Epitel ödemi

 

x

Aşırı gözyaşı

 

x

Kuru göz

x

 

Refraktif cerrahi geçirmiş

 

x

 

Yeri gelmişken söylemekte fayda var, santral kornea kalınlığı değeri ile ölçülen GİB değeri arasında formülize edilen bazı tablolar görmekteyim, iki değer arasında lineer bir ilişki yoktur, dolayısıyla “ölçülen değer aslında şudur” şeklinde yapılacak olan yorumlar hatalıdır. Bu tablolara önem vermeyiniz. Sadece ince santral korneada GİB değerinin düşük ölçüleceğini bilmemiz (yukarıdaki tabloda gösterilen diğer hata olasılıklarıyla birlikte) yeterlidir.

Ölçülen GİB değeri ne işimize yarayacak? Glokom ile hastanın ölçülen GİB değeri arasında da lineer bir ilişki yoktur. GİB yüksekliği glokomda sadece bir risk faktörüdür. Ona fazla anlam yüklemek çağcıl bir yaklaşım olmaz. Optik sinir ve görme alanı analizleri ile glokom tanısı ve takibi yapılmaktadır. Diğer yazılarımızda bu konuya döneceğiz.

 

 

Etiketler:

akış şemaları | GİB ölçümü

Korneal ödemde GİB nasıl ölçülmeli?

HalilAtes 9. Eylül 2013 08:53

Korneal ödem ve GİB yüksekliği sık görülen bir birliktelik. Ödem korneanın primer veya sekonder hastalıklarında görülebiliyor. Santral kornea kalınlığının artmış olması, GİB derlerini gerçeğinden yüksek ölçtüğümüz kanısını doğursa da kalın-ince kornea ve GİB  değeri arasındaki ilinti kornea ödeminde ters yönde işlemektedir; yani Aplanasyon tonometresi ile bulduğumuz değerler gerçek değerlerden aslında daha düşük değerlerdir. Gerçeğe en yakın GİB değerini nasıl bulabiliriz?

J. Glaucoma Eylül 2013 sayısında yayınlanan makalede aplanasyon, tonopen, ORA ve i-care tonometreleri invitro model üzerinde karşılaştırılmış. Manometrik değerlere en yakın ölçümler tonopen XL ve İCare ile bulunmuş. Neden olarak en düşük kornea temas alanının bu iki alet ile sağlandığı ve değişen kornea biomekaniğinin yarattığı gerçek GİB değerleri sapmalarının en az bu aletleri etkilendiği gösterilmiş.

Etiketler:

GİB ölçümü

DSEK açmazı

HalilAtes 21. Temmuz 2013 16:59

"Intraocular Pressure Measured With Goldmann, Noncontact, Schiøtz, and Dynamic Contour Tonometry After DSEK." başlıklı çalışma DSEK'in yaygınlaşması ile bizi bekleyen yeni sorunlara dikkat çekiyor. DSEK yapılan hastaların; primer hastalıkları, DSEK prosedürü ve kullanılan topikal kortizona bağlı glokom gelişme olasılığı yüksek olduğu öngörülebilir. Çalışma Nonkontakt ve aplanasyon tonometrilerinin basıncı düşük, Pascal tonometresinin yüksek, Schiotz tonometresinin ise çok değişken ölçtüğünü ortaya koymuş. Tam bir bilmece, Ben basınca bakmam Glokom değişkenlerine bakarım diyen okurlar için; bu hastalarda OD görüntüleme ve görme alanı işlemlerinin de standart kurgulamanın dışında olduğunu hatırlatalım. Herhalde tanı ve tedavi için "vahiy" gelmesini bekleyeceğiz.

Etiketler:

GİB ölçümü | glokomda kornea

Dua tabakasının glokom yönü

HalilAtes 26. Haziran 2013 00:22

Ophthalmology dergisinde Harminder S. Dua ve arkadaşlarının korneada yeni bir tabaka bulduklarını belirten çalışmasından sonra, kornea transplantasyonu ve kornea hastalıklarında yeni anlayışların ortaya çıkabileceği öngörüsünde bulunuldu.

Glokom açısından değişen birşey olur mu? Yapılmış bir çalışma veya yorum henüz yok, spekülasyonda bulunmak gerekirse; Dua tabakası bir glokomcu için de önemli olacak. Çünkü Dua tabakası, korneanın biomekaniğini yapılandıran bir katman olduğu ortaya çıkınca; göz içi basıncının ölçümünde yaşadığımız problemlerdeki değişkenlikler ve non-penetran glokom cerrahisinin önemli bir penceresi olan korneal alandan perkolasyon miktarının tayini ve/veya intraoperatif kornea perforasyonlarının olasılıkları üzerine çeşitli araştırmaların yapılması gerekliliği ortaya çıkmıştır.

Açılan her pencere yeni bir ufuk gözlememize yol açıyor, heyecan verici.

Etiketler:

GİB ölçümü | glokomda kornea

Korneal histerezis düşüklüğü progresyonu artırıyor mu?

HalilAtes 16. Mayıs 2013 20:28

Ophthalmology dergisindeki “Corneal Hysteresis as a Risk Factor for Glaucoma Progression: A Prospective Longitudinal Study” başlıklı çalışma, Ocular Response Analyzer (ORA) ile yapılan korneal histerezis (CH) ölçümlerini görme alanı progresyonu ile karşılaştırmış. 68 hasta 4 yıl izlenmiş ve ortalama 7 görme alanı ölçümü yapılmış.

Korneal histereziste her 1mmHg’lık düşüklük, görme alanı indeksinde (VFI) yıllık %0.25 düşüşe yol açmış, yani progresyonu hızlandırmış.

Yüksek basınç ve düşük  CH oranlı hastalar en hızlı progrese olan hastalar olarak saptanmış. CH’in santral kornea kalınlığına göre  progresyon üzerine daha olumsuz etkileri olduğu saptanmı��.

Çalışma ilgili firma ve NIH tarafından desteklenmiş, CH ile glokom arasında sebep sonuç ilişkisi olmadığını hatırlatmada yarar var. 

Etiketler:

GİB ölçümü | glokom progresyonu

24 saat göz içi basınç ölçer duyarlı kontakt lensler

HalilAtes 27. Mart 2013 10:43

 

Bir süredir basınca duyarlı kontakt lensler glokom pratiğinde yer almakta. 24 saatlik monitörizasyon sağlayarak günlük basınç dalgalanmalarını tespit etmeye çalışan bu aletlerin bize neler kazandırabileceğini tartışmak istiyorum;

Günlük basınç dalgalanmalarının fizyolojik bir durum olduğunu biliyoruz. Yapılan çalışmalarda glokomlularda değişim miktarlarının daha fazla olduğu ve glokomun progresyonunda etkin rol oynadığı gösterilmiş, yani diurnal fluktuasyonun glokom progresyonunda bir risk faktörü olduğu belirtilmiş.

Glokomun komplex bir yapı olduğunu unutmayalım, glokomun nedeni halen bilinmiyor. Risk faktörü olarak kabul ettiğimiz hiçbir gelişme ile glokom arasında sebep-sonuç ilişkisi bulunmamaktadır.

Glokomun progrese olup olmadığı görme alanı ve optik sinir görüntüleme yöntemlerine bakarak değerlendirmekteyiz. Basınç dalgalanmalarının tespiti başlı başına bir kanıt olmaktan uzaktır, kişisel varyasyonlar ve hedef basınç farklılıkları algıda çekince doğurmaktadır.

Sonuç olarak basınca duyarlı kontakt lensleri iyi niyetli bir alet olarak görmekle birlikte, bugünkü  glokom takip felsefemizin gerisinde olduğunu söyleyebilirim.

Etiketler:

akış şemaları | GİB ölçümü | glokom progresyonu | yeni alet tanıtımı

Başlarken

Glokom-Net sitesinde glokoma ilgi duyan asistan ve uzman arkadaşlar için birçok konuda bilgi mevcuttu, ancak güncel bilgilerin, daha kolay takip edilebilen, daha sıcak ve daha yakın  bir formda olmasını, blog formatının avantajlarını kullanarak sürdürmek istedim, hepinize yararlı olması dileklerimle.

Prof. Dr. Halil Ateş

 

facebook

www.facebook.com/glokom.net adresinden siteyi takip edebilirsiniz.

İçindekiler

Yazı başlıklarına ulaşmak için lütfen tıklayınız.

Son yorumlar

Comment RSS

Bulut

Aylara Göre