Türkiye körlük oranları; Saha çalışmasından fikir yürütmek

HalilAtes 9. Şubat 2016 11:50

Sağlık politikalarının belirlenebilmesi için saha ve genel hasta ve hastalık profillerinin çıkartılması gerekir. Neredeyiz, uyguladığımız politikalar başarılı mı, yapılması gerekenler neler, tüm bunları bu tür çalışmalar sonucunda anlayabiliriz. SA Kıvanç ve arkadaşlarının “Sociodemographic status of severely disabled and visually impaired elderly people in Turkey” başlıklı çalışmasını bu açıdan önemsedim.

Çalışma Erzurum bölgesi ile sınırlı bir çalışma olmasına rağmen, benzer çalışmaların azlığı nedeniyle Türkiye profili açısından dikkate alınması gerekir.

Table 3 Ocular diseases causing visual impairment and blindness 

Ocular diseases

Patients with eye diseases

 

Blindness

 

Visual impairment

N

%

 

N

%

 

N

%

Lens-related diseases

47

39.2

 

18

25.4

 

11

50.0

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Cornea-related diseases

6

5.0

 

5

7.0

 

1

4.5

Glaucoma

21

17.5

 

21

29.7

 

 

 

Retina-related diseases

 

 

 

 

 

 

 

 

Age-related macular degeneration

19

15.8

 

5

7.0

 

8

36.4

Retinal detachment

7

5.8

 

7

9.9

 

 

 

Degenerative myopia

6

5.0

 

5

7.0

 

 

 

Diabetic retinopathy

4

3.3

 

 

 

 

2

9.1

Macular dystrophies

2

1.7

 

2

2.8

 

 

 

Retinitis pigmentosa

2

1.7

 

2

2.8

 

 

 

Total

40

33.3

 

21

29.5

 

10

45.5

Optic nerve-and globe-related diseases

6

5.0

 

6

8.4

 

 

 

 

Katarakt, glokom ve YBMD’nin körlük nedenlerinin başında geldiği tablodan izlenebiliyor. Kataraktın Türkiye için bir körlük nedeni olarak görülmesi ne tür duygular yarattı sizde bilemiyorum, bende umut ve umutsuzluğu aynı anda yaşattı, tabi bölgesel farklılıkların, ya da Erzurum’a henüz ulaşılamamış olmasının etkileri olabilir.

 

Table 6 Comparison of blind patients with visually impaired patients according to their sociodemographic characteristics 

 

Social security status

 

Place of residence

 

Regular follow-up

 

Gender

SSI

 

No-SSI

 

Urban

 

Rural

 

Yes

 

No

 

Men

 

Women

N

%

 

N

%

 

N

%

 

N

%

 

N

%

 

N

%

 

N

%

 

N

%

Visual impairment

6

60.0

 

4

40.0

 

4

40.0

 

6

60.0

 

0

0

 

10

100.0

 

6

60.0

 

4

40.0

Blindness

17

51.5

 

16

48.5

 

7

21.2

 

26

78.8

 

4

12.1

 

29

87.9

 

12

36.4

 

21

63.6

P value

0.801

 

0.715

 

0.248

 

0.184

N= number; SSI= social security insurance; No-SSI= no social security insurance.

 

Sigortası olan veya olmayan hastaların körlük oranlarına bakıldığında çarpıcı bir sonuç ile karşılaşıyoruz. Bunun iki anlamı olabilir; ilki sigortası olmayan hastalar doktora gitmedikleri için tanıları konulmamış, bu yüzden tabloda yansımamış olabilirler, ikincisi ise sigorta kapsamı tam anlamıyla vatandaşları korumuyor. Aslında her iki anlam da aynı yere çıkıyor; sağlık sistemimiz tam anlamıyla koruyucu hekimlik yapamıyor. Körlük oranlarının kadınlarda ve kırsal kesimde daha fazla olması da kadınların maruz kaldığı ayrımcılığın sağlık alanında da sürdüğünün bir göstergesi olsa gerek.

Etiketler:

görme fizyolojisi | hastalar için | Oftalmoloji haberleri

gonyoskopi.com açıldı

HalilAtes 2. Ocak 2016 15:08

Blog'un takipcileri, Prof. Dr. Atilla Bayer'in Gonyoskopi kitabının tanıtımını hatırlayacaklardır. Bayer, projesini bir adım daha ileri götürerek www.gonyoskopi.com u yayına açtı. Açı muayenesinin teorik bilgilerinin yanı sıra, örnek olgular üzerinden anatomik ve patolojik resimler de içeren site videoların eklenmesiyle gelecekte daha da genişleyecek. Glokom muayenesinin olmazsa olması gonyoskopinin, bu site sayesinde özellikle asistan arkadaşların bilinçli kullanımına girecektir. Prof. Dr. Atilla Bayer'i eğitime yaptığı katkılardan dolayı kutluyorum.

Etiketler:

eğitim | Oftalmoloji haberleri | yayın

Monoprost: günün sevindirici haberi

HalilAtes 9. Aralık 2015 11:35

Blogun takipçileri preservan içermeyen göz damlalarına verdiğim önemi fark etmişlerdir. Bugün de mutlu bir haber vermek için kolları sıvadım; latanoprost’un preservan içermeyen formu çok yakında Monoprost adıyla Thea firması tarafından piyasaya sürülecek.

Halen Saflutan haricinde preservan içermeyen glokom ilacımız bulunmadığını, bunun da SGK tarafından geri ödemesinin olmadığını çeşitli yazılarımda belirttim. Bu tür ürünlerin SGK tarafından onaylanmasının toplum sağlığı açısından çok önemli bir kazanım olacağına inanıyorum, zaten bu yazının maksadı da farkındalığın artırılmasını sağlamaktır.

Preservan içermeyen latanoprost’un içerenlere göre avantajlarını sıralayacak olursak;

  1. Soğuk zincir gerektirmediğinden kullanım kolaylığı ve hasta uyumunu artıracaktır.
  2. Kızarıklık, yanma-batma gibi konfor problemleri BAK içeren formuna göre daha azdır, bu da hastanın tedaviye uyumunu güçlendirir.
  3. BAK’ın konjonktiva sitolojisini bozma ve ileride yapılacak glokom cerrahilerindeki başarı oranını olumsuz etkileme potansiyelinden BAK içermeyen damlalarda kaçınmış olacağız.

 

Bu avantajlarının yanı sıra latanoprost’un diğer antiglokomatöz ilaçlara karşı üstünlüklerini de aynen koruyor olması Monoprost’un tercih sebebi olmasına vesile olabilir.

Etiketler:

hipotansif yağlar | ilaçlar | Oftalmoloji haberleri | oküler yüzey hastalığı ve glokom

Türkçe oftalmoloji dergilerinde glokom

HalilAtes 1. Haziran 2015 11:54

Bugün Türkçe oftalmoloji dergilerindeki glokom çalışmalarını gözden geçirmek istiyorum. Değerlendirmemi dergilerin web siteleri üzerinden yaptım. Konuya girmeden web siteleri hakkında da görüş bildirmek isterim; Türk Oftalmoloji Dergisi’nin (TJO) sitesi bence en iyi hazırlanmış site, bunu sırasıyla Glokom Katarakt Dergisi (GKD) ve Türkiye Klinikleri Oftalmoloji Dergisi (TKOD) izliyor. MN Oftalmoloji Dergisi’nin (MNO) web sitesi ise oldukça karmaşık ve hedefe ulaşmak neredeyse imkânsız. Tanınılırlık ve atıf ihtiyacı olan Türkçe oftalmoloji dergilerinin tam metne ulaşımda kısıtlama koymalarını anlamakta zorluk çekiyorum. TJO herhangi bir kısıtlamaya gitmeden tam metni vermesi bakımından diğerlerinden ayrılıyor. GKD dergi abonesi olunmasını, TKOD site aboneliği koşulu istiyor. MNO ise sadece özet vermekle yetiniyor.

Arşive ulaşmakta da benzer aksamalar var. Dergi içi tarama yapılacaksa tüm dergilerde anlamsız veriler elde ediliyor. Aradığınız hedefe ulaşmakta tüm dergilerde zorluk çekiyorsunuz. Türkçe dergilerin web sitelerini gözden geçirmesini ve ücretsiz erişebilir hale getirmesini dilerim.

Oftalmoloji dergilerimizin editör kurullarının en önemli görevlerinden birisi de bilim dalımızı Türkçe okunur ve yazılır hale getirmektir. Bu konu son derece önemli çünkü yazışmalarımızda kelimeleri nasıl kullanacağımıza bu kurulların aldığı ortak kararlar belirleyecektir. Bir tarama motoruna yazılan aranacak kelimenin yazılışının standart hale getirilmesi gerekir. Farklı yazım şekilleri o kelimeyi farklı kullanan çalışmaların taramada çıkmamasına yol açacağı için hem tarayanı hem de çalışma yapanı mağdur edecektir. Türkçeleştirme işlemini bir derginin yapması yeterli olmaz, tüm Türkçe dergilerin birlikte hareket etmesi gerekir.

Gelelim asıl konumuza; glokom konusunda yapılan çalışma sayısı geçmiş yıllara göre hayli düştü. Bu kanım istatistikî verilerden ziyade bir gözlemi barındırıyor. Bugün Türkçe dergilerimizin arşivlerine baktım. En yoğun glokom çalışması GKD’da görünüyor. Bunun doğal olduğunu düşünüyorum, çünkü derginin isminde de glokom olduğu için diğer yayınlar için bir kısıtlama getirilmiş. TJO’da bu yıl yayınlanmış 3 sayı içinde sadece bir glokom çalışması var. Bu çok az. Bunu anlamakta zorluk çektim, çünkü dergilerden alınan puanların birim üyesi olunmasındaki katkısı göz önüne alındığında TOD yönetimi kendi dergisine pozitif bir ayrımcılık yapıyor ve daha yüksek puan veriyor. Normal bir düşünce yapısı ile, çalışmasını yayınlatmak isteyenlerin önce TJO’nin kapısını çalması beklenir.  TKOD ve MNO dergilerinde dengeli bir konu dağılımı olduğu görünüyor.

 

Sonuç olarak glokom bazlı çalışmalar bakımından en iyi derginin açık ara GKD olduğunu söyleyebilirim. 

Etiketler:

eğitim | Oftalmoloji haberleri

Glaucoma Subspecialty FEBO

HalilAtes 13. Mayıs 2015 10:00

EGS, yaptığı kongreler, hastaların glokom farkındalığını artırıcı yayınlar, asistan arkadaşlara yönelik kurslar ve yayımladığı akış şemaları ile meslektaşlar arasında standardizasyonu sağlamaya çalışmasıyla biliniyor ve taktirle takip ediliyordu. Bu sene EBO bünyesinde yaptığı sınavla “Glaucoma Subspecialty FEBO” diploması da vermeye başladı. Sınav ve sertifikasyon bir kuruluşun olgunluğunun doruk noktasıdır. Kabul edilirliğinin, bir değer olduğunun ve kurumlaştığının göstergesidir.

 

EGS’nin bu ilk sınavını kazanan 9 aday arasında iki de Türk bulunması bizim için ayrı bir mutluluk. Dr. Zeynep Kayaarası Öztürker ve Dr. Mehmet Şahin Sevim’i kutluyorum.

Etiketler:

Oftalmoloji haberleri

EGS rehberi 4 çıktı

HalilAtes 6. Şubat 2015 23:01

EGS Rehberi'nin 4. edisyonu üzerine blogda yazılanları okuyanlar eminim bu haberi merakla bekliyorlardı; EGS, Amazon'da satış yaptıktan ve bir çok firmaya çıktıları pazarladıktan sonra sonunda "Free" haliyle sitesinde kitabın yüklenmesine izin verdi. Yakında Türkçe'sinin de basılı halde firmalar aracılığı ile meslektaşlara dağıtılacağı rehberin ülkemiz için hayırlı uğurlu olmasını dilerim.

Etiketler:

akış şemaları | eğitim | Oftalmoloji haberleri

Dünya glokom haftası

HalilAtes 5. Şubat 2015 16:48

Etiketler:

Oftalmoloji haberleri

Topikal antioksidan : COQUN çıktı

HalilAtes 27. Ocak 2015 12:12

Bu gün Türkiye’de yeni çıkan, GİB düşürücü özelliği bulunmamasına rağmen glokom tedavisinde antioksidan özelliği sayesinde yer bulmaya çalışan COQUN’dan bahsetmek istiyorum. İlacın içeriğinde antioksidan özellikli iki molekül olan Koenzim Q10 ve Vitamin E TPGS var. Sevindirici olarak koruyucu madde yok.

Blog takipçileri koenzim Q 10’un glokomdaki etki mekanizmasını anlatan yazıyı hatırlayacaklardır, tekrar okumak için şuraya bakılabilir. “Coenzyme Q10 and glaucoma” kelimeleriyle pubmed taraması yapıldığında az sayıda yayın ile karşılaşılabilinir. Özetle, literatürde pek çok deneysel iskemi ve glokom modellerinde koenzim Q10 nun RGH sağkalımını arttırdığı, apoptotik hücre sayısını ve glutamat miktarını azalttığı gösterilmiştir. Yine insanlarda topikal uygulama ile yeterli vitreous seviyelerine ulaşılabildiği de çalışmalarda gösterilmiştir. Prospektif bir klinik çalışmada, PAAG’lu olgularda topikal koenzim Q10 uygulanan grupta GİB’dan bağımsız olarak koenzim Q10 tedavisinin yaklaşık olguların %60’ında PERG yanıtlarında bir iyileşme sağladığı görülmüş ve bu durumun CoQ10’nun glokomda potansiyel nöroprotektif etkisi ile açıklanmaya çalışılmıştır. Koenzim Q10 nun glokomda nöroprotektif etkisinden sorumlu olabilecek 3 potansiyel mekanizma mevcuttur. Bunlardan birincisi oksidatif fosforilasyon elektron transport zincirindeki compleks I in güçlendirilmesi, ikincisi yine mitokondrilerdeki -permeability transition pore-denen kanalların açılışını önlemek, dolayısı ile apoptosisi durdurmak, son olarak da inflamasyondan sorumlu olan NF-KB inhibisyonudur.

Bu ilacın piyasaya verilmesiyle kronik topikal damla kullanan hastalarımız için ek bir kazanç daha sağlanmış oldu. Şişe tasarımı OSD (Ophthalmic Squeeze Dispenser) tekniği kullanılarak gerçekleştirilmiş. Bu sistem ile ilaç haznesi ile şişe ucu arasında bir valv sistemi bulunmakta ve şişe sıkıldığında kanaldan geçip dışarı çıkan damlanın yarattığı volüm kaybı kadar içeri giren hava şişenin uç kısmındaki tahliye odacığından hazneye girmeden dışarı atılmaktadır. Kontaminasyon bu şekilde önlenmektedir. Bu sistemin tek kullanımlık koruyucu içermeyen damlalıklara üstünlüğü standart damla volümüne sahip olması, kullanım kolaylığı ve şişe ağzının hasta tarafından düzensiz koparılma yerine makinede tornalandığı için pürüzsüz olmasıdır. Pürüzlü uçların kornea ile temasından kaynaklanan olumsuzluklar malumunuzdur, kronik ilaç kullanımı altındaki hastalardan bir kısmı kornea duyarlılığında azalmayı telefi etmek maksadıyla damlanın göze girdiğini anlamak için şişeyi gözlerine temas ettirmektedir. Bu açıdan şişe dış yüzeyi önemlidir.

 

Özetle yeni bir ilaç ile ve yeni bir şişe ile tanışmış olmak beni mutlu etti. Antioksidanların glokomdaki yeri üzerine bakir bir çalışma alanı olduğunu görüyorum ve bu beni heyecanlandırıyor. Ayrıca OSD kullanan bir ilaç ile karşılaşmış olmak ise bugün için beni daha da heyecanlandırdı ve mutlandırdı, tüm glokom ilaçlarımızı bir gün bu sistemi kullanıyor görmek isterim.

InnFocus MicroShunt

HalilAtes 13. Ocak 2015 12:17

MİGS üzerine bu blogda oldukça fazla sayıda yazı var, bunları hem konuyu sevdiğim, hem de Türkiye’nin bu cerrahilere ihtiyacı olduğuna inandığım için yazıyorum. Konvansiyonel glokom cerrahisinin komplikasyon oranlarından çekinen meslektaşların glokomun tıbbi tedavisine ağırlık vermesi ve uzunca bir süre bunda ısrar etmesi, gelecekte yapılmak zorunda kalınan glokom cerrahisinin de başarısını azaltıyor, bu yüzden herkesin yapabileceği, katarakt ameliyatı yapan birinin de kısa bir eğitimle uygulayabileceği, az komplikasyonlu MİGS yaklaşımlarına ilgi duymamızı zorunlu hale getiriyor.

Bugün InnFocus MicroShunt (InnFocus, Miami, Florida, ABD) hakkında Ophthalmology Times dergisinde çıkan bir yazı sonrası derlediğim bilgileri sizlerle paylaşacağım. İmplant,  SIBS (poly styreneblock-isobutlylene-blockstyrene) materyalinden imal edilmiş. İmplant, ince ve yumuşak, komşu dokunun yüzey kıvrımına uyumluluk gösteren bir dokuya sahip.

Yayımlanan çok merkezli çalışma, iki yıllık uzun dönem sonuçlarını içeriyor; çalışmaya 12 katarakt ameliyatı ile kombine ve 23 sadece glokom cerrahisi yapılmış 35 göz alınmış. Materyalin yapısı ve doku uyumundan dolayı hipotoni, implant çevresi sıvı kaçışı, konjonktiva ve sklera erozyonu ve migrasyonu komplikasyonlarıyla karşılaşılmamış. İmplant, subkonjonktival alan ile ön kamara arasında akköz geçişini sağlayan filtrasyon aletinden ibaret. Klasik, ancak trabekülektomi cerrahisine göre oldukça küçük bir alandan yapılan fleb açılımını takiben, implant yerleştiriliyor ve konjonktiva sütürasyonu yapılıyor. Diğer MİGS cerrahilerinden farklı olarak Mitomycin-C kullanım zorunluluğu cerrahinin eksi yönü.

Maksimum ilaç tedavisiyle (ortalama 2.8 ilaç) preop ortalama 23.8 ± 5.3 mmHg (18-38 mmHg) olan GİB, iki yıllık takip sonunda 11.3± 3.2 mmHg’ye (–%55 kayıp) ve ortalama kullanılan ilaç sayısı da 0.3’e düşmüş. Gözlerin %89’u antiglokomatöz ilaç almıyormuş ve %91’inde ise basınç < 21 mmHg’nın altında bulunmuş.

Kombine cerrahilerde ilk yıl 1-2 mmHg ortalama daha fazla basınç düşüşü olmuş, ancak ikinci yılda sadece implantasyon yapılan grup ile kombine cerrahi yapılan grup arasında basınç yönünden fark saptanmamış.

Sonuçlar çok parlak ve beni heyecanlandırdı. Ancak çalışmanın bir hakemli dergide henüz yayımlanmamış ve tek olması heyecanımı dizginlememe neden oldu. Bekleyip göreceğiz. 

Resim www.innfocusinc.com adresinden alınmıştır.

Etiketler:

cerrahi teknik | MİGS | Oftalmoloji haberleri | yeni alet tanıtımı

Eski dosta kavuştuk

HalilAtes 2. Temmuz 2014 22:56

Bilim İlaç ve TOD Glokom Birimi'ne teşekkürler

Etiketler:

ilaçlar | Oftalmoloji haberleri

Başlarken

Glokom-Net sitesinde glokoma ilgi duyan asistan ve uzman arkadaşlar için birçok konuda bilgi mevcuttu, ancak güncel bilgilerin, daha kolay takip edilebilen, daha sıcak ve daha yakın  bir formda olmasını, blog formatının avantajlarını kullanarak sürdürmek istedim, hepinize yararlı olması dileklerimle.

Prof. Dr. Halil Ateş

 

facebook

www.facebook.com/glokom.net adresinden siteyi takip edebilirsiniz.

İçindekiler

Yazı başlıklarına ulaşmak için lütfen tıklayınız.

Son yorumlar

Comment RSS

Bulut

Aylara Göre