Türk araştırmacıların trabektom sonuçları

HalilAtes 12. Şubat 2016 11:40

Glokom cerrahilerinin temel felsefelerini ikiye ayırmak gerekiyor günümüzde; ilki muhtaç kalındığı için, yani tıbbi veya lazer ile glokomun progresyonu durdurulamadığı hallerde yapılan cerrahiler ve ikincisi katarakt cerrahisinin basınç düşürücü etkisini artırmak, daha az anti-glokomatöz ilaç kullanımını sağlamak amacıyla katarakt cerrahisi sırasında yapılan ek anti-glokomatöz “minik” işlemler. İkinci grubun en önemli özelliği komplikasyon oranının ihmal edilebilir düzeyde düşük olmasıdır. Radikal glokom cerrahilerine alışık bir gözün bakış açısı “yardımcı” glokom cerrahileri ile elde edilen sonuçları beğenmez. Basınç düşüşünün yeterli olmadığı veya hala ilaç kullanıldığı ileri sürülür. Haklı olunabilir “kış köşesinden” bakınca görülen olumsuzluklar, “yaz köşesinden” bakınca göze hoş gelebilir. Üç ilaç kullanan bir hastanın ilacını teke düşürmek müthiş bir yardımdır bana kalırsa, bu tür cerrahilere bakış açımızı eğitmeye ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.

 

Glokom-Net takipçileri kombine minik cerrahi alternatiflerini anlattığımız yazıyı hatırlayacaklardır. Bu yazıda trabektom da bu yaklaşımlardan birisiydi. Sayın Y. Yıldırım ve arkadaşlarının “Evaluation of the long-term results of trabectome surgery” başlıklı çalışması, trabektom sonuçları hakkında fikir edinmemizi sağlaması açısından yararlı bir çalışma. Müellifler, trabektom uyguladıkları hastaların 18 aylık takip sonunda GİB değerlerinde %38’lik düşüş saptamışlar, ayrıca kullanılan anti-glokomatöz ilaç sayısında da %48 azalma olmuş. Değerler yüz güldürücü. Ciddi bir komplikasyonla da karşılaşılmamış. Cerrahinin videoları seyredildiğinde kolay olduğu sanılabilir. Ancak intraoperatif açı görüntülenmesinin tecrübe ve donanım gerektirdiğini hatırlatmak isterim. Mikroskobunuzun açı görüntülenmesine uygun tilte olabilen bir düzenekte olması gerekir.  Açıya bakarken ön kamarayı görmeyeceğiniz için deneyimsiz arkadaşların fakik hastalarda buna yeltenmemesi tavsiye edilir. Ayrıca cerrahinin doğası gereği çalışılan bölgedeki trabekülum ve schlemm kanalı yok edildiğinden daha sonra kanaloplasti yapma olanağını ortadan kaldırdığınızı da hatırlatırım.

Etiketler:

cerrahi teknik | glokom hastasının kataraktı | kanaloplasti | MİGS

Doç. Dr. Zeynep Aktaş, 2015 yılını değerlendiriyor

HalilAtes 31. Aralık 2015 16:10

Doç. Dr. Zeynep Aktaş

Glokom alanında bu sene önemli gelişmeler olarak nitelendirilebilecek ve daha önce blogda bahsi geçmemiş olan konuları ben de su şekilde özetlemek isterim;

Cerrahi alanında bu sene önemli gelişmeler yaşandı, açıya yönelik minimal invaziv glokom cerrahileri bir miktar daha ön plana çıktı. Bu alanda gonioskopi asiste transluminal trabekülotomi cerrahisi (GATT) ilk sonuçları ile Grover DS ve ark.1 tarafından yayınlandı. İlk yayınları 85 açık açılı erişkin olguda yayınladıkları makale idi. En az 6 ay takibi olan olgular idi. Primer açık açılı glokom grubunda GIB düşüşü %39.8 ve sekonder glokom grubunda ise düşüş %52.7 idi. % 9 olguda başarısızlık izlenmiş ve en sık karşılaşılan komplikasyon %30 oranında, 1 hafta içinde gerileyen hifema olarak rapor edildi. 

Bu yayında LED ışıklı kateter kullanılarak 360 derece ab interno trabekülotomi yapılmıştı. Takiben aynı ekip daha pratik ve ucuz olarak sütür ucunun koterize edilerek Schlemm kanalından benzer sekilde 360 derece geçirilmesi işlemini gerçekleştirdi.2 Bu yöntem, ucuz ve pratik olması ve kateter gerektirmemesi açısından ülkemiz şartlarında da, goniocerrahi yapan cerrahlar tarafından uygulanabilir bir cerrahidir.

Yine Grover DS ve ark3 aynı tekniğin primer konjenital glokom ve juvenil açık açılı glokomlu olgulardaki sonuçlarını yayınladılar. Bu olgularda GIB düşüşü 27.3 mmHg’dan 14.8 mm Hg’ya ve ilaç düşüşü 2.6’dan 0.86’ya olarak bildirildi. En sık komplikasyon ise benzer şekilde %36 olguda spontan gerileyen hifema idi.

Voykov ve ark.4 ab interno sütür trabekülotomi cerrahisini daha evvel kanaloplasti geçirmiş olan olgularda uygulayıp sonuçlarını yayınladı. 24 ayda %44’lere varan basınç düşüşleri bildirdiler. Benzer şekilde Mosaed ve ark.5 basarısız tup cerrahısı sonrasında trabektom cerrahısı uyguladıkları seriyi yayınladılar ve bu makalede GIB degerlerinin 23.7 mmHg’dan 15.5 mmHg’ya anlamlı bir düşüş sergilediği ifade edildi. Ancak aynı etki medikasyon sayısı açısından izlenmedi. Trabektom sınırlı bir açı alanında uygulanan bir cerrahi yöntem olmasına ragmen, daha önce glokom cerrahisi geçirmiş olan olgularda dahi uygulanabilmiştir. Bu açıdan sirkumferensiyal olarak uygulanan GATT cerrahisi de, daha önce cerrahi geçirmiş gözlerde denenebilecek bir cerrahi olabilir. Bu konu için umut vaat edici bir çalışma niteliğindedir.

Herkese 2016 yılında sağlıklı, mutlu, huzurlu günler ve barış dolu bir dünya dilerim.

Saygılarımla,

Dr Zeynep Aktaş

 

1.  Grover DS, Godfrey DG, Smith O, Feuer WJ, Montes de Oca I, Fellman RL. Gonioscopy-assisted transluminal trabeculotomy, ab interno trabeculotomy: technique report and preliminary results. Ophthalmology. 2014 Apr;121(4):855-61

2.    Grover DS, Fellman RL. . Gonioscopy-assisted Transluminal Trabeculotomy (GATT): Thermal Suture Modification With a Dye-stained Rounded Tip. J Glaucoma. 2015 Sep 20. [Epub ahead of print] 

3.    Grover DS, Smith O, Fellman RL, Godfrey DG, Butler MR, Montes de Oca I, Feuer WJ. Gonioscopy assisted transluminal trabeculotomy: an ab interno circumferential trabeculotomy for the treatment of primary congenital glaucoma and juvenile open angle glaucoma. Br J Ophthalmol. 2015 Aug;99(8):1092-6.

4.    Voykov B, Szurman P, Dimopoulos S, Ziemssen F, Alnahrawy O. Micro-invasive suture trabeculotomy after canaloplasty: preliminary results. Clin Experiment Ophthalmol 2015;43:409-14.

 

5.    Mosaed S, Chak G, Haider A, Lin KY, Minckler DS. Results of Trabectome Surgery Following Failed Glaucoma Tube Shunt Implantation: Cohort Study

Etiketler:

cerrahi teknik | kanaloplasti | Yılsonu değerlendirmesi

Kahook dual blade hakkında ilk düşünceler

HalilAtes 30. Kasım 2015 12:16

Schlemm kanalı cerrahileri gelişmeye devam ediyor. Trabektom ile yapılan ab-interna trabekülum ve schlemm kanalı iç yüzünün soyma işleminin iyi ve eksik yönlerini daha önceden bahsetmiştik. Kahook dual blade de felsefe olarak aynı alana hizmet etmektedir. Trabektoma avantajı koter alati gerekmeden basit bir bıçak yardımıyla aynı işi, aynı güven ile sağlayabilmesidir. Tekniğin katarakt ile kombine veya psödofaklarda tek başına kullanılabildiği gibi, fakiklerde de yapılabileceği savunulmuştur. Ancak açı cerrahilerinde mikroskobi tekniği nedeniyle fakik hastalarda güvenliğin düşük olduğunu, lüzumsuz risk alınmaması gerektiğini düşünüyorum. Firma destekli olumlu çalışmaları okudum, bağımsız çalışmaların sonuçlarını da görmek isterim, o yüzden rutin kullanımıyla ilgili bir yargıda bulunmak henüz erken. Benim açımdan avantajları şöyle sıralayabilirim;

ü      Ucuz, bıçak haricinde yatırım gerektirmiyor.

ü      Mitomisin gerektirmiyor, bu hasta konforu açısından çok iyi

ü      Kombine cerrahi ile dost

Dezavantajları ise şunlar;

ü      Açı destekli tilte olabilen mikroskop gereksinimi

 

ü      İşlem sonrasında gerektiğinde kanaloplasti yapılamaması

Etiketler:

antimetabolit | cerrahi teknik | kanaloplasti | MİGS | yeni alet tanıtımı

Evde trabekülektomi çalışması

HalilAtes 17. Kasım 2015 23:15

Bir asistanın eğitim döneminde öğrenmesi gereken ameliyatların başında trabekülektomi gelir. Hoca, tekniğin zorluklarını ve püf noktalarını anlatacaktır. İnsan gözünde çalışmaya başlamadan önce hayvan çalışmalarının yararlı olacağı aşikardır. Ancak ölü gözlerin düşük basınç problemi tekniği kavramakta zorluk yaratmaktadır.

Bugün sizlere evinizde de yapabileceğiniz bir alıştırmadan bahsedeceğim. Sklera flebinin kaldırılmasında el becerinizi geliştirmenin en iyi yolu meyvelerden yararlanmaktır. Elma kabuğunun kaldırılması bir yol olsa da insan sklerasına en çok benzeyen narenciyelerin, özellikle de limonun beyaz kabuğudur.

 

Önce limonun dış kısmını ince bir bıçakla veya küçük rende ile soyun, elde edeceğiniz beyaz etli kabuğa istenilen boyutta kesiler yapıp flep kaldırma çalışması yapabilirsiniz. Limonun suyunu çıkarırsanız çok derin, flebi koparırsanız çok yüzeydesiniz anlamına gelecektir.

Etiketler:

cerrahi teknik | eğitim

Güncel iki konuda derleme ve Türkçe oftalmoloji dergileri

HalilAtes 12. Temmuz 2015 19:04

Türkçe oftalmoloji dergileri üzerine zaman zaman yazmaya gayret ediyorum. Türkçe dergilerin en önemli misyonunun da dil olduğu tartışılmazdır.Bilim dilimizin oluşturulmasında biricik kurumumuz Türkçe dergilerdir. Yazım kuralları, kelimelerin Türkçe karşılıklarının bulunması ve indeksleme için ortak bir kural oluşturulması bu dergilerin sorumluluğu altındadır. Bugüne dek bu amaçların gerçekleştiğini söylemek zor. Dergilerimiz gönüllülük usulüne göre yönetilmektedir ve profesyonel kadroları bulunmamaktadır. Ayrıca bazı dergilerimizin İngilizce yayımları da kabul ettikleri görülmektedir. Genel görüş nedir bilemiyorum ancak bence izlenen yol pek uygun değildir. Elimize aldığımız derginin karşık pizza gibi olması pek şık görünmemektedir. İngilizcenin atıf sayısını artıracağı üzerine kurulmuş bir proje olduğunu düşündüğüm bu gelişmenin artıları  yanında yukarıda belirttiğim eksileri de olacaktır. Zaten olmayan indeksleme bu gelişme sonrası içinden çıkılmaz bir karmaşaya dönecektir. Dil birlikteliği yok olacaktır. İlgililerin üzerinde tekrar düşünmesini umut ediyorum.

Bu dergilerde yayımlanan araştırmalar kadar derlemelerin de önemli olduğuna inanıyorum. Derlemeler özellikle asistan arkadaşların eğitimine katkı sağlaması bakımından çok önemlidir. Bildik konuların nasıl toparlanacağını öğretmesi yanında, yeni konuların artılarını ve eksilerini de bilmemizi, heyecanlı ve temkinli olmamızı sağlar.

Bugün Doç. Dr. Sinan Sarıcaoğlu'nn iki derlemesini bilgilerinize sunuyorum. Her iki konu da güncel pratiğimize ve bakış açımıza önemli katkılar sağlayacaktır;

Etiketler:

cerrahi teknik | eğitim | glokom hastasının kataraktı | kanaloplasti | MİGS

6. Dünya Glokom Kongresinin ardından 4

HalilAtes 13. Haziran 2015 17:24

Ike Ahmed gibi bir pop yıldızının olmaması veya kapalı açılı glokomun bolca konuşulduğu bir ortamda Foster’in bulunmaması, Messi’nin oynamadığı bir dünya kupası izlemek gibi duygusal bir tatminsizlik veriyor insana.

Yıldızlar olmayınca farklı yüzlerden bildik konuların değişik anlatımlarını dinleme olanağı bulduk. Bir Çinli’den Othello olması beklenemez sonuçta, ama Çinliler bunu denedi, MİGS anlattılar !!

Aşağıdaki grafik Ike’ın hazırladığı, benim aranje ettiğim (Fecri Ebcioğlu’yu analım) bir grafik. Son zamanlarda hit oldan bir slayt. MİGS anlatmak isteyen herkes bu slaytı kullanmak zorunda hissediyor kendini. Anlattığı hikaye şöyle; MİGS’in çeşitleri var, hepsinin gib düşürme gücü ve komplikasyon olasılığı farklı. Grafiğin sağ üst köşesinde bulunan trabekülektomi en fazla basınç düşürücü etkiye sahip glokom cerrahisi türü, ancak komplikasyon olasılığı da aynı oranda yüksek. Bu grafiğe bakıp kaybetme ve kazanma olasılığını değerlendirmelidir her glokom cerrahı. Hastaya, glokom seviyesine ve cerrahinin yapılacağı merkezin durumuna göre hangi cerrahiyi seçeceğimize karar vermeliyiz.

 

Dikkat ederseniz bu grafiğin tam ortasında kanaloplasti var. Komplikasyon ve başarı oranı diğer seçeneklere göre en dengeli görünen glokom cerrahisi kanaloplasti demek doğru olacaktır.

Etiketler:

cerrahi komplikasyonlar | cerrahi teknik | kanaloplasti | kongre haberleri | MİGS

6. Dünya Glokom Kongresinin ardından 3

HalilAtes 12. Haziran 2015 11:03

Nasıl ki ESCRS gibi katarakt toplantılarının bir bölümünde glokom konuşuluyorsa, glokom toplantılarının da bir bölümünde katarakt konuşuluyor. Üstelik katarakt konularının ağırlığı her geçen yıl artıyor. Bu artışın nedeni dinleyici sayısını artırma stratejisi olabileceği düşünülebilir. Bana kalırsa farklı nedenler var; önce glokom cerrahlarının primer uğraşlarından biri katarakt cerrahisi bu yüzden ortak payda göz önünde bulunduruluyor. Ayrıca katarakt, modern glokom takip ve tedavi stratejilerinde bir an evvel kurtulunması gereken bir yük haline aldı, bu yüzden katarakt ameliyatının zamanlaması ve glokom açısından faydaları da önemli tartışma konuları arasındaydı.

Konuyu açayım; günümüzde glokom takip ve tedavi stratejileri hastalığın progresyon hızı üzerine inşa edilmektedir. Bu bağlamda güvenli görüntüleme sistemlerine ve ortamlarına ihtiyacımız olacaktır. Katarakt progresyon verilerini etkileyebilen bir dış unsur, “bir ayak bağı”, olarak görünmektedir. Görme alanı ve OCT gibi progresyon belirleme çıktılarının kataraktsız sonuçları bu açıdan önemlidir. Tabi katarakt ameliyatı yapılırken kullanılacak göz içi lensinin niteliği de bu verilerin doğru alınması için önemlidir. Multifokal ve trifokal gil uygulamaları hem veri analizlerini sahteleştireceği, hem de glokom hastalığının doğasında yer alan kontrast görme azlığını daha da kötüleştireceği için uygulanmaması gereken işlemlerdendir.

Katarakt ameliyatı yapılan gözlerde gib düşüşü elde edilmesi de glokom tedavisinde artı bir değer olarak düşünülmelidir. Özellikle kapalı açılı glokomlu hastalarda bu fayda daha yüksek oranlarda hissedilebilir. Burada bazı yanlış anlamalara da kısaca değineceğim, zamanım olursa konuyu ileride biraz daha açacağım; kapalı açılı glokomun tedavisinde yapılacak katarakt ameliyatının trabekülektominin bir alternatifi olduğuna dair algı yönetimi ile karşılaşıyorum. İki yöntem birbirinden çok farklı amaçlar için kullanılmaktadır. Nasıl ki trabekülektomi ile lazer iridotomi birbirinin muadili değillerse, katarakt ameliyatıyla trabekülektomi de birbirinin muadili değillerdir. Kapalı açılı glokomun takip ve tedavi protokolünde “ön görü” tedavi stratejisinin temelini oluşturmaktadır. Açısı dar olan hastaya tansiyonu yüksek olmasa bile lazer iridotomi yapılması nasıl iyi bir uygulama olarak kabul edilmekteyse, ön kamarayı genişletmek, olası glokom cerrahisinin komplikasyon oranlarını azaltmak maksadıyla önceden, hasta daha sakin dönemindeyken katarakt ameliyatı yapılması da bu açıdan yararlıdır, ve gücü bu açıdan önemlidir.

Katarakt ameliyatlarındaki yeniliklerin glokom boyutu açısından gözden geçirlmesi önemlidir. Takılacak lensin tipini yukarıda yazdım. Uygulanacak cerrahi tipine de değinmek isterim. Femtosaniye lazer ile katarakt cerrahisinde de çekinceler her glokom toplantısında olduğu gibi bu toplantıda da gündeme getirilmiştir. Cerrahi teknik sürecinde gib değerleri 45 mmHg düzeyine çıkabilmekte ve docking ve vakum sürelerinin uzunluğuyla doğru orantılı ganglion hücre ölümü kayıpları yaşanmaktadır. Bu açıdan femtosaniye lazer katarakt cerrahisini glokomlu, özellikle orta ve ileri düzey sinir hasarlı hastalarda, yapılmaması önerilmektedir. Bu tekniğin glokom açısından diğer riskleri de; pupil büyüklüğünün yeteri kadar sağlanamaması ve eksfoliatif glokom gibi zonül yetmezliği olan hastalarda yaşanabilecek olumsuzlukların göz önünde bulundurulmasıdır. Sonuç olarak femtosaniye lazer katarakt cerrahisi glokomlu hastalarda tercih edilmemelidir.

 

Değineceğim son konu glokom hastasının katarakt cerrahisinin zorluğudur. Sığ ön kamarada çalışılması, yetersiz kornea endotel düzeyiyle cerrahiye başlanılması, zonül yetmezliği, intraoperatif malign glokomla karşılaşılması, arka kapsül yırtılma oranlarının yüksekliği, sulkusa veya ön kamaraya gil implantasyonunun kontrendike olması, hatalı gil ölçüm değerleriyle karşılaşılması ve filtran cerrahi ile dost olmaması (filtran cerrahiden bir sene önce veya sonra katarakt cerrahisi yapılmalıdır, bu zaman dilimi içinde yapılacak katarakt cerrahileri yaratacağı yangısal reaksiyonlarla filtran cerrahinin başarısını düşürmektedir) ve endoftalmi riskindeki artış dikkat edilmesi gereken konuların başlıcalarını oluşturmaktadır.

Not: Yukarıdaki resimde çalışmasını gördüğümüz Sayın Prof. Dr. Nilgün Yıldırım, kapalı açılı glokomlu hastanın katarakt ameliyatı başlıklı konuların değişmez izleyicileri arasındaydı. Bu konuda Ulusal Kongremizde yapacağı konuşma ile bizi aydınlatacağını umuyoruz.

Pediatrik glokomda kanaloplasti yardımıyla 360 derece trabekülotomi

HalilAtes 8. Mayıs 2015 10:38

Trabekülotomi, özellikler çocukluk çağı glokomlarda başvurduğumuz cerrahi müdahalelerden biridir. Klasik cerrahi teknik, konjonktiva açımından sonra Schlemm Kanalının (SK) bulunup Harms trabekülotomi problarının sağa ve sola sokulup, ön kamaraya doğru kanalın diseksiyonundan ibarettir. Pek çok modifikasyonu geliştirilmiş olsa da ana tema SK’nın ön kamara ile ağızlaştırılmasıdır. Filtran bir cerrahi değildir.

Klasik trabekülotomi ile yaklaşık 120 derecelik bir alan açıklığı sağlanabilmektedir.  Bu alanın 360 dereceye çıkartılabilmesi için değişik teknikler geliştirilmiştir. İpek sütürün SK’nın içinden geçirilmesi ve çekilmesiyle yapılan 360 derece trabekülotomi üzerinde uzun süre çalışılmıştır. Ancak cerrahi hayli zor ve güvensizdir, çünkü sütürün kollebe olmuş kanalın içinden ilerlemesi hem zor, hem de kanal dışına perfore olması kolaydır. Yapılan başarılı ameliyatlar “şans” faktörünün desteği ile sonuca ulaşmıştır.

Kanaloplastinin güvenlik ve başarı kriterlerinin tatminkar olmasıyla, kanaloplasti yöntemi kullanılarak yapılan 360 derece trabekülotomi gündeme gelmiştir. “Comparison of 360-degree versus traditional trabeculotomy in pediatric glaucoma” başlıklı çalışmada 77 pediatrik glokomlu gözde klasik trabekülotomi ile 360 derece trabekülotomi karşılaştırılmıştır. Bu yöntemde klasik kanaloplasti yönteminin sonunda trabekülotomi işleminin gerçekleştirilmesiyle 360 derecelik bir açıklık sağlanmıştır. Trabekülotomi için iki metot kullanılabilir; ilkinde kanaloplasti mikrokateteri SK’dan 360 derece geçirildikten sonra, her iki ucu çekilerek kanal ve trabekülum yırtılır veya mikrokatetere bağlanan prolen kanal içine alınır ve daha sonra bu ip çekilerek kanal ve trabekulum yırtılarak 360 derece trabekülotomi yapılır (ben ikinci yöntemi uyguluyorum, çünkü bu yöntem ile daha az kanama oluyor ve ipi ön kamaradan çıkarmak mikrokateteri çıkarmaktan daha kolay oluyor).

Çalışmanın bir yıllık sonuçları klasik trabekülotomide  %58.44 başarı sağlarken, 360 derece trabekülotomide %85.71 başarı yakalamıştır.

 

Kanaloplasti ile kombine yapılacak trabekulotomilerde bir uyarıda bulunmam gerekiyor; klasik kanaloplasti tekniğinde derin sklerektomiyi takiben SK bulunuyor ve buradan kanaloplasti tüpü kanalın içine sokuluyor. Çocuklarda cerrahi başarısızlık halinde buftalmus progresyonu olacağı için bütünlüğü bozulmuş ince sklerada anterior stafilom ile karşılaşabilirsiniz. O yüzden derin skleral flep yatağını çocuklarda mümkün olduğu kadar küçük yapmak gerekiyor.

Etiketler:

cerrahi teknik | kanaloplasti | pediatrik glokom

Katarakt ameliyatı ile dost bir glokom cerrahisi: Kanaloplasti

HalilAtes 11. Mart 2015 11:23

J Glaucoma. 2015 Mar;24(3):187-94 dergisindeki “Phacoemulsification and intraocular lens implantation before, during, or after canaloplasty in eyes with open-angle glaucoma: 3-year results.” başlıklı çalışma, aynı metodolojinin izlendiği trabekülektomi cerrahisi ile çelişen sonuçlar vermesi bakımından dikkate değer bir çalışmadır.

Trabekülektomi cerrahisinin katarakt ameliyatıyla birlikte kombine veya bir yıldan az bir süre içerisinde glokom cerrahisinin öncesinde veya sonrasında yapılmasının filtran cerrahinin başarı oranlarını düşürdüğünü bu blogda daha önce yazmıştık. Kanaloplastide ise kombine cerrahinin sadece kanaloplasti yapılan hastalara göre ortalama +2 mmHg daha fazla basınç düşürdüğü ve uzun dönemde antiglokomatöz ilaç kullanımını azalttığı saptanmış.

 

Bu fark neden kaynaklanıyor? Çünkü her iki glokom cerrahisinin de basınç düşürme mekanizmaları birbirinden farklı. Trabekülektomi bir filtran cerrahidir. Dolayısıyla aşırı yara iyileşmesi reaksiyonlarından etkilenmektedir. Katarakt ameliyatı sonucu gelişen ılımlı ön kamara reaksiyonu filtrasyon alanında yara yeri iyileşmesini tetiklemektedir ve alan kapanmaktadır. Kanaloplastide ise filtrasyon söz konusu değildir ve cerrahi, konvansiyonel doğal atılım yolunun tekrar işler hale getirilmesinden ibarettir, yara yeri iyileşmesindeki artış sonuçları etkilememektedir. Zaten bu yüzden mitomycin-c gibi antimetabolitler kanaloplasti cerrahisinde kullanılmamaktadır.

Etiketler:

cerrahi teknik | glokom hastasının kataraktı | kanaloplasti | trabekülektomi

Kanaloplasti çalışmadı mı? Hemen Micro-invasive sütür trabekülotomisi'ne geçin

HalilAtes 24. Şubat 2015 11:30

Bugün uzun dönem kanaloplasti sonuçlarında başarısız olunan vakalar için alternatif bir cerrahi teknikten bahsedeceğim; önce kanaloplasti hakkında hatırlatıcı bir bilgi vermek istiyorum. Günümüz non-penetran glokom cerrahileri arasında en yüksek başarı oranına sahip bu teknikle Schlemm kanalı bir katater ile tekrar işlevselleştirildikten sonra 10/0 prolen sütür kanal içinde bırakılarak kanalın tekrar kapanması önlenmektedir. Prolen sütür gergin olarak sıkıldığı için önündeki trabekülum direnci düşmekte, kolektör kanalların Schlemm kanalı ile ağızlaşması genişlemektedir. Teknik bir filtran cerrahi olmadığı ve fizyolojik dış akım yolunun tekrar çalıştırılmasından ibaret olduğu için konjonktivanın sağlığından bağımsızdır ve mitomycin-c kullanımı gerekmez. 5 yıllık başarı oranı çeşitli yayınlarda ortalama %85’in üzerinde gösterilmektedir.

Bugüne dek cerrahinin başarısız olduğu durumlarda bir filtran cerrahi prosedürü ile basıncın yeniden regüle edilmesini sağlıyorduk. Tübingen Üniversitesinden bir grup araştırmacının öncesinde kanaloplasti yapılmış 31hastaya yaptıkları Micro-invasive sütür trabekülotomisi (MIST), filtran cerrahiye geçmeden de alternatif bir tekniğin kapılarını açmıştır.

Tekniği şöyle özetleyebiliriz; preop. Pilokarpin damlatılan hastanın saat 6 kadranındaki clear korneasından ön kamaraya girilip viskoelastik madde ile ön kamara şişirilir. 23 G crocodile-design forseps ile saat 12 kadranındaki prolen düğümü bulunup yakalanır. Bu işlem intraoperatif gonyolens yardımıyla yapılır. Prolen sütür ön kamaraya doğru yavaşça çekilerek 360 derece trabekülotomi işlemi tamamlanır. Ön kamara yıkanarak viskoelastik ve sızıntı şeklinde ön kamaraya gelen hemoraji ortamdan uzaklaştırılır.

Çalışmada sonuçlar şöyle verilmiş; GİB düşüşü 6. ayda 11.1 mmHg (düşüş yüzdesi %36.7), 12. ayda 13.5 mmHg (düşüş yüzdesi %41.4), 24. ayda 13.5 mmHg (düşüş yüzdesi %44.6).

Çalışmanın komplikasyon oranları da hayli yüz güldürücü; geçici hipotoni %6, mikro hifema %68, makro hifema %13, geçici basınç yüksekliği %32, Descemet dekolmanı %0.

Bu çalışmayı okuduğumda kanaloplasti seçiminde ısrar etmenin gerekliliğini bir kez daha anlıyorum, filtran cerrahiye geçmemek için ısrar etmekte fayda var.

Ancak bu çalışmanın MIST üzerine yapılmış ilk ve tek çalışma olduğunu da vurgulamak isterim.

Etiketler:

cerrahi teknik | kanaloplasti | MİGS

Başlarken

Glokom-Net sitesinde glokoma ilgi duyan asistan ve uzman arkadaşlar için birçok konuda bilgi mevcuttu, ancak güncel bilgilerin, daha kolay takip edilebilen, daha sıcak ve daha yakın  bir formda olmasını, blog formatının avantajlarını kullanarak sürdürmek istedim, hepinize yararlı olması dileklerimle.

Prof. Dr. Halil Ateş

 

facebook

www.facebook.com/glokom.net adresinden siteyi takip edebilirsiniz.

İçindekiler

Yazı başlıklarına ulaşmak için lütfen tıklayınız.

Son yorumlar

Comment RSS

Bulut

Aylara Göre