Derin Bakış | Pınar Aydın O'dwyer | TEDxAnkaraCitadel

HalilAtes 28. Haziran 2016 21:20

Etiketler:

blog | Görme algısı | görme engelli ünlüler | görme fizyolojisi | konferaslar | ressamlar

Dvorak'ın Rusalka'sının sürüklediği yazı

HalilAtes 28. Şubat 2016 20:31

Rusalka, Slav mitolojisinde, vaftiz edilmeden ölen bir çocuğun ya da suda boğulan bir bakirenin gölde yaşayan ruhu olarak bilinse de, Jaroslav Kvapil’in librettosunu yazdığı,  Dvorak’ın ise bestelediği Rusalka operası, daha çok bir peri kızını anımsatır. Song to the Moon  şarkısıyla hepinizin anımsayacağı bu operanın bizi ilgilendiren bölümü librettosunu yazan Jaroslav Kvapil. Dolezalova’nın Çek-Slovak Oftalmoloji Dergisinde yayımlanan makalesi Kvapil’in şiirleri kadar hüzünlü bir glokom öyküsünü anlatıyor. Kvapil yaşamının sonunda görme yetisini tamamen kaybetmiş.

EGS kongresi sırasında prömiyerinin yapıldığı Prag’da Rusalka izlemek iyi olurdu ama, bizim bulunduğumuz tarihte maalesef yok.

Rusalka’nın beni ilgilendiren yönü ise Nicole Car’ı tanımama vesile olması. The kiss adlı albümünde beni büyüledi. Hepimize hem bilimsel hem de büyülü bir Prag dileklerimle.

 

Daldan dala atlıyorum ama belirtmem lazım kongre katılımcılarına THY %20 indirim yapıyor yararlanmanızı isterim. 

Etiketler:

görme engelli ünlüler | kongre haberleri | müzik

Kemancı Sebuh Efendi

HalilAtes 22. Şubat 2016 17:48

Blog takipçileri hatırlayacaktır, görme engelli ünlülere ayırdığımız bir bölümde ressamların ve müzisyenlerin hayatlarını aktarmaya çalışıyorum. Amacım, bilim dalımızın temel uğraş alanı olan “görme duyusunu” kaybeden hastalarımıza yaşamın bundan ibaret olmadığını anlatabilmek için sizlere örnekler sunmak. Hastalarımızın moral değerlerini yüksek tutmak ve yapılabilecek daha çok şey olduğunu anlatabilmek için bu tür başarı öykülerinin yararlı olduğu kanısındayım.

Kemancı Sebuh Efendi de bu kapsamda tanıtmak istediğim ünlülerimizden. Musikimize birçok eser kazandıran 1828 - 1894 tarihleri arasında yaşamış, Ermeni asıllı Türk bestekârımız Kemani Sebuh Efendi, keman çalışıyla meşhur olmuş, parlak ve gösterişli üslûbunu bestelediği sirto ve oyun havalarına aynen yansıtmıştır. Bir müddet Mızıka-yı Hümayun’da çalıştıktan sonra buradan ayrılan bestekâr, Sultan Aziz tarafından himaye edilmiştir. Sultan Aziz kendisine Beşiktaş Ihlamur’da bir ev bağışlamış ve emekli maaşı bağlamıştır.

Kör Sebuh olarak da tanınan Sebuh Efendi’nin görmesini neneden kaybettiği bilinmemektedir. Ancak önce bir, daha sonra diğer gözünün görmesini kaybetmiş olması glokom gibi progresif bir hastalığı düşündürmektedir.

Sebuh Efendi, bestekar özelliklerinin yanı sıra eğitimci vasfıyla da önemsenmiştir. Kemani Tatyos ve Kemani Nikoğos Hüdâverdi’ye hocalık yapmıştır.

 

Aşağıda en bilinen eseri Kürdilihicazkar Longa’nun iki farklı yorumu ile yazımı bitiriyorum.

Etiketler:

görme engelli ünlüler | müzik

Atatürk ve Fuchs

HalilAtes 10. Kasım 2015 10:43

Bugün 10 Kasım. Kazanımlarımız için teşekkür etme günü. Bu blog her ne kadar glokom ana temasına sahipse de, branşımızı ilgilendiren anekdotlara da yer vermeye çalışıyorum. Günün anlamına uyacağı için Atatürk’ün rahatsız olan sol gözü ile ilgili bir mektubunu yayınlamak istedim. Çocukluğunda geçirdiği keratite bağlı ambliyopi olduğunu sandığım sol gözü Trablus Derne savaşları sonrası yeni bir atak geçirmiş. Savaş koşullarında tedavi edilemeyince Viyana’da 10-17 Kasım 1912 tarihleri arasında Prof. Dr. Ernst Fuchs tarafından tedavi edilmiş. Fuchs bilindiği gibi döneminin, belki de tüm dönemlerin en büyük kornea uzmanı idi (Fuchs heterokromik iridosikliti, Fuch's distrofisi, Fuchs spotu).

Atatürk bu dönemde yaşadıklarını arkadaşı Kerim Beye yazdığı mektupta dile getirmiş, aktarıyorum;

“Aziz Kardeşim Kerim Bey,

…Tobruk’ta birkaç gün kalarak başarılı bir netice veren 22 Aralık 1911 Muharebesi’ni yaptıktan sonra Derne’ye geldik. Yollarda oldukça yorulmuş, ıslanmış, üşümüş, sefalet çekmiştik. Derne’de de henüz başlangıç halinde bulunulduğu için sefaleti gidermek mümkün olamamıştı. 16/17 Ocak 1912 Baskını’yla başlayan 17 Ocak Muharebesi gecesi ve günü zaten hastalıklı görünen sol gözüm kanlandı ve görmez oldu. Istırabın derecesi vazife yapmama mani oldu. Hilâliahmer (Kızılay) Hastanesi’ne yattım. Bir ay tedaviden sonra tam olarak göremediğim halde hastaneden çıktım.

Vaziyet biraz büyüdüğü için Enver Umum Kumandan, ben de Derne Kuvvetleri Kumandanı oldum. Bu sırada idi ki, 3 Mart 1912 günü umumi bir muharebe oldu. Bugün de olağanüstü yorgunluk ve açlık ve muharebe geceye kaldığından soğuğa maruz kaldık. Bunun sonucu olarak gözümün rahatsızlığı ertesi gün nüksetti. On beş gün kadar yataktan kalkamadım, gözlerimi açamadım. Nihayet ıstırap geçti, tekrar işe başladık. Fakat sol gözüm daha az görür oldu. Doktorlar Mısır’a gitmemi tavsiye ettiler. Ben razı olamadım. Nihayet bugüne kadar görme derecesinde bir fark görülemeyecek o derecenin yerleştiğine hükmedilmiştir. Gerçi uzman doktor zamanla açılacaktır diyor, fakat ben inanmıyorum.

Bu harbin bitmesinden sonra askeri hayata veda ederek istirahat köşesine çekilebilmek ihtiyacı bilmem nasıl sağlanacak ?

Bu mektubun salimen size ulaşacağından emin olduğum için bu kadarla yetiniyor ve mektubunuzu, hatta telgrafınızı bekliyorum. Hürmetle gözlerinizden öperim kardeşim.”


Etiketler:

görme engelli ünlüler

Kahramanlık hikayeleri

HalilAtes 8. Ekim 2015 11:56

Bazen olmuyor, görmeyi kaybediyoruz. Hasta ve bizim için büyük bir yıkım. Bu aşamadan sonra genellikle hastayla olan ilişkimiz bitiyor. Herkes pes ediyor. Onu tanımadığı bir hayatın içinde yapayalnız bırakıyoruz ve görenlerle yola devam ediyoruz. Oysaki bu aşamadan sonra da yapılacak pek çok şey var, hayat devam ediyor. Çocuksa eğitimini nasıl sürdürebilir, büyükse işini devam ettirebilmesi için yardımcı gereçler nelerdir bilgilendirmemiz ve yaşamı konforla sürdürülebilir hale getirmemiz gerekir.

Bütün bu yönlendirmeler ve eğitim için bizim hazır olmamız lazım. Hasta konforunu artırıcı tedavi seçeneklerinin bilinmesinin yanı sıra, onun hissettiklerini ve yalnızlığını da anlamamız gerekiyor. Bunun için çeşitli yollar var; hastalarla konuşmak bir seçenek olabilir, ihtiyaçlarını öğrenerek çözüm yolları üretmek.

 

Glokom veya başka bir nedenle görmesini kaybedenlerin anılarını okumanın da faydaları olacağı kanısındayım. Bu konuda yazılmış Türkçe veya İngilizce pek çok örnek başarı hikayeleri ve yol gösterici kitaplar var. Aşağıda bunların örneklerini bulabilirsiniz.


    

Etiketler:

blog | görme engelli ünlüler | hastalar için

Bay Turner

HalilAtes 30. Ocak 2015 11:38


Geçen yıl Cannes’da en iyi erkek oyuncu ödülünü kazanan Timothy Spall’ın oynadığı “Bay Turner” filmi İngiliz romantik ressamı J. M. W. Turner’in hayatından bir kesiti anlatıyor. İngiliz orta sınıf halkının yaşamını anlatan filmlerinden tanıdığımız Mike Leigh’in yönetmenliğini yaptığı Bay Turner bu hafta gösterime giriyor.

Yazının girişi bir sinema duyurusunu andırsa da aslında amacım sizlere Turner’ın resimlerindeki katarakt progresyonundan bahsetmek.

2009 ASCRS kongresinde sunulan Heidelberg Üniversitesi’nden Sibylle Scholtz ve Gerd U. Auffarth’ın “Impact of Cataract on the Later Paintings of William Turner” başlıklı çalışması örneklerle Turner’in katarakt gelişimini bizlere anlatıyor. Çalışmanın detaylarını şu adresten okuyabilirsiniz. Turner daha önce yazdığım Bach ve Handel’in yaptığı hataya düşmemiş ve katarakt ameliyatı olmamış. Onun kataraktlı görüş açısı İngiliz romantik resminin oluşmasında bence büyük katkı sağlamış.

Etiketler:

görme engelli ünlüler | görme fizyolojisi | ressamlar

Frederick Delius (1863-1934)

HalilAtes 2. Ocak 2015 11:21

Bir Alman ailenin çocuğu olarak 1862 yılında Bradford, İngiltere’de doğan Delius, romantik İngiliz müziğinin çağımızdaki kurucusu olarak kabul edilmektedir.

Yakalandığı sifilis nedeniyle 1922 yılında görmesini yitirdi. Üveitik glokom şiddetli ağrılar çekmesine yol açtı. Sifilis ve kullandığı cıvalı tedavi modelleri felç geçirmesine de yol açtı. Son bestelerini sekreteri aracılığıyla notaya geçirdi. 

 

Görme fonksiyonlarını kaybetmiş sanatçılara yer verdiğim bu bölüm aynı zamanda yeni yılın ilk postu da oldu, bu yüzden Delius’un yılbaşını çağrıştıran Winter Night (Sleigh Ride) adlı bestesini sunuyorum, mutlu yıllar.

Etiketler:

görme engelli ünlüler

Mary Cassatt

HalilAtes 5. Eylül 2014 11:03

Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba; 15 gün New York'ta üniversite işleri için bulundum, bu sırada bol bol müze gezdim, belki ileride bunları topluca yazabilirim, bugün sizlere Amerikan izlenimcilik akımının anası diyebileceğim Mary Cassatt'dan bahsetmekle yetineceğim. İzlenimciler arasındaki dört kadından biriydi, Fransa'daki şatosunda zengin bir koleksiyon oluşturdu ve Amerikalı koleksiyon severlerin izlenimcileri tanımasına ve resimlerini almalarına öncülük etti. Erken yaşta oğlunu, annesini ve kardeşini kaybetmesi hüzünlü bir hayat geçirmesine yol açtı. Amerikalı kadınların seçme ve seçilme hakkını kazanmasında önemli katkıları oldu. Bizi ilgilendiren yanı ise diyabetik retinopati ve katarakta bağlı bir dizi ameliyat geçirmesi ve glokoma bağlı görmesini kaybetmesidir. Aşağıda Metropolitan Müzesinde bulunan "Mother and child" adlı tablosunu sunuyorum. 

Etiketler:

görme engelli ünlüler | ressamlar

Uveitik glokom: James Joyce

HalilAtes 12. Mayıs 2013 00:08

1882-1941 yılları arasında yaşamış olan James Joyce, Dublinliler, Sanatçının bir genç adam olarak portresi, Ulysses ve Finegans Wake gibi İngiliz dilinde yazılmış en baştan çıkarıcı ve zeka ürünü cümlelerini kurdu.

Ulysess romanında, Leopold Bloom'un 16 Haziran 1904 tarihinde Dublin'de geçirdiği bir günü 844 sayfada anlatmıştır. Joyce fanatikleri her yıl 16 Haziran'da romanın geçtiği sokakları, evleri tavaf ederek kutsal günü yaşıyorlar.

Hikayemizin bu bolgda yer alma nedenine gelince; Joyce, üveite bağlı sekonder glokom nedeniyle ağrılı, sıkıntılı bir hayat geçirmiştir. Yaklaşık 10 kez ameliyat olmuş, ancak zamanla bir gözünün  görmesini tamamen kaybetmiştir. Ulysess ve Finegans Wake'i yazarken neredeyse görmüyordu.

Dublinde bulunduğum dönemde Dublin Writers Museumun önünde çektiğim James Joyce resmi ile konuyu kapatalım.


Etiketler:

gezi kültürü | görme engelli ünlüler | üveitik glokom

Arjantin ulusal kütüphanesinin başındaki konjenital glokomlu; Borges

HalilAtes 10. Mayıs 2013 10:40

Borges, Arjantin Ulusal Kütüphanesi’nin başına getirildiğinde görmesini konjenital glokom nedeniyle tamamen yitirmişti. Aşağıda Nihal Bengisu Karaca’nın Aksiyon Dergisinde Borges ile ilgili makalesinden bir bölümü okuyabilirsiniz;

Kitap ve körlük

"Yazarken kimi zaman yazdığımın daha önce var olduğu duygusuna kapılırım. Başlangıcı ve sonu aşağı yukarı bilirim, aradaki bölümleri ise keşfederim. Ama onların benim özgür istemime bağlı oldukları duygusuna kapılmam. Onlar nasılsalar öyledirler, ama gizlenmişlerdir, şair olarak görevim onları bulmaktır." Herşeyi önceki bir dünyada görmüş müydük? Bilmek dediğimiz 'hatırlamak' mıydı yoksa? Bacon'un dediği gibi miydi; öğrenmek anımsamaksa bilmemek yalnızca unutmuş olmak anlamına mı geliyordu?. Belki de bu yüzden bir kitap okumanın aşık olmaktan ya da seyahat etmekten aşağı kalır yanı yoktu Borges'çe. Okuyacak, hatırlayacak; hatırlayacak ve kitap olacaktık. İnsanoğlunun başına örülen çorapların nedeni buydu. Şarkısını söyleyebileceğimiz bir şeylerin olması gerekiyordu; herşey eninde sonunda kitap olacaktı.

1955'te kaybettiği gözlerinin ardından ağladığı söylenemez. Şöyle demiş: "Bir şey sona erdiği zaman bir şeyin başladığını düşünmemiz gerekir." Yazar için körlüğün en acı yanı okuyamamak olsa gerek. Okuyamıyor oluşunun iyi yanlarını bulmuş; söylediklerine bakılırsa bu sayede zamanın farklı akış biçimlerini duyumsama şansı elde etmiş. Borges Anglo Sakson dilleri hakkındaki merakını da bu dönem tatmin ediyor. Bol bol dolaşıyor ve ona verilen bu loş dünyanın her anını 'yaşıyor'. İşte "Armağanlar Şiiri"nden bir bölüm: "Kimse yakınıp yerindiğimi sanmasın / bu lütfünden yüce Tanrının / bana ilahi bir şaka yaptı / kitabı ve körlüğü aynı anda bağışladı"

Etiketler:

görme engelli ünlüler | pediatrik glokom

Başlarken

Glokom-Net sitesinde glokoma ilgi duyan asistan ve uzman arkadaşlar için birçok konuda bilgi mevcuttu, ancak güncel bilgilerin, daha kolay takip edilebilen, daha sıcak ve daha yakın  bir formda olmasını, blog formatının avantajlarını kullanarak sürdürmek istedim, hepinize yararlı olması dileklerimle.

Prof. Dr. Halil Ateş

 

facebook

www.facebook.com/glokom.net adresinden siteyi takip edebilirsiniz.

İçindekiler

Yazı başlıklarına ulaşmak için lütfen tıklayınız.

Son yorumlar

Comment RSS

Bulut

Aylara Göre