Keratoplasti sonrası basıncı nasıl ölçelim?

HalilAtes 18. Şubat 2012 14:24

Glokom-net'te keratoplasti glokomunun önemi vurgulamış, tedavi prosedürleri hakkında bilgi vermiştik. Peki basıncı nasıl ölçeceğiz konusu da bütün bu sofistike yaklaşımlar kadar önemli bir konudur. Genel oftalmologun en büyük ihtiyaç duyduğu konunun bu olduğunu düşünüyorum.

AJO V:153 (3) de yayınlanacak makalenin konusu farklı ölçüm aletleriyle güvenli GİB değerini bulmaya yönelik karşılaştırmalı bir çalışma. Goldmann Applanasyon tonometrisi, tonopen, pascal ve ORA kullanılarak yapılan çalışmada; GİB ölçüm değerleri arasında Applanasyon ve tonopen arasında anlamlı bir fark bulunmamış, pascal ve ORA değerleri applanasyona göre anlamlı derecede yüksek bulunmuş, santral kornea kalınlığı ile ölçüm teknikleri arasında bir korelasyon kurulamamış,sadece pascal ile yapılan ölçümlerde korneal astigmatizmayla GİB değerleri arasında bir korelasyon saptanmamış.

Sonuç olarak, genel yaklaşımda eğer applanasyon ile ölçüm yapmakta zorlanılıyorsa tonopen ve pascal değerlendirmek daha iyi bir yöntem olarak sunulabilinir. Yüksek astigmatizmalarda ise pascal'ın en güvenli metot olduğunu söyleyebiliriz.

Kişisel görüşüm ise şöyle; pascal ölçümleri oldukça deneyim gerektiriyor ve genelde bir miktar yüksek değerler ile karşılaşılabiliniyor, tecrğbesiz arkadaşlar için ideal ölçüm tekniğinin keratoplastide tonopen olduğunu söyleyebilirim.

 

Etiketler:

glokomda kornea | keratoplasti

Posterior Lameller Keratoplasti ve Glokom

HalilAtes 17. Haziran 2011 22:45

 

 

Endothelial Keratoplasti (EK), günümüz kornea cerrahları tarafından artan oranda uygulanmaya başlanmıştır.

Endothelial keratoplastinin;

  1. Derin lameller endothelial keratoplasti (DLEK),
  2. Descemet stripping endothelial keratoplasti (DSEK),
  3. Descemet stripping automated endothelial keratoplasti (DSAEK) ve
  4. Descemet membran endothelial keratoplasti (DMEK) olarak adlandırılan farklı çeşitleri bulunmaktadır.

Tüm bunlarda glokom gelişme olasılığı mevcuttur. Yazımızda, bu cerrahileri geçirmiş hastalara glokom bağlamında nasıl yardım edebileceğimizi tartışacağız.

Tabii her yazımızda olduğu gibi, önce işin felsefesine değinmekte yarar var. Bu hastalarda postoperatif oküler hipertansiyon (OH) gelişmiştir, bunların bir kısmı glokom olacaktır. Klasik OH yaklaşımımızı burada da sürdürmek hatalı olacaktır. Kornea saydamlığının sürdürülebilmesi için basıncın mutlak düşürülmesi gerekir, yani hastanın OH veya glokom olmasının tedavimizi başlatmak açısından bir farkı bulunmamaktadır.

Postoperatif GİB yüksekliği çeşitli çalışmalarda %0-45 arasında bildirilmiştir. Kornea problemi olan hastalarda GİB ölçümünün zorlukları hepimizin malumudur, bu yüzden oranlara kuşkulu yaklaşmakta yarar vardır.

Basınç yükselten nedenler arasında şunlar ön sıralarda bulunmaktadır;

  1. Ön kamarada bırakılan havanın yaptığı pupil bloğu
  2. Topikal steroid kullanımı
  3. Açı distorsiyonu (her ne kadar penetran keratoplastiye nazaran daha az olmasına rağmen)
  4. Üveit
  5. Greft reddi

Pupil bloğunu engellemek için lazer iridotomi yapılması yerinde olacaktır, ancak üst yarıdan yapılan ve büyük iridotomilerde hava bu alandan arka kamaraya geçerek basınç yüksekliğinin daha da artmasına neden olabilir, bu yüzden alt yarıdan ve küçük boyutta yapılmasında yarar vardır.

 

Tanı

Postoperatif hastaların santral kornea kalınlıklarında artış olacağı için Goldmann aplanasyon tonometresi ile basınçları yüksek ölçme ihtimalimiz vardır. İşlem bir kornea cerrahisi olduğu için, santral kornea kalınlığından başka, korneanın histerezisinin, viskozitesinin ve rijiditesinin de değişmiş olabileceğini hesaba katmak gerekir, doğru GİB değerlendirmesinin hangi tonometri ile yapılabileceğini belirten karşılaştırmalı çalışmalar henüz bu cerrahi için yapılmamıştır.

Tedavi

Erken dönemde en sık GİB yüksekliği yaratan neden, ön kamaradaki havadır. GİB yüksekliğini önlemek için pupil dilatasyonu, iridotomi profilaktik önlemler arasında sayılabilir.

Antiglokomatöz tüm tıbbi tedavilerden yararlanmak mümkündür. Olası steroid glokomunu önlemek için düşük doz ve GİB ile geçimli steroid türlerini kullanmak yerinde olacaktır.

Kontrol altına alınamayan GİB için glokom cerrahisi kaçınılmaz olabilir. Trabekülektom, geniş PAS yoksa yapılabilir. Silikon bazsız seton cerrahileri de implante kornea teması yaratmayacak pozisyonlarda yerleştirilebilinir.

 

Konuyu özetlemek gerekirse, yeni bir cerrahi tekniğin uzun dönem komplikasyonlarının ve bunların tanısı ve tedavisinin programlanması zaman alacaktır. Konunun ne kadar önem arz ettiği ve protokolleri geniş çalışmalar sonucunda ortaya çıkacaktır. Bu yazı konuyla ilgilenen meslektaşlarımızın dikkatini çekme vazifesi görmektedir.

 

Etiketler:

keratoplasti