Derin Bakış | Pınar Aydın O'dwyer | TEDxAnkaraCitadel

HalilAtes 28. Haziran 2016 21:20

Etiketler:

blog | Görme algısı | görme engelli ünlüler | görme fizyolojisi | konferaslar | ressamlar

Toplantıların kazanımları

HalilAtes 14. Nisan 2014 13:21

Hepimiz profesyonel meslek hayatımızda birçok bilimsel toplantıya katıldık. Eğitim veren veya alan olarak salonda hazır bulunduk. Katıldığım son toplantıdan sonra yalnız başına otel odamda bir toplantıdan en iyi verimi elde etmek için nelere dikkat ettiğimi düşündüm ve bu düşüncelerimi sizlerle paylaşmaya karar verdim.

Önce eğitim veren açısından konuya bakmak istiyorum; bir sunum teklif edildiğinde, toplantının amacını düşünüyorum, katılanların profili, düzeyleri (genel oftalmolog veya glokom alanında kendini geliştirmiş), toplantı mekanı, sunum olanakları (interaktif toplantı yapmaya elverişli mi, katılımcı sayısı soru-cevap geri dönüşüne izin veriyor mu?) sonra konunun bütünsel mi yoksa tamamlayıcı mı olduğunu ve konuşma için ayrılan süreyi değerlendiriyorum.

Bütünsel konuşmalarda yapılan hata o konuyla ilgili her şeyi anlatma isteğidir. Buna olanak yoktur. Örneğin oküler hipertansiyon konusunu anlatmak için görevlendirildiğinde; tanı, ayırıcı tanı, takip protokolü ve hangisini tedavi edelim konularının hepsi birlikte anlatılamaz ve dinleyicilerin algılamasının ötesinde bir zaman karmaşası yaratır. Zaten bu tür konular kitaplarda ayrıntılarıyla yazmaktadır, kitabın kapsayıcılığına yaklaşmak mümkün değildir. Burada konuşmacıdan istenen tecrübeleri ışığında konunun dinleyicilerin profiline uygun önemli yönlerini açığa çıkarması ve “merak” uyandırmasıdır. Merak konuşmanın sihirli amacıdır. Dinleyicinin toplantı sonrası kişisel eğitimini sürdürebilmesi için tutamak yapacağı sihirli mesajları yanına alması gerekir, bu cümleler ışığında kişisel eğitimini tamamlayacaktır.

Tamamlayıcı sunumlarda ise ana temanın bir bölümü diğer konuşmacıların destek konuşmaları ışığında anlatılır. Örneğin “oküler hipertansiyonun ayırıcı tanısı” gibi. Burada dikkat edilecek husus diğer konulara atıfta bulunarak kendi yolunda ilerlemek, diğer konuların yollarına girmemektir. Konu dar bir çerçeveye oturtulmuş olsa da yine de verilen zaman diliminde kitaplarda anlatılan her şeyi anlatmak mümkün değildir, yukarıda anlattığım “merak böceğinin” yardımına yine ihtiyaç duyulur.

Konuya dinleyiciler açısından bakılırsa; herkesin toplantıya katılma amacı farklı olabilir, burada ben kendi amacıma değinmek istiyorum. Tabii yeni bir şey öğrenmek ve konu hakkında merak uyanması temel amacım. Bunun yanında sunumun bir gösteri olduğunu da unutmuyorum. Yani sunuyu ve anlatıcıyı tiyatro seyretmek gibi etkilenerek de izlemek, onun zekasından ve anlatım sitilinden hoşlanmak için de takip ediyorum. İleride yapacağım konuşmalarda yararlı olacak sahne performansları da beni etkiliyor. Konuşmacının dinleyenleri avucunun içine alması, sahnede anlatılan hikayenin içine rol vermesi de hoşuma gidiyor. Bu yüzden dolaylı anlatımları, dinleyicinin zekasına güvenen sunuları seviyorum. Anlatılacak konuya başlamadan dinleyicinin bu konuyu dinlemesinin gerekliliğini ona hissettirecek bir soruyla başlamak her zaman işe yarayacaktır. Örneğin  normal basınçlı glokomun ayırıcı tanısını anlatan konuşmacının konuşmanın başında yanlışlıkla glokom tanısı konulmuş beyin tümörlü bir hastanın sonraki gidişatını da göstermesi, dinleyicileri uyanık tutucu, korkutucu ve şok edici olabilir.

Toplantı formatlarından birisi de interaktif toplantılardır. Bu format iki ucu keskin bıçak gibidir. Belirli bir konuda uzmanlaşmış kitle ile yapılmıyorsa dileyicilere kafa karıştırıcı sonuçlar verebilir, örneğin bir hastalıkta A ilacını mı yoksa B ilacını mı verelim sorusunda dileyicilerin verdiği cevap yanlış ilaçta kümelendiyse, konunun uzağındaki dileyici bunun bir temayül olduğunu ve o ilacı verirse çok da yanlış yapmamış olacağını algılayabilir. Bu tür formatlar daha çok küçük gruplar ve benzer bilgi düzeyindeki dinleyiciler arasında yapılmalıdır. Dinleyicileri konuya ortak yapmak, uyanıklılığı sürdürmek ve anlatıcının da yararlanabileceği veriler elde edilmesi için yararlıdır.

Değinmek istediğim son konu da slayt düzeni; dinleyicilerin gözünde sahnede seyredilecek ve dikkate alınacak iki olgu vardır: konuşmacı ve slayt. Konuşmacı slayt ile senkronize gidiyorsa kimse onu bir süre sonra dinlemez, herkes hikayeyi slayttan takip etmeye başlar. Konuşmanın bitiminde konuşmacıyla dışarıda karşılaşılırsa kimse onu tanımaz. Slayt konunun dekorudur, yardımcı bir öğedir, esas oyuncu her zaman konuyu anlatandır, slayt ondan rol çalmamalıdır.

 

Sonuçta her toplantı hem konuşmacılar, hem de dinleyiciler için yararlıdır, bu aktiviteden en azından bir kişi (konuşmacı) bir şeyler öğrenecektir. Tabii amaç daha çok kişide öğrenme ateşini yakabilmek. Yazıyı Ece Ayhan’ın bir sözüyle bitirmek sanırım iyi olacak, söyle diyor; “konuşmanızın sonunda kimse size soru sormadıysa, hiç olumlu tepki almadıysanız sakın üzülmeyin, birisi sizi anlamıştır, sessizce salondan çıkar, evine gider ve ateşini yakar, ateşin dumanını siz görür müsünüz, hatta kendisi görür mü bilinmez ama zamanla kokusunu hissedersiniz.”

Etiketler:

blog | eğitim | konferaslar | kongre haberleri

Glokomun nedeni

HalilAtes 18. Aralık 2013 11:21

Glokomun fizyopatolojisini anlatacaklar için iyi bir giriş cümlesi önerisi, Novalis'den;

"Hastalığın özü, hayatın özü kadar karanlıktır."

Etiketler:

blog | konferaslar

Güncel glokom cerrahisi

HalilAtes 17. Haziran 2013 00:32

Sevgili arkadaşlar, TOD 26. Yaz Sempozyumunda önemsediğim bir konuda; "Güncel glokom cerrahis" konuşma yapacağım. Yeni glokom cerrahilerinden örnekler vereceğim bu konuşmanın ana temasını, değişen glokom tedavi felsefesi oluşturacak. Bu felsefeye ne kadar hazırız, eğitim modellerimiz yeterli mi, neler yapabiliriz gibi sorulara yanıtlar bulmaya çalıştım. Konuşmamın alt başlığı; "farklı düşünmeliyiz". Konunun çerçevesi içinde sorularınız veya değinmemi istediğiniz ayrıntılar varsa bana ulaşabilirsiniz. 

Etiketler:

konferaslar

V. Zonguldak Oftalmoloji Kursu yapıldı

HalilAtes 29. Mayıs 2013 20:54

John Locke, 17. yüzyılda aydınlanma ve akıl çağının kurucusu kabul edilen meslektaşımızdır. "Hiç kimse kendinde olandan fazlasını veremez" sözü ona aittir. Bir konuşma yapmadan önce ilk slaytımı bu sözü düşünerek, kendimi kasmadan hazırlamaya çalışırım. Geçen hafta yapılan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi'nin beşincisini düzenlediği oftalmoloji kursu hazırlıklarım da böyle oldu. Genç arkadaşlarla birlikte olmamı sağlayan Zonguldak ekibine teşekkür ederim.

Etiketler:

konferaslar | kongre haberleri

Akut açı kapanması glokomunun fizyopatolojisi ve kliniği

HalilAtes 17. Mart 2012 09:34

16-18 Mart 2012 tarihinde Adana'da yapılan TOD 9. Mart Sempozyumun'da anlattığım konunun sunusunu sizlerle paylaşıyorum;

AKA.pptx (1,36 mb)

Etiketler:

kapalı açılı glokom | konferaslar

Abraham Verghese: Bir doktorun dokunuşu

HalilAtes 31. Aralık 2011 17:30

ona dokunmamız, konuşmamız ve hissetmemiz gerekiyor; bedenini, ruhunu ve acılarını.

Türkçe altyazı için: http://www.ted.com/talks/lang/tr/abraham_verghese_a_doctor_s_touch.html 

Etiketler:

hasta uyumu | konferaslar

Glokomda özel durumlar

HalilAtes 25. Aralık 2011 19:41

23. Aralık 2011'de TOD İzmir Şubesi'nin toplantısında verdiğim konuşmanın metnine ulaşmak için aşağıdaki dosyayı indirebilirsiniz.

 

Glokomda ...pdf (1,73 mb)

Etiketler:

akış şemaları | konferaslar

Yeni eğitim modelimiz

HalilAtes 17. Ekim 2011 22:20

Sağlık bakanlığı ve YÖK tarafından getirilen hasta muayenesi ile ilgili kısıtlamalardan sonra glokom eğitiminde herhangi bir aksamayı engellemek maksadıyla farklı açılımlar gündeme geldi. Bunlardan biri de asistanlarımla yaptığımız tatbiki rol model muayene dersleri. Ancak bu derslere başlamadan önce Brechtyen tiyatroda, epik tiyatronun kuramına ilişkin incelemeler yapmamız gerekti ve dramaturji konusunda yetkin hocalardan ders aldık. Sonuçta birimiz hasta birimiz de doktor olup (genelde çocuklar beni doktor yapıyorlar) glokom hakkında teorik bilgilerimizi pratiğe yöneltiyoruz. Aşağıda bu konuda yaptığımız bir çalışmayı bilgilerinize sunduk.

Etiketler:

blog | konferaslar

TOD 36. Bahar Sempozyumu, Mayıs.2011 / Non-Penetran Glokom Cerrahisi

HalilAtes 21. Ağustos 2011 15:11

Etiketler:

konferaslar

Başlarken

Glokom-Net sitesinde glokoma ilgi duyan asistan ve uzman arkadaşlar için birçok konuda bilgi mevcuttu, ancak güncel bilgilerin, daha kolay takip edilebilen, daha sıcak ve daha yakın  bir formda olmasını, blog formatının avantajlarını kullanarak sürdürmek istedim, hepinize yararlı olması dileklerimle.

Prof. Dr. Halil Ateş

 

facebook

www.facebook.com/glokom.net adresinden siteyi takip edebilirsiniz.

İçindekiler

Yazı başlıklarına ulaşmak için lütfen tıklayınız.

Son yorumlar

Comment RSS

Bulut

Aylara Göre