HalilAtes
2. Mayıs 2012 10:24
Son birkaç yıldır pnömatik trabeküloplasti üzerine çeşitli yayınlar okuyoruz, bu konuyu savunanlar pek ciddiye alınmadı ve gelişimi hayli yavaş oldu. Konuyu bugün tekrar inceledim, herkesin çekincesi sanırım basınç düşürücü etkinliğinin kuramsal olarak tam oturtulamamış olmasından kaynaklanıyor. Araştırmacılar mekanik etkinlik ile trabeküler ağın tıkanıklıklarının açıldığı yönünde. Glokom teorisyenleri tabii bu kuram karşısında biraz gülümsüyorlar, çünkü trabeküler ağın bazı partiküller ile tıkandığından dolayı basıncın yükseldiğini söylemek, endotel bazlı immunolojik çalışmaları görmezden gelmek anlamına da geliyor. Teori tam olarak açıklanamasa da işlem bir miktar işe yarıyor olmalı ki çalışmalarda basınç düşüşü gösterilebilmiş.
Hiçbir tekniğe at gözlükleri ile bakmamak lazım, şartlar bu tür teknikleri kullanmamızı gerektirebiliyor zaman-zaman; örneğin hamile ve emziren kadın, ilaca uyumsuz hasta, oküler yüzey hastalığı, tüm bu sorunlar bu tekniğin de bir miktar işe yarayabileceğini düşündürüyor.
En önemli avantajı ofis ortamında yapılabilir, non-invaziv, komplikasyonsuz, ucuz, kolay ve tekrarlanabilir olması.
Karşılaştırmalı çalışmalarda tıbbi tedavinin, lazer trabeküloplastinin veya cerrahinin alternatifi olmadığı gösterilmiştir. Konun bir önceki paragrafta belirttiğim kullanım alanlarında yararlı olacağı düşüncesiyle bilgilerinize sunuyorum.








Resimler: Dr Giorgio Marchini'nin arşivinden alınmıştır.
HalilAtes
1. Mayıs 2012 00:15
SLT gibi diğer bir tartışmalı konu da femtosecond laser'in glokomda kullanımı. Konunun sosyolojik yönünü incelediğimizde arz-talep dengesinin tersine işlediği kanısı yaygın, yani önce arz edilmiş (başka amaçlar için geliştirilen bir ürün var elimizde) sonra glokom cerrahisi için buna uygun bir saha var mı bakılmış gibi sanki. Hikaye iki yerde oynanıyor; biri trabeküler ağa FS laserin etkisi hayvan çalışmalarında araştırma konusu olmuş ve schlemm kanalına bypass sağlanabilmiş, diğer mekan ise non-penetran glokom cerrahisinde fleblerin çizilmasi ve kaldırılmasında FS laserden yararlanılmış. Yine hayvan çalışmalarında kollektör kanalların zara görmeden başarılı bir akım elde edilebilmiş. Halen konuyla ilgiliinsan çalışmaları elimizde bulunmamakta, hikayenin eksik yanı kuşkusuz oct teknolojisinin aletin güvenle kullanımına olanak verecek gelişmeye kavuşamamış olması. Sence bukadar yatırıma gerek var mı derseniz, cevabım hayır olacak, ancak daha önce de yazdım okuyanlar bilir, şirket, devlet, sanayii ve hukuk zincirlemesiyle bu tür aletler zamanla hep kazandı, bu da eninde sonunda kazanacak, süper işler yapıyoruz bu aletle diyeceğiz (dedirtecekler), zaten yapıyorduk cümlesi aklımıza çoğu zaman gelmeyecek.
HalilAtes
19. Ekim 2011 10:22
Kronik hastalarda hasta uyumunun önemini daha önceki yazılarda belirtmiştik. Tek doz ilaç kullanımı, fix kombinasyonlar, slt ve güvenli glokom cerrahileri buna yönelik alternatifler olarak geliştirilmeye çalışılıyordu. Bugün bahsedeceğim konu ise punktuma yerleştirilen ilaçların başarısı üzerine. QLT firmasının yaptığı faz çalışmalarının ön sonuçları açıklandı ve Latanoprost Punctal Plug Delivery System'in göz içi basınç düşürümünde tatminkar sonuçlar verdiği gösterildi. Çalışma özeti ve tatbikat şeklini aşağıda bilgilerinize sunuyorum;
A phase II trial was conducted on 95 patients and involved the upper and lower puncta for delivery of a daily drug load. The aim was to compare clinical outcomes between latanoprost and daily Xalatan eye drops.
The primary endpoint was the mean change in IOP from baseline at 2 weeks. The secondary endpoints were the mean change in IOP from baseline at 4 weeks and the mean percentage change in IOP from baseline at 2 and 4 weeks.
After 2 weeks of treatment the mean change in IOP was statistically significant at a baseline of -6.2 mmHg. Of the patients studied, 73% presented with an IOP reduction compared to baseline of 5 mmHg or more and 51% demonstrated a reduction of 6 mmHg or more. At 2 weeks the mean change in IOP baseline was statistically significant at -24.3%.
IOP also changed significantly after 4 weeks of L-PPDS. The mean change from baseline was -5.7 mmHg. Out of the patients, 60% showed a reduction of IOP vs baseline of 5 mmHg or higher.
