Türkiye körlük oranları; Saha çalışmasından fikir yürütmek

HalilAtes 9. Şubat 2016 11:50

Sağlık politikalarının belirlenebilmesi için saha ve genel hasta ve hastalık profillerinin çıkartılması gerekir. Neredeyiz, uyguladığımız politikalar başarılı mı, yapılması gerekenler neler, tüm bunları bu tür çalışmalar sonucunda anlayabiliriz. SA Kıvanç ve arkadaşlarının “Sociodemographic status of severely disabled and visually impaired elderly people in Turkey” başlıklı çalışmasını bu açıdan önemsedim.

Çalışma Erzurum bölgesi ile sınırlı bir çalışma olmasına rağmen, benzer çalışmaların azlığı nedeniyle Türkiye profili açısından dikkate alınması gerekir.

Table 3 Ocular diseases causing visual impairment and blindness 

Ocular diseases

Patients with eye diseases

 

Blindness

 

Visual impairment

N

%

 

N

%

 

N

%

Lens-related diseases

47

39.2

 

18

25.4

 

11

50.0

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Cornea-related diseases

6

5.0

 

5

7.0

 

1

4.5

Glaucoma

21

17.5

 

21

29.7

 

 

 

Retina-related diseases

 

 

 

 

 

 

 

 

Age-related macular degeneration

19

15.8

 

5

7.0

 

8

36.4

Retinal detachment

7

5.8

 

7

9.9

 

 

 

Degenerative myopia

6

5.0

 

5

7.0

 

 

 

Diabetic retinopathy

4

3.3

 

 

 

 

2

9.1

Macular dystrophies

2

1.7

 

2

2.8

 

 

 

Retinitis pigmentosa

2

1.7

 

2

2.8

 

 

 

Total

40

33.3

 

21

29.5

 

10

45.5

Optic nerve-and globe-related diseases

6

5.0

 

6

8.4

 

 

 

 

Katarakt, glokom ve YBMD’nin körlük nedenlerinin başında geldiği tablodan izlenebiliyor. Kataraktın Türkiye için bir körlük nedeni olarak görülmesi ne tür duygular yarattı sizde bilemiyorum, bende umut ve umutsuzluğu aynı anda yaşattı, tabi bölgesel farklılıkların, ya da Erzurum’a henüz ulaşılamamış olmasının etkileri olabilir.

 

Table 6 Comparison of blind patients with visually impaired patients according to their sociodemographic characteristics 

 

Social security status

 

Place of residence

 

Regular follow-up

 

Gender

SSI

 

No-SSI

 

Urban

 

Rural

 

Yes

 

No

 

Men

 

Women

N

%

 

N

%

 

N

%

 

N

%

 

N

%

 

N

%

 

N

%

 

N

%

Visual impairment

6

60.0

 

4

40.0

 

4

40.0

 

6

60.0

 

0

0

 

10

100.0

 

6

60.0

 

4

40.0

Blindness

17

51.5

 

16

48.5

 

7

21.2

 

26

78.8

 

4

12.1

 

29

87.9

 

12

36.4

 

21

63.6

P value

0.801

 

0.715

 

0.248

 

0.184

N= number; SSI= social security insurance; No-SSI= no social security insurance.

 

Sigortası olan veya olmayan hastaların körlük oranlarına bakıldığında çarpıcı bir sonuç ile karşılaşıyoruz. Bunun iki anlamı olabilir; ilki sigortası olmayan hastalar doktora gitmedikleri için tanıları konulmamış, bu yüzden tabloda yansımamış olabilirler, ikincisi ise sigorta kapsamı tam anlamıyla vatandaşları korumuyor. Aslında her iki anlam da aynı yere çıkıyor; sağlık sistemimiz tam anlamıyla koruyucu hekimlik yapamıyor. Körlük oranlarının kadınlarda ve kırsal kesimde daha fazla olması da kadınların maruz kaldığı ayrımcılığın sağlık alanında da sürdüğünün bir göstergesi olsa gerek.

Etiketler:

görme fizyolojisi | hastalar için | Oftalmoloji haberleri

6-12 Mart 2016 Dünya Glokom Haftası

HalilAtes 8. Şubat 2016 12:43

Glokom, Dünya körlük nedenleri arasında gerçek anlamda ilk sırada, yaşam kalitesini bozan göz hastalıkları içinde de ikinci sıradadır. Toplum sağlığı açısından çok büyük bir grubu ilgilendirmektedir. Halen 72 milyon insanın glokomlu, 10 milyon insan da glokoma bağlı görme kaybına uğramıştır.

Glokomun toplumun tüm kesimlerinde farkındalığını artırmak için  World Glaucoma Association (WGA) ve World Glaucoma Patient Association (WGPA) önderliğinde her yıl glokom haftası düzenlenmektedir. Bu yıl da 6-12 Mart 2016 tarihleri arasında glokom farkındalık haftasını kutlayacağız.

Bu hafta ne işe yarayacaktır? Hastalığın doğası gereği başlangıçta hasta tarafından algılanamamaktadır, hiçbir şikayet yaratmamaktadır. Risk grubuna giren hastaların bilgilendirilmesi erken tanı açısından önemlidir.  Hafta vesilesiyle yapılan aktiviteler hastaların muayene olmasını özendirebilir. Doktora gitmelerine ve erken dönemde, henüz hiçbir görme problemi yaşamadan tanınmalarına yardımcı olabilir.

Hastalıkla savaşmak ve koruyucu tedbirler almak sadece oftalmologların görevi değildir. Diğer branşlardaki doktorlar, belediyeler, sigorta kurumları, hükümet ve tanı ve tedavi sağlayıcı ilaç-alet tedarikçisi ticari kuruluşlar da savaşan unsurlardır. Doğal olarak oftalmolog haricindeki birimlerin teorik bilgisi, bu savaşı organize etmek için yeterli donanıma sahip olmayacaktır. Bu haftanın kutlanmasındaki en önemli ikinci hedef kitle bahsi geçen yardımcı birimlerin de tayin edici güç olarak oftalmologun yanına çekilmesidir.

Dünyada keşfedilmiş ve yararlılığı kanıtlanmış ilaçların ülkede kullanıma sunulması sigorta kuruluşlarının ve hükümetin ilgi alanındadır. Önceki yazılarımı okuyanların hatırlayacağı üzere bu konuda eksiklerimiz ve yavaşlıklarımız vardır. Hızlı hareket edilmesi ve tedavi kılavuzlarındaki tüm kalemlerin vatandaşlar tarafından kullanılabilmesine olanaklı kılmamız gerekir.

Tanı algoritmasındaki araçların fiyatlandırılmasındaki kısıtlamalar sigorta kuruluşlarını erken dönemde avantajlı hale getirse de geç dönemde zararlara uğratacaktır.  Ayrıca sigorta kuruluşunun algoritması ile bilimsel algoritmanın örtüşmediği durumlardan doğacak kayıplar hizmet sektörünün bir kolu olan yönetici sınıfının var olma anlamıyla da çelişme doğuracaktır. İşin profesyonelliği, bilimsel bir çerçeve içinde karlılığı artırmaktır, çerçevenin dışına çıkarak artırılan karlılığın etik ve hukuksal karşılığı olacaktır. Glokom bağlamında örneklendirirsek tansiyon ölçmekle görme alanı ve optik sinir görüntülenmesiyle birlikte tam glokom muayenesine aynı ücret ödeniyorsa kötü yola düşen doktor kadar bu yola teşvik eden yönetici de hastanın uğrayacağı zarardan sorumludur.

Risk grubundaki hastaların diğer branşlardaki doktorlar tarafından bilgilendirilip bir oftalmologa gönderilmesi de önem arz etmektedir. Haftanın sağlayacağı kazanımlardan biri de diğer branşlardaki doktorların teorik bilgilerini yenilemek olabilir.

Glokom ile ilgili tanı-tedavi ilaç ve alet tedarikçisi ticari kuruluşlar da bu kapsamda bilgilerini güncellemelidirler. Yapılan iş sağlık sektörünün bir koludur. Ticari faaliyetten kazanılan; para ve hümanist değerlerin korunmasıdır. Biri olmadan diğerinin varlığı o kuruluşu bu sektörde eksik bırakır. Bu açıdan organizasyonlarında oluşabilecek hatanın üçüncü şahısların aleyhine olabileceğini unutmamalıdırlar.

 

Yukarıda belirttiğim gibi büyük bir düşmana karşı savaşıyoruz, takımı oluşturan her bir çarkın etkin, yeterli ve güvenilir çalışması gerekir. Bu hafta vesilesiyle birbirimizden haberdar olmamız ve gücümüze güç katmamız önemlidir.

Etiketler:

Oküler yüzey hastalıkları ve glokom birlikteliği

HalilAtes 8. Şubat 2016 10:41

Oküler yüzey hastalıkları (OYH) ve glokom birlikteliği, glokom tedavisinden sorumlu hekimlerin görmezden gelemeyecekleri kompleks bir yapıdır. OYH’ı bulunan hastanın glokom tedavisinin organize edilmesi, glokom tedavisi sonucu OYH gelişmesi, OYH hastasının tedavi uyumsuzluğu ve OYH olan hastalardaki glokom cerrahisindeki başarısızlık konunun kapsamına girmektedir.

Glokom veya oküler hipertansiyona bağlı göz içi basınç (GİB) yüksekliği ile karşılaşıldığında ilaç, daha çok ilaç ve daha daha çok ilaç kullanımı ile özetlenebilecek tedavi protokolü acıktım, yemek, daha çok yemek ve daha  daha çok yemek yemeliyim gibi estet bakış açısından yoksun, kaba güdülerin hakim olduğu davranış modelinden farksızdır. Tedavi modellerinin kişiselleştirilmesi ve çeşitlendirilmesi, bu bağlamda önemlidir.

Bugün bu birlikteliğin sadece glokom ilacına bağlı OYH gelişme olasılığını inceleyen “Prevalence of ocular surface disease in glaucoma patients” başlıklı çalışma kapsamında ilerleyeceğiz; daha önce OYH tanısı almamış ve antiglokomatöz ilaç tedavisi altındaki 101 hastaya Schirmer testi, korneal ve konjunktival lissamine green boyanma, ve break-up time testleri yapılarak OYH varlığı araştırılmış.

60 (%59) hastanın en az bir gözünde kuru göz semptomları bulunmuş. Bunların %27’sinde semptomlar ilacı bırakma derecesinde şiddetliymiş. En az bir gözünde Schirmer testinde azalma olan hasta yüzdesi %61, ve bunların %35’inde ciddi sıvı azlığı saptanmış. Korneal ve konjunktival lissamine green testi pozitif olan hasta sayısı ise %22 bulunmuş, ancak bunların hiçbirinde şiddetli boyanma olmamış. Break-up time’ı bozulan hasta yüzdesi %78 ve bunların en az bir gözünde şiddetli gözyaşı kalite düşüklüğü %66 bulunmuş.

BAK içeren göz damlaları ile OYH arasında bu sonuçların ışığında anlamlı korelasyon bulunmuş. Sonuçlar hastaların kornea, konjonktiva ve gözyaşı sitolojisinin bozulduğunu açıkça gösteriyor.

Benzer çalışmalarla ayrıntılar da ortaya çıkmış; kadınların (%56.9) erkeklere oranla (%45.7) OYH yakalanma oranları daha fazla, ayrıca glokom tipleri arasında da şöyle bir OYH yakalanma oranı (PXS >PAAG>pigmenter glokom) saptanmış.

Damla sayısı ve sıklığı ile OHY gelişme oranı arasında da lineer bir ilişki saptanmış.

Ne yapacağız?; Mümkün olduğu kadar BAK içermeyen göz damlalarını kullanacağız. BAK’sız fix kombinasyonlara ağırlık vereceğiz. Açık açılı glokomlarda ilk veya ikinci tercih olarak kesinlikle SLT yapacağız.

 

Günümüz SGK Türkiye’sinde bunlar mümkün mü?; Hayır, bu yazının amacı da zaten bu, kamuoyu yaratarak vatandaşların sağlığını korumaya çalışmak.

Etiketler:

Fix kombinasyonlar | glokomda kornea | hasta uyumu | ilaçlar | oküler yüzey hastalığı ve glokom

Asistan ve uzmanlar için Ocak ayının iki glokom etkinliği

HalilAtes 1. Şubat 2016 21:07

Ocak ayı glokom yönünden oldukça önemli iki toplantıya sahne oldu. Bu yıl gitme olanağı bulamayanların seneye ajandalarında yer açmaları için bilgilendirmek istiyorum; ilki asistan ve genç uzman arkadaşlara yönelik. Glokom konusunda eğitim eksikliği içindeyim, hem teorik, hem de pratik olarak görgümü, bilgimi artırmak istiyorum diyenler için bu yıl dokuzuncusu yapılan EGS asistan kursunu salık vereceğim. Her yıl Cenevre’de yapılan kurstan kliniğimizden giden birçok arkadaş yarar gördüklerini bildirdiler. Kursun yararlı taraflarından biri de cerrahi beceri istasyonları ve eğitmenlerin katkısı ile deneyimi olmayan genç cerrahların temel el becerileri edinmeleri olanağı sağlanıyor. Gelecek yıl için fikir oluşması amacıyla adresini şurada veriyorum. Toplantının nasıl birşey olduğunu merak edenler için ders saatlerinin videosu şurada var.

İkinci etkinlik ileri düzey glokomla ilgilenenler için, Moorfields International Glaucoma Sempozyumu. Bu kursa her yıl gidiyorum, benim için ufuk açıcı oluyor. Daha önce bu toplantıdan haberdar olmayanlar için örnek derslerin video arşivine şuradan ulaşabilirsiniz.

 

Bu tür etkinliklere sponsor desteği aramamanızı öneririm. Kursların Ocak ayında olmasının avantajlarını değerlendirebilirsiniz. Uçak ve otel ücretleri diğer aylara göre çok ucuz. Ayrıca Cenevre ve Londra’da bütçenize göre hostel veya uygun otel seçeneği çok fazla. Kendi verdiğin para ile katıldığın toplantılarda öğrenme katsayısının daha fazla olduğunu ayrıca deneyim sahibi biri olarak söyleyebilirim. Ocak 2017’de görüşmek umudu ile.

Etiketler:

eğitim | kongre haberleri

Tüm yönleriyle glokom özel sayısı çıktı

HalilAtes 1. Şubat 2016 17:35

Geçtiğimiz sene İzmir'de yapılan TOD Yaz Sempozyumu'nda işlenen glokom konuları Glokom-Katarakt Dergisi'nin özel sayısında biraraya getirilmiş. Konuya ilgi duyanlar ve güncel glokom bilgilerine topluca sahip olmak istiyenler için iyi bir kaynak olduğunu düşündüğüm derginin detaylarına şuradan ulaşabilirsiniz.

Etiketler:

yayın

gonyoskopi.com açıldı

HalilAtes 2. Ocak 2016 15:08

Blog'un takipcileri, Prof. Dr. Atilla Bayer'in Gonyoskopi kitabının tanıtımını hatırlayacaklardır. Bayer, projesini bir adım daha ileri götürerek www.gonyoskopi.com u yayına açtı. Açı muayenesinin teorik bilgilerinin yanı sıra, örnek olgular üzerinden anatomik ve patolojik resimler de içeren site videoların eklenmesiyle gelecekte daha da genişleyecek. Glokom muayenesinin olmazsa olması gonyoskopinin, bu site sayesinde özellikle asistan arkadaşların bilinçli kullanımına girecektir. Prof. Dr. Atilla Bayer'i eğitime yaptığı katkılardan dolayı kutluyorum.

Etiketler:

eğitim | Oftalmoloji haberleri | yayın

Doç. Dr. Zeynep Aktaş, 2015 yılını değerlendiriyor

HalilAtes 31. Aralık 2015 16:10

Doç. Dr. Zeynep Aktaş

Glokom alanında bu sene önemli gelişmeler olarak nitelendirilebilecek ve daha önce blogda bahsi geçmemiş olan konuları ben de su şekilde özetlemek isterim;

Cerrahi alanında bu sene önemli gelişmeler yaşandı, açıya yönelik minimal invaziv glokom cerrahileri bir miktar daha ön plana çıktı. Bu alanda gonioskopi asiste transluminal trabekülotomi cerrahisi (GATT) ilk sonuçları ile Grover DS ve ark.1 tarafından yayınlandı. İlk yayınları 85 açık açılı erişkin olguda yayınladıkları makale idi. En az 6 ay takibi olan olgular idi. Primer açık açılı glokom grubunda GIB düşüşü %39.8 ve sekonder glokom grubunda ise düşüş %52.7 idi. % 9 olguda başarısızlık izlenmiş ve en sık karşılaşılan komplikasyon %30 oranında, 1 hafta içinde gerileyen hifema olarak rapor edildi. 

Bu yayında LED ışıklı kateter kullanılarak 360 derece ab interno trabekülotomi yapılmıştı. Takiben aynı ekip daha pratik ve ucuz olarak sütür ucunun koterize edilerek Schlemm kanalından benzer sekilde 360 derece geçirilmesi işlemini gerçekleştirdi.2 Bu yöntem, ucuz ve pratik olması ve kateter gerektirmemesi açısından ülkemiz şartlarında da, goniocerrahi yapan cerrahlar tarafından uygulanabilir bir cerrahidir.

Yine Grover DS ve ark3 aynı tekniğin primer konjenital glokom ve juvenil açık açılı glokomlu olgulardaki sonuçlarını yayınladılar. Bu olgularda GIB düşüşü 27.3 mmHg’dan 14.8 mm Hg’ya ve ilaç düşüşü 2.6’dan 0.86’ya olarak bildirildi. En sık komplikasyon ise benzer şekilde %36 olguda spontan gerileyen hifema idi.

Voykov ve ark.4 ab interno sütür trabekülotomi cerrahisini daha evvel kanaloplasti geçirmiş olan olgularda uygulayıp sonuçlarını yayınladı. 24 ayda %44’lere varan basınç düşüşleri bildirdiler. Benzer şekilde Mosaed ve ark.5 basarısız tup cerrahısı sonrasında trabektom cerrahısı uyguladıkları seriyi yayınladılar ve bu makalede GIB degerlerinin 23.7 mmHg’dan 15.5 mmHg’ya anlamlı bir düşüş sergilediği ifade edildi. Ancak aynı etki medikasyon sayısı açısından izlenmedi. Trabektom sınırlı bir açı alanında uygulanan bir cerrahi yöntem olmasına ragmen, daha önce glokom cerrahisi geçirmiş olan olgularda dahi uygulanabilmiştir. Bu açıdan sirkumferensiyal olarak uygulanan GATT cerrahisi de, daha önce cerrahi geçirmiş gözlerde denenebilecek bir cerrahi olabilir. Bu konu için umut vaat edici bir çalışma niteliğindedir.

Herkese 2016 yılında sağlıklı, mutlu, huzurlu günler ve barış dolu bir dünya dilerim.

Saygılarımla,

Dr Zeynep Aktaş

 

1.  Grover DS, Godfrey DG, Smith O, Feuer WJ, Montes de Oca I, Fellman RL. Gonioscopy-assisted transluminal trabeculotomy, ab interno trabeculotomy: technique report and preliminary results. Ophthalmology. 2014 Apr;121(4):855-61

2.    Grover DS, Fellman RL. . Gonioscopy-assisted Transluminal Trabeculotomy (GATT): Thermal Suture Modification With a Dye-stained Rounded Tip. J Glaucoma. 2015 Sep 20. [Epub ahead of print] 

3.    Grover DS, Smith O, Fellman RL, Godfrey DG, Butler MR, Montes de Oca I, Feuer WJ. Gonioscopy assisted transluminal trabeculotomy: an ab interno circumferential trabeculotomy for the treatment of primary congenital glaucoma and juvenile open angle glaucoma. Br J Ophthalmol. 2015 Aug;99(8):1092-6.

4.    Voykov B, Szurman P, Dimopoulos S, Ziemssen F, Alnahrawy O. Micro-invasive suture trabeculotomy after canaloplasty: preliminary results. Clin Experiment Ophthalmol 2015;43:409-14.

 

5.    Mosaed S, Chak G, Haider A, Lin KY, Minckler DS. Results of Trabectome Surgery Following Failed Glaucoma Tube Shunt Implantation: Cohort Study

Etiketler:

cerrahi teknik | kanaloplasti | Yılsonu değerlendirmesi

Prof. Dr. Atilla Bayer, 2015 yılını değerlendiriyor

HalilAtes 24. Aralık 2015 10:06

Prof. Dr. Atilla Bayer

Bitirmek üzere olduğumuz 2015 yılı içerisinde glokom yönünden bence önemli olan gelişmeleri tanı, tıbbi ve cerrahi tedavi konularında özetlemek isterim.

Tanı yönünden optik koherens tomografi (OKT) sistemlerindeki gelişmeler yine ön planda idi. Çok hızlı tarama yapabilen yüksek çözünürlüklü Swept source OKT cihazları piyasadaydı. Heidelberg Spectralis OKT cihazının premium modülü (Heidelberg, Germany) ülkemizde piyasaya sunuldu. Bu modül, optik sinir başından aldığı 24 kesitte Bruch membranının sonlandığı noktayı tespit ederek bu noktadan iç limitan membranın en yakın noktasına olan dikey mesafeyi, dolayısıyla da tam olarak sinir lifi tabakası kalınlığını ölçmektedir. Bu ölçümün tekrar edilebilir nitelikte olduğu ve gerçek anatomik rimi objeltif olarak saptadığı ifade edilmektedir. Böylece sinir liflerinin optik sinir başına girerken farklı seyirlerinden kaynaklanan ölçüm hatalarının ortadan kalktığı belirtilmekte, yine modül Bruch membranı bitiş noktalarının merkezini tespit ederek bunu fovea merkezi ile birleştiren bir çizgi oluşturmakta ve ardışık görüntülerde bu çizgi otomatik olarak dikkate alınmakta ve çakışma tam olmaktadır. Görme alanı testi yönünden ise dikkat çeken gelişme, aslında önceki yıl JAMA Ophthalmology dergisinde yayınlanan bir çalışmanın sonuçlarının 2015 yılı içerisinde kabul görmesiydi (1). Bu çalışmada santral 10-2 görme alanı testinin rutin uygulamakta olduğumuz santral 24-2 testine göre erken glokomu tespit etmede bazen daha hassas olduğu söyleniyordu. AAO 2015 toplantısında da bu konu oldukça gündemdeydi.

            Tıbbi tedavi yönünden maalesef yeni bir gelişme olmadı. Uzun etkili enjekte edilebilen prostaglandinlere ait çalışmalar 2015 yılında da devam etti. Büyük umutlarla beklenen Rhopressa’nın (Aeria Inc, US) faz 3 çalışmalarına ait ilk sonuçlar Nisan 2015’de açıklandı ve bu ilacın günde 2 kez damlatılan timolole üstün olmadığı belirtildi.

Yaşa bağlı maküla dejenerasyonu nedeniyle çoklu intravitreal aflibercept ve ranibizumab enjeksiyonu yapılan 2457 hastadaki göz içi basıncı (GİB) değişimine ait sonuçlar Freund ve ark. tarafından yayınlandı (2). Buna göre, 96 haftalık takip sonunda aflibercept enjekte edilen hastalarda GİB artışı ranibizumab enjekte edilenlere göre daha azdı.

Glokom cerrahisi alanında yine ön kamara açısına yönelik yaklaşımlar gündemdeydi ve bu yöntemleri savunanlar ile bu yöntemlere inanmayanların tartışmaları 2015 yılında da devam etti. Tetz ve ark. katarakt cerrahisi ile kanaloplasti cerrahisinin zamanlama yönünden etkinliğine ait 3 yıllık sonuçlarını yayınladılar (3). Bu çalışmaya göre, en belirgin GİB düşüşü bu iki cerrahi eş zamanlı yapıldığında olmaktaydı. Söz konusu sonuç, trabekülektomi ile eş zamanlı yapılan katarakt cerrahisinin sonuçları ile karşılaştırıldığında ilginç bir tezat oluşturmaktaydı.

 Ahmed Baerveldt karşılaştırma (ABC) çalışmasının 5 yıllık sonuçları yayınlandı (4). Çok merkezli, randomize, kontrollü olan bu çalışmada FP7 Ahmed glokom valvi (AGV; New World Medical, US) ile 101-350 Baerveldt glokom implantı (BGI; Abbott Medical Optics, US) klinik sonuçları yönünden karşılaştırılıyordu. Ülkemizde bulunmayan Baerveldt implantının yer aldığı bu çalışma neden bizim için önemli olabilir denirse, 5 yıllık takip sonunda AGV’nin ortalama GİB düşüşünün %50’nin üzerinde olması ve ortalama glokom ilaç sayısının anlamlı derecede azalmış olması bence önemliydi. Daha önce, bu çalışmanın 3 yıllık sonuçları yayınlandığında her iki implant için de yıllık başarı kaybı oranlarının %10 civarında olduğu belirtilmişti. Beş yıllık sonuçlar ise, 4.-5. yıllarda başarı kaybı oranının %5 olduğunu ortaya çıkardı. GİB ve ortalama ilaç sayıları yönünden 3 yıl ile 5 yıl sonuçları arasında fark yoktu. Bu çalışmada Baerveldt implantı uygulananlarda erken dönem komplikasyonlar daha sık, ancak geç dönem başarı AGV’ye göre daha yüksekti.

Önemli olduğuna inandığım bir diğer gelişme de 2015 yılında mikropals transskleral siklofotokoagülasyon sisteminin piyasaya çıkmasıydı. Cyclo G6 glokom lazer sistemi (Irıdex, CA, USA) daha önceki G probdan daha farklı bir prob (MP3 prob) ve farklı bir lazer konsoluna sahip olması nedeniyle ilave bir maliyet getirecek gibi görünse de termal hasar yapmaması, tekrar edilebilir olması gibi avantajları olduğu iddia edilmektedir.

Kaynaklar

1.    Ilana Traynis, BS,  Carlos G. De Moraes MD,  Ali S. Raza, BA, et al. Prevalence and Nature of Early Glaucomatous Defects in the Central 10° of the Visual Field. JAMA Ophthalmol. 2014;132(3):291-297. 

2.    Freund KB, Hoang QV, Saroj NS, Thompson D. Intraocular pressure in patients with neovascular age-related macular degeneration receiving intravitreal aflibercept or ranibizumab. Ophthalmology 2015; 122:1802-10.

3.    Tetz M, Koerber N, Shingleton BJ, et al. Phacoemulsification and intraocular lens implantation before, during, or after canaloplasty in eyes with open angle glaucoma: 3-year results. J Glaucoma 2015;24:187-94.

 

4.    Budenz DL, Barton K, Gedde SJ, et al. Five-year treatment outcomes in the Ahmed Baerveldt comparison study. Ophthalmology 2015;122:308-316.

Etiketler:

glokom hastasının kataraktı | hipotansif yağlar | ilaçlar | kanaloplasti | oct | trabekülektomi | Yılsonu değerlendirmesi

Topikal tedaviyi çeşitlendiriyoruz

HalilAtes 10. Aralık 2015 10:34

Foto: Ivan Goldberg, ForSight VISION5

Bu hafta topikal tamlalar yerine geçebilecek farklı ilaç kullanım yolları üzerine gelişmeleri yazıyorum. Şimdi de bir Zihni Sinir Projesi ile karşınızdayım; topikal bimatoprost oküler insertin alt fornikse yerleştirilmesi ile 6 aylık etkinlik sağladığı belirtilmiş.

Bimatoprost vericisinin fornikse tatbiki sonrası az sayıda hastada konfor problemleri yaşanmış olmasına karşın bu oranın kabul edilebilir oranlarda olduğu belirtilmiş. Benim okuduğum iki çalışma timolol ile GİB düzeylerini karşılaştırılması üzerineydi. Her iki çalışma da iki grup arasında istatistiki anlamlı bir basınç farkı bulmadıkları yönündeydi. Hastaların damla damlatmamaları tedaviye uyum oranını artırıcı bir avantaj. Çalışmaların histolojik inceleme ayağı bulunmadığı için konjonktiva sitelojisini etkileyip etkilemediklerini bilmiyorum. Zaten implantın halen Faz 2 düzeyinde araştırma konusu olduğu belirtiliyor.

Vericiyi oluşturan materyal 26 mm boyunda yumuşak polimer bimatoprost matriksi tabiatında. Halka şeklinde hafızası olan verici doktor tarafından  farnikse sıkıştırılarak implante ediliyor.

Tedaviye uyumu bir sorun olmaktan çıkaracağını umduğum bu implantın daha da geliştirileceği, farklı molekülleri de ihtiva edebileceği kolayca hayal edilebilir. Bu örnekte de görüldüğü gibi artık doktorun işi sadece reçete yazıp hastayı yalnız bırakmak değil (reçete yazılan hastaların %16’sı eczaneye gitmez)  onun tedaviyi uygulayıp uygulamadığını da kontrol etmek ve bu amaçla yeni formüller geliştirmektir.

 

Yukarıda bahsi geçen çalışmalardan biri olan Ivan Goldberg’in çalışmasına şuradan ulaşabilirsiniz.

Etiketler:

hasta uyumu | hipotansif yağlar | ilaçlar | oküler yüzey hastalığı ve glokom

Monoprost: günün sevindirici haberi

HalilAtes 9. Aralık 2015 11:35

Blogun takipçileri preservan içermeyen göz damlalarına verdiğim önemi fark etmişlerdir. Bugün de mutlu bir haber vermek için kolları sıvadım; latanoprost’un preservan içermeyen formu çok yakında Monoprost adıyla Thea firması tarafından piyasaya sürülecek.

Halen Saflutan haricinde preservan içermeyen glokom ilacımız bulunmadığını, bunun da SGK tarafından geri ödemesinin olmadığını çeşitli yazılarımda belirttim. Bu tür ürünlerin SGK tarafından onaylanmasının toplum sağlığı açısından çok önemli bir kazanım olacağına inanıyorum, zaten bu yazının maksadı da farkındalığın artırılmasını sağlamaktır.

Preservan içermeyen latanoprost’un içerenlere göre avantajlarını sıralayacak olursak;

  1. Soğuk zincir gerektirmediğinden kullanım kolaylığı ve hasta uyumunu artıracaktır.
  2. Kızarıklık, yanma-batma gibi konfor problemleri BAK içeren formuna göre daha azdır, bu da hastanın tedaviye uyumunu güçlendirir.
  3. BAK’ın konjonktiva sitolojisini bozma ve ileride yapılacak glokom cerrahilerindeki başarı oranını olumsuz etkileme potansiyelinden BAK içermeyen damlalarda kaçınmış olacağız.

 

Bu avantajlarının yanı sıra latanoprost’un diğer antiglokomatöz ilaçlara karşı üstünlüklerini de aynen koruyor olması Monoprost’un tercih sebebi olmasına vesile olabilir.

Etiketler:

hipotansif yağlar | ilaçlar | Oftalmoloji haberleri | oküler yüzey hastalığı ve glokom

Başlarken

Glokom-Net sitesinde glokoma ilgi duyan asistan ve uzman arkadaşlar için birçok konuda bilgi mevcuttu, ancak güncel bilgilerin, daha kolay takip edilebilen, daha sıcak ve daha yakın  bir formda olmasını, blog formatının avantajlarını kullanarak sürdürmek istedim, hepinize yararlı olması dileklerimle.

Prof. Dr. Halil Ateş

 

facebook

www.facebook.com/glokom.net adresinden siteyi takip edebilirsiniz.

İçindekiler

Yazı başlıklarına ulaşmak için lütfen tıklayınız.

Son yorumlar

Comment RSS

Bulut

Aylara Göre