Kapalı açılı glokomda periferik iridotomi ve trabekülektomi zamanlaması

HalilAtes 8. Şubat 2012 00:15

Kronik Kapalı Açılı Glokomun tedavi protokolünün başında lazer periferik iridotominin yapılmasını önerdiğimiz bilinmektedir. Ancak her hastada ek tedavisiz periferik iridotominin yeterli GİB düşürücü etkisinin olamadığını yaşayarak görmekteyiz. Rosman ve arkadaşlarının Ophthalmology. 2002;109:2227-31 de yayınladıkları "Chronic angle-closure with glaucomatous damage: long-term clinical course in a North American population in comparison with an Asian population" başlıklı çalışmada lazer iridotomi sonrası hastaların %41'inde ilaç tedavisinin, %53-59'unda da iridoplasti veya trabekülektominin gerekli olduğu gösterilmiş. Ancak lazer iridotominin, akut glokom krizinden önleyici etkisini de göz ardı etmemek lazım.

Diğer bir konu da hangi hastalara doğrudan trabekülektomi yapalım?; Salmon JF ve arkadaşlarının J Glaucoma. 1993;2:291-96 da yayımlanan "Long-term intraocular pressure control after Nd YAG laser iridotomy in chronic angle-closure glaucoma" başlıklı çalışmasında GİB> 35 mm Hg ise,  PAS > 2 kadrandan fazla alanda varsa ve c/d oranı 0.6'dan fazla ise doğrudan trabekülektomi yapılması önerilmekte.

Etiketler:

kapalı açılı glokom

Yorumlar (2) -

Emre Hayırcı
Emre Hayırcı Turkey
08.02.2012 01:03:54 #

Değerli Hocam; Salmon ve ark. 'ın 1993 te yaptığı çalışmayı günümüzdeki antiglokomatöz damlaların çeşitliliği, etkinliği ve fiks kombinasyonların getirdiği hastanın tedaviye uyumundaki olumlu gelişmeleride gözönünde bulundurulduğunda , doğrudan trabekülektomi önerilme kriterlerinde bir değişiklik olduğunu düşünüyormusunuz?

Yanıtla

halil ateş
halil ateş Turkey
08.02.2012 08:45:25 #

Sevgili Emre, pekçok arkadaşın aklından geçtiğine inandığım soruyu gündeme getirdiğin için teşekkür ederim. Soruyu cevaplarken felsefi bakış açısı da gerekiyor, şöyle; olayın mekanik bir hadise olduğunu hepimiz kavramışızdır, od orta düzeyden ileri düzey hasara geçmekte ve göreceli olarak bu hastaların yaşı glokom popupasyonuna göre daha genç. Bu üç önemli nokta birlikte düşünüldüğünde, tıbbi tedavi uygulamamnın hastalığın doğası gereği progresyona uğrayacağı kaçınılmaz. Bu tür hastalarda cerrahiyi ne kadar ötelersek cerrahiye giriş halimiz o kadar hasarlı bir pozisyonda olacaktır, bu da cerrahi riskin artmasına yol açacaktır. Hastaya konuyu anlatıp birlikte karar vermek en doğru yaklaşım gibi görünüyor, sevgilerimle, Halil.

Yanıtla

Yorum ekle




  Country flag
biuquote
  • Yorum
  • Canlı önizleme
Loading