Görme Kuramları Tarihi

Hilmi Or 6. Eylül 2014 23:29

307 “Gören gözdür. Bu kadar basit… Bu konuya daha fazla eğilmeye neden gerek var ki…”

Böyle düşünen çok insan var dünyada…  Hatta bir zamanlar tüm insanlar öyle düşünüyordu.

Görme algılaması konusunda bilinen en eski kuram Eski Yunan döneminde ortaya konan emisyon (ekstramisyon) teorisi… Gözden çıkan ışınların objelerin üzerine düştüğü ve bu düşen ışınların algılamada rol oynadığı düşünülmekte idi. Yüzyıllar boyunca (1.500 yıl kadar) bu düşünce devam etti.

Ptelomei  optik ve binoküler görme üzerine, Galen ise göz anatomisi üzerine çalışmalar yapmışlardır. (O çağlarda henüz mikroskobun olmadığını, hücre ve bakterilerin 1900 yılı civarında tespit edildiğini anımsamakta yarar var.)

İ.S. 1.000 civarında bir Arap bilgini olan “Abu ‘Ali al-Hasan ibn al-Hasan ibn al-Haytham”, Batı dünyasının onu tanıdığı/tanıttığı şekli ile Alhazen ışık üzerine yaptığı çalışmalar ile farklı bir teori ortaya koydu. Önce Alhazen’i irdelemekte yarar var.  Batı dünyası Alhazen için bugün dünyanın bilinen ilk bilim adamı demektedir. Neden mi? Çünkü kuramlarını deneylere dayandırdı ve bu deneyler tekrarlanabilir idi. Optik konusunda bulduğu bir çok bilimsel gerçeği Kitap ül Manazır’da yayınlamıştır. Bu kitapta –bugün modern bilimin görme algılamasını insanlara göstermek için kullandığı- yanılsamaların klasik olan bazılarını sunmuş ve açıklamıştır. Hatta bugün ne olduğu tam anlaşılamayanları bile vardır.

Hemen bir parantez daha açalım. Neden görme algılamasını açıklamak için yanılsamalara ihtiyaç var? Çünkü görme algılaması sözlerle veya başka bir şekilde ifade edilebilir değil. Bu nedenle yanılsamalar kullanılarak deneysel ve tekrarlanabilir bir şekilde görsel algının nasıl olduğu diğer bireylere yaşatılabilmektedir.

Alhazen ekstramisyon yerine intramisyon teorisini oluşturmuş. Yani görmenin ilk defa göze düşen ışık ışınları ile oluştuğunu söyleyen bilim adamıdır.  Görme ile ilgili birçok şeyi tespit etmiş, ancak göze düşen görüntü retinaya sağ-sol ve alt-üst ters düştüğü için yaşamla uyumlu bulmamış. Görmenin, ışığın gözde odaklandığı nodal noktanın bulunduğu lens arka kapsülü üzerinde olduğunu belirtmiştir.  Bul muş oldukları içinde hatalı olan tek bulgu budur.

O yıllarda görme algılamasında beynin rolü henüz bilinmediği göz önüne alınmalıdır. Beyine giden görme sinirleri liflerinin ve görme yollarının beyinde sağ-sol ve yukarı-aşağı değiştiği ancak 18. yüzyılda Molyneux ve Berkeley tarafından gösterilmiştir. Görmenin retina üzerinden oluştuğu böylece yaşamla uyumlu bulunmuştur.

Görme algılaması için gözün devamlı hareket etmesinin gerektiğini Alhzen göstermiştir. Gözü kırpmadan ve hareket ettirmeden durunca beyin görüntüyü “silmektedir”. Görme algılaması için ayrıca dikkat, karşılaştırma (daha önce benzer veya farklı görme algılamasının olması) ve hafıza gerektiğini göstermiştir.

Von Helmholtz ise 19. yüzyılda gözün retina yapısının “mükemmel” seviyede olan görme algılaması için çok yetersiz olduğunu belirtmiştir.  Hepimizin algıladığı mükemmel görme algısı için beynin gözün algıladığına “bir şeyler” eklediğini belirtmiştir. Yapılan eklemeleri “istemsiz çıkarsamalar” olarak betimlemiştir.

Bugün ise görme algılaması çok daha detaylı olarak ele alınmaktadır. Öncelikle neuroscientist  ismi verilen sinirbilimciler görme algılamasını derinlemesine incelemektedirler. Psikolojiden elektronik mühendisliğine, robotikten göz hekimliğine kadar onlarca birçok bilim dalı ve meslek mensubu görme algılamasının bugüne kadar düşünülemeyen boyutlarını bile incelemektedirler. Görme algısı konusunda her sene -tıp literatürü içinde görülmeyen- binlerce yayın görme algısı hakkındaki yanılgıların düzeltilmesini ve bilindiği düşünülen boyutlarının yeninden gözden geçirilmesini, bazen de bilgilerin revize edilmesini sağlıyor.

Etiketler:

görme fizyolojisi

Yorum ekle




biuquote
  • Yorum
  • Canlı önizleme
Loading


Başlarken

Glokom-Net sitesinde glokoma ilgi duyan asistan ve uzman arkadaşlar için birçok konuda bilgi mevcuttu, ancak güncel bilgilerin, daha kolay takip edilebilen, daha sıcak ve daha yakın  bir formda olmasını, blog formatının avantajlarını kullanarak sürdürmek istedim, hepinize yararlı olması dileklerimle.

Prof. Dr. Halil Ateş

 

facebook

www.facebook.com/glokom.net adresinden siteyi takip edebilirsiniz.

İçindekiler

Yazı başlıklarına ulaşmak için lütfen tıklayınız.

Son yorumlar

Comment RSS

Bulut

Aylara Göre