TOD 48. Ulusal Kongresi'nin ardından

HalilAtes 11. Kasım 2014 10:41

324 Bugün  TOD kongresi sonrası izlenimlerimi sizlerle paylaşmayı planladım. Katılımcı sayısını bilmiyorum, ancak salon doluluk oranlarında son yıllarda artış olmasını sevindirici bir gelişme olarak görüyorum. Glokom toplantılarında da katılım tatminkâr düzeydeydi. Yıllardır aynı yerde kongre yapılması ve deniz mevsiminin dışında olunması “kafa karıştırıcı unsurların” azalmasını sağladığı için katılımın artmasına yol açmış olabilir.

Bu tür değerlendirme yazıları genelde yorumcunun gözünden eksikliklerin belirtilmesi üzerine kurgulanır, benim de bu kuralı bozmaya niyetim yok; kurs sayılarının yetersiz olduğunu düşünüyorum. Panel, konferans veya interaktif toplantılar seçicilerin seçtiği konulardan oluşmaktadır, dolayısıyla katılımcının ihtiyacı ile seçilen zaman zaman örtüşmeyebilir. Bu olasılığı göz ardı etmemek için mümkün olduğu kadar fazla sayıda (belki 100 tane) kurs konusu bulunması gerekir. Kongrelere katılanlar farklı deneyim düzeyleri ve çalışma koşullarından gelen insanlar, kimisi bir yıllık asistan, kimisi de üst düzey uzman, veya kimisi gelişmiş bir üniversitede çalışırken kimisi de temel muayene metotlarına sahip bir kurumda çalışmak zorunda. Bu insanların farklı ihtiyaçları olacaktır, hepsine seçilmişlerin seçtikleri konular ile eğitmek akılcı bir organizasyon olarak görülmemeli. Değişik ve farklı düzeylerdeki  konulardan katılımcıların seçim yapması beklenmelidir. Kurs sürelerinin ve her oturumdaki konuşmacı sayısının azaltılması da, dinamik katılım için gereklidir. Bu öneriye kurs katılımının az olduğunu söyleyerek karşı çıkanlar olacaktır. Katılımcının kursa katılma ihtiyacı hissetmesi de bir eğitim konusudur, görenekler ile geliştirilebilir.

Bugün üzerinde durmak istediğim diğer konu da aslında bu konuyla bir nebze ilişkili bir konu; eğitmen düzeyine ulaşan meslektaş sayımız hızla artmasına rağmen kongrelerde hep aynı eğitmenleri izliyoruz. Konuya paranoyak açıdan bakmak olası, politbüronun adamları seçiliyor, başkasının konuşmasına izin verilmiyor, denilip geçilebilir. Bu söylem kolaycılıktır ve bizi yanlış bir zemine oturtur. Mutlaka sözün doğruluk payı da vardır, ancak yeni bir eğitmene şans verildiğindeki yetersizlik de sık yaşanan bir hadisedir. Bu organizasyon eksikliğinden kaynaklanıyor bana kalırsa; eğitmenin sadece üst düzey bilgi birikimine sahip olması yetmiyor, bunu aktaracak konuşma kültürüne de sahip olması gerekiyor. Hayatında hiç Orhan Pamuk okumamış birinden iyi bir şey öğrenme olasılığının düşük olduğuna inanıyorum. Eğitmenlerin yüksek düzeyli katılımın olduğu panel, interaktif toplantı gibi sunumlara katılmadan kurs programlarında konuşarak “pişmesi” hem kendileri hem de katılımcılar için yararlı bir organizasyon stratejisi olabilir.

 

Hepinize bol kurslu ve bol katılımlı, tartışmalı gelecek kongreler dilerim.

Etiketler:

kongre haberleri

Yorum ekle




biuquote
  • Yorum
  • Canlı önizleme
Loading


Başlarken

Glokom-Net sitesinde glokoma ilgi duyan asistan ve uzman arkadaşlar için birçok konuda bilgi mevcuttu, ancak güncel bilgilerin, daha kolay takip edilebilen, daha sıcak ve daha yakın  bir formda olmasını, blog formatının avantajlarını kullanarak sürdürmek istedim, hepinize yararlı olması dileklerimle.

Prof. Dr. Halil Ateş

 

facebook

www.facebook.com/glokom.net adresinden siteyi takip edebilirsiniz.

İçindekiler

Yazı başlıklarına ulaşmak için lütfen tıklayınız.

Son yorumlar

Comment RSS

Bulut

Aylara Göre