KOS TIBBI 25 YÜZYIL SONRA KNİDOS TIBBINA YENİK Mİ DÜŞÜYOR ?

Hilmi Or 12. Kasım 2014 22:07
325 "2008 yılından bir yaz��m... Konu ne yazık ki halen güncel...
KOS TIBBI 25 YÜZYIL SONRA KNİDOS TIBBINA YENİK Mİ DÜŞÜYOR ?"

 

Sevgili Meslektaşlarım ve Sevgili Hastalarımız,

Her hekimin yetiştiği bir okul, o okulun da öğrencilerine verdiği kendine has hastaya ve hastalıklara yaklaşım tarzı vardır. Biz buna bugün tıp ekolü diyoruz. Tıpta ekollerin kökeni antik çağlara kadar gider: Antik çağda farklı tıp okullarının da hastaya ve hastalıklara farklı yaklaşımları olabiliyordu.

Antik Yunan döneminde Asklepion denilen sağlık merkezleri, bugünkü anlamda sağlık okulları kurulmuştu.

M.Ö. 6. yüzyılda yıldız parlayan Knidos okulu hekimleri, daha çok özel hastalıkları ayırt ederek, hastalıkları ya da organları tedavi etmeye yönelmişlerdir.

M.Ö. 5. yüzyılda Kos adasında kurulan Asklepion’un ekolü ise hastanın bir bütün olarak ele alınmasını ön plana çıkarmaktaydı. Kos hekimleri genel patolojiye ağırlık vererek hastalıkları birkaç grup içinde toplamayı tercih etmişlerdi. Corpus Hipokratum’da da geçtiği gibi Kos hekimliği için prognoz (prognosis) önemlidir. Hastalığın seyrini önceden kestirebilme kabiliyeti olan prognoz, yapılacak tedaviyi ve –sadece hastalığa değil- hastaya yaklaşımı belirliyordu. M.Ö. 5. yüzyılda teşhis (diagnosis)  olanaklarının çok sınırlı olduğunu, örneğin ateşin Hipokrat tıbbında önemli bir kriter olmasına rağmen, nesnel olarak ateşi ölçecek aletlerin bile olmadığını hatırlamak gerekir. Knidos tıbbında ön planda olan tıbbi araştırma iken, Kos tıbbında önemli olan kıstas hastanın sağlığına kavuşmasıdır. Hastanın beklediği de budur.

M.Ö. 3. yüzyıla kadar hekimlikte henüz branşlaşma görülmemektedir. Konservatif tıp ve cerrahi aynı hekimler tarafından icra edilmekte idi.

Helenistik çağın sonlarında Philostratos tüm tıp alanının tek tip hekime bırakılamayacak kadar geniş olduğunu belirtir.  Travma, ateşli hastalıklar, göz hastalıkları ve cerrahi için ayrı uzmanlıklar olması gerektiğini vurgular.

Yüzyıllar ve binyıllar içinde hemen her konuda olduğu gibi tıp bilimi ve tıbbi teknoloji ilerlemeler sağlandı.

Günümüzde muayene, teşhis ve tedavi yöntemleri çok daha hızlı ve doğru teşhis konmasını sağlamaktadır. Tıbbi teknolojinin ilerlemesi daha önce yapılacağı hayal bile edilemeyen ameliyatların yapılabilmesini sağladı. Hassas ve detaylı uygulamalar, bilgi ve beceri gerektirdiği için önce tıbbi branşlaşma genişledi, yeni organ veya sistemleri içerdi. Sonra da bu branşlar içinde de alt branşlaşma başladı.

Hekimlikte eskiden de branşlar arasında hem bilimsel ekol farkı nedeniyle, hem de branşların öncelikleri nedeni ile tedavi ve hastaya cerrahi yaklaşım yönünde olan farklı fikirler olabilirdi.

Bugün alt branşlaşmanın hızla artması ve teknolojinin hızlı ilerlemesi nedeni ile bir hekimin kendi branşı dışındaki konularda güncel bilgi sahibi olması kolay değil… Artık birçok hekim diğer branşların bilgi ve teknoloji olarak hangi konumda olduğunu, nelerin yapılabilir olduğunu bilmiyor.

Hipokrat tarzı hekimlikte hasta hekime geldiğinde birçok branş ile ilgili bir hastalığı var ise veya aynı anda birkaç branş ile ilgili birkaç hastalığı var ise, ya ilk gittiği hekim ya da en ağır hastalığının olduğu branş hekimi hastayı üstlenir. Hastayı üstlenmenin anlamı şudur: hastayı üstlenen hekim farklı branş hekimlerinin önerilerini alır, hastaya bu önerileri aktarır ve hastanın kendisi için en olumlu olacak şekildeki tedavi kombinasyonu önerir. Farklı branşların önerileri içinde birbiri ile çelişen tedavi veya cerrahi girişimler var ise, her birinin avantaj ve dezavantajlarını hastaya anlatır.

Knidos tarzı hastalık temelli yaklaşım ileri branşlaşma döneminde yaşanırken, Kos tarzı hasta odaklı yaklaşımı uygulamak hekimin hastayı sahiplenmesi sayesinde halen mümkün olabilmektedir.

“Hastalık yok hasta vardır.” hem bu yaklaşımı, hem de iki kadim tıp okulundan Kos tıbbı yaklaşımının Knidos tıbbı yaklaşımına tercih edilmesi gerektiğini vurgular.

Tıp bir zanaattir. Aynı sanat gibi özerk ve bağımsız yapılması gereken bir meslektir. 1980’lerden itibaren nasıl sanat endüstriyel bir ürün haline getirildi ise, tıp da bir işletme/iktisat ürünü haline getiriliyor.

İşletme mantığı içinde de hekimlerin en kolay yönetilme şekli, hekimin hastayı sahiplenemeden, hastanın sadece branş hastalığı ile ilgili teşhis ve tedavisini yapabilmesidir. Böylece farklı branşlardaki hekimler bir hasta ile ilgili teşhislerini koyup tedavilerini yapmakta, ama hastayı sadece sistem (işletme) sahiplenmektedir. Böylece Knidos tıbbının Kos tıbbına tercih edilmesi işletmecilerin hekimleri yönetmesinde bir aracı yöntem olarak kullanılmaktadır.

Sağlık kurum ve kuruluşları artık birer iktisadi işletme haline gelmişler ve getirilmektedirler. Hekimlerin bu işletmeler içinde yönetici olarak kadroları bulunmamaktadır. Tüm hekimlerin hekim olmayanlar tarafından yönetildiği bir sisteme doğru gidilmektedir. Hekimler sadece kendileri de işletmeci tarzında düşünerek çalıştıkları ya da hastane ortağı oldukları sürece yönetim kadrolarına gelebilmektedirler.

Kos tıbbının insanın hastalıklarını değil kendisini ön planda tutan tarzı var olmaya devam edebilecek mi? Hastalar ve toplum Knidos tipi sadece hastalık odaklı bir tıbbı mı tercih ediyorlar/edecekler ? Buna toplum karar verecek.

Dilerim toplum hekimlerin hastalarına (yani kendilerine) Knidos değil Kos tarzı bakmalarını arzu eder tarzda karar versin… 

Op.Dr. Hilmi Or

Göz Hastalıkları Uzmanı

Etiketler:

eğitim

Yorum ekle




biuquote
  • Yorum
  • Canlı önizleme
Loading


Başlarken

Glokom-Net sitesinde glokoma ilgi duyan asistan ve uzman arkadaşlar için birçok konuda bilgi mevcuttu, ancak güncel bilgilerin, daha kolay takip edilebilen, daha sıcak ve daha yakın  bir formda olmasını, blog formatının avantajlarını kullanarak sürdürmek istedim, hepinize yararlı olması dileklerimle.

Prof. Dr. Halil Ateş

 

facebook

www.facebook.com/glokom.net adresinden siteyi takip edebilirsiniz.

İçindekiler

Yazı başlıklarına ulaşmak için lütfen tıklayınız.

Son yorumlar

Comment RSS

Bulut

Aylara Göre