OCT mi, görme alanı mı, hangisi?

HalilAtes 27. Kasım 2014 12:20

327 Zaman zaman genç arkadaşların glokomun takibinde en etkili yolun hangisi olduğuna dair sorularıyla karşılaşıyorum, bugünkü yazımı bu konuya ayırmaya karar verdim;

Glokom, ilerleyici bir optik nöropatidir. Tanımı gereği optik sinir patolojisinin ve bunun ilerlediğinin kanıtlanması beklenir. Düz mantık oyunuyla optik sinir hasarı olmayan ve ilerlemeyen hastalığa glokom dememiz beklenmemelidir.

Bu amaçla günlük pratiğimizde kullandığımız tanı gereçleri görme alanı ve optik sinir görüntüleme yöntemleridir. Ayrıca bu verilerin ilerleyici olup olmadığını gösterecek bir bilgisayar programına da ihtiyacımız olacaktır. Görme alanı (SITA 24/2) ve OCT tüm bu isteklerimizi karşılayabilecek araçlarımızdır. Bu aşamada hangisini ne zaman yapalım sorusuna cevap vermek bu yazının amacını oluşturacaktır;

Yani yapısal testler mi fonksiyonel testler mi daha üstündür? Maalesef bu soruya kesin bir yanıt verme imkanımız yok, ikisini de kullanmamız gerekiyor. Deney ortamında yapılan elektrofizyolojik testler bazı ganglion hücrelerinde yapısal değişiklikler olmadan da fonksiyonel değişikliklerin geliştiği gösterilmiş. Ayrıca yapısal değişikliklerin yarattığı alan incelmeleri, hücreler arası dokular tarafından zamanla doldurulduğu için topografik çöküntüleri düzelmiş görme yanılgısı ile de karşılaşabilme olasılığı da mümkündür (optik atrofi gelişmiş ve görme yetisi kaybolmuş optik sinirde hala normal kadranların OCT incelemesinde saptanması gibi). Tüm bu teorik bilgiler ışığında eldeki, verileri değerlendirmemiz gerekiyor, zaten tüm bu hikaye basit bir aşk hikayesi olsaydı glokomun tanısını bir doktor yerine bir teknisyen koyabilirdi, bize ihtiyaç kalmazdı, hikaye oylumlu bir aşk hikayesidir ve tüm detaylarını oluşum sürecinin izlenmesi gerekir.

Bu kadar yazıdan sonra sabırsız okurun özetle ne yapalım sorusuna verilecek cevap, ikisini de yapalımdır. Görme alanını ve OCT’yi çekim kriterlerinin de düzgün ve güvenilir olmasının gereğini de vurgulamak gerekir. Çekim kalitesi kararlarımızı yanlış yönlendirebilir, OCT kararı veren doktor tarafından çekilmelidir bana kalırsa, görme alanı için de hem hastayı hem de teknisyeni bilgilendirmek gerekir.

Hastalığın ilerleyip ilerlemediğini anlamak için hep aynı alet ile çekim yapılması gerekir, farklı aletlerle yapılan çekimlerde progresyon analizi yapılması imkansızdır. Hastanın bu açıdan da bilgilendirilmesi, takibini tek bir merkezde yaptırmasının gereği anlatılmalıdır.

Tedavinin başlanması, sürdürülmesi ve kuvvetlendirilmesine progresyon analizlerinden elde edeceğimiz verilerin hasta yaşam beklentisi ile korale edilmesiyle karar verilir. Bu açıdan her hasta merkeze kabul edildiği günden itibaren iki yıl içinde en az 6 analize tabi tutulmalıdır.

Bazı hastaların görme alanı yapımında güvenlik kriterlerini sağlayamadığı hepimizin malumudur. Bu hastalarda görme alanı değerlendirmesinden vazgeçmek yerinde olacaktır. Yine aynı şekilde yoğun ortam opasitesi bulunan hastalarda OCT görüntülenmesi de güvenlik kriterlerini düşürebilir, bu tür hastalarda neden katarakt ise erken katarakt ameliyatı, muayene güvenliğini sağlaması açısından, önerilmelidir.

Görme alanı ve optik sinir başı sinir lifi analizleri normal olan oküler hipertansiyonlu hastalarda maküler ganglion hücre kompleksi  analizi (GHK) de son zamanlarda öne çıkarılan analizlerdendir. Öncüllüğünün lineer olmadığına dair çalışmalar da bulunmasına rağmen GHK bu tür hastalarda yapılmalıdır. Geçmişte SWAP görme alanı analizlerinin erken glokomun yakalanmasında yararlı olduğunu söylemekteydik, günümüzde SWAP kullanımıyla ilgili görüşlerimizde bir yetersizlik algısı oluştu, bunun nedeni ardıl muayenelerle progresyon analizini yapacak veri tabanı ve standardizasyon eksikliğidir tek çekimler hastalığın kötüleştiğini ortaya koymaktan uzaktır.

 

Özetle iki yıl içinde 6 SITA 24/2 ve 6 OCT analizi hastanın geleceğini okumamız için yeterli veri sunacaktır, ihmal etmeyelim.

Etiketler:

akış şemaları | glokom progresyonu | görme alanı | oct

Yorumlar (4) -

gozegeldik
27.11.2014 22:43:20 #

Bir göz hastasının güncesinden "Görme Alanı Cihazından Doğru Tanı Alınır mı ?" başlıklı yazıda ilginç olabilir mi

gozegeldik.blogspot.com.tr/.../...-tan-alnr-m.html

Yanıtla

HalilAtes
27.11.2014 22:59:30 #

Yazınızı ilgiyle okudum, görme alanı testi, glokom muayenesinin ritüeli ya da bir sınavı değildir. İşe yarar veriler elde etmek için, hastanın tedavisini belirlemek için kullandığımız bir testtir. Görme alanı çekiminin doğru yapılabilmesi için uyulması gereken stratejiler mevcuttur, bunlar teknisyen tarafından standardize edilmelidir. Tüm çabalara rağmen yazınızda belirttiğiniz uyum eksiklikleri yaşanabilir. Test çıktısında testin güvenli olup olmadığını belirten istatistiki veriler bulunmaktadır. Doktor, testi değerlendirmeden önce bu verilerin yeterliliğini kontrol eder, test güvenliyse değerlendirmeye alınır. Güvensiz testlerin sonuçlarının iyi veya kötü olması anlam ifade etmez. İlginize teşekkür ederim.

Yanıtla

Ahmet Akman
28.11.2014 16:02:30 #

Sevgili Halil,

Güzel yazın için teşekkürler. 2 yıl önce Saint Petersburg daki toplantı da bu konuyu gündeme getirmiş, ıssız adaya düşseniz hangi cihazı yanınıza alırsınız sorusunu sormuş ve OCT yi savunmuştum. Yazındaki birçok noktaya katılmakla beraber OCT savunuculuğumu artık daha da fanatik olarak yapabiliyorum. Sadece  her OCT cihazını eşit olmadığını ve glokoma spesifik normatif database i olan ve iyi bir progresyon analizi olanları kast ettiğimi vurgulayarak yorumuma devam ediyorum.
OCT  ile olan büyük aşkımzın sebebi OCT ile olan geniş tecrübemiz. Tanı için değil ama takip için yaklaştığımızda şu anda elimde aynı cihazla yapılmış 5 yıllık süre ve 10+ OCT çekimi olan, progresyon göstermeyen (Yeterli tedaviye bağlı ya da OHT olan hastalarda ) gözlerde artık 6 aylık görme alanı aralığını 1 yıl ve üstüne çıkarıyorum. Unutmayalım ki  Tıp aynı zamanda kayanakların verimli kullanımıdır. Tabi ki her hasta her testi her gün yapsak elde edeceğimiz ekstra data ve fayda olabilir.  Ancak bunun sensitivite ve specifitesini izledğimizde, acaba 5 yıllık takipte ve bundan sonraki takiplerde OCT progresyonu izlemediğimiz hastaların yüzde kaçında görme alanı ile progresyon göreme ihtimalimiz var. Bunca hastanın vaktini, hastane kaynaklarını ve bizim ekstra vaktimizi harcamaya değecek mi? Hele bir de ülkemiz yaşlı glokom popülasyonunun görme alanına olan uyum problemlerinid göz önüne alırsak, ya da bu kadar önem verdiğimiz klasik görme alanına Lars Frisen in eleştirlerini hatırlarsak...
Yanlış anlaşılmasın görme alanı kimseye gerekli değildir demiyorum, ancak OCT ile yeterli takibi olan progresyon göstermeyen hastalarda yapılış sıklığını azaltmamız gerektiğini düşünüyorum. Benim öngörüm gelecek on/yirmi yılda klasik görme alanı tekniklerinin yok olmaya mahkum olduğu yönündedir...Umarım bir kongrede  bu konuyu karşılıklı debate olarak konuşabiliriz ve ben OCT savunucusu olurum, daha söyleyecek çok sözümüz olur...

Sevgi ve Saygılar,

Prof. Dr. Ahmet Akman

Yanıtla

HalilAtes
28.11.2014 21:51:01 #

Ahmet, katkına teşekkür ediyorum ve seni Glokom-Net yazarı olmaya bir kez daha davet ediyorum, bu kez beni kırmazsın umarım. Kaynakların verimli kullanımı tespitin çok önemli. Görme alanı standardizasyonu sağlayamamış laboratuvarlarda bu işi devam ettirmek bir eziyet, yukarıda bir hastamızın yaptığı tespit de bu yönde, haklı olarak.  Issız ada hikayesindeki oct yaklaşımını gönülden desteklemekle birlikte, "Differential Progression of Structural and Functional Alterations in Distinct Retinal Ganglion Cell Types in a Mouse Model of Glaucoma" çalışmasından da haberdar olmamız gerektiğini vurguladım yazımda. Fonksiyonel kayıpların bazı hücre tiplerinde yapısal kayıpların önüne geçtiğini vurgulayan diğer çalışmalardan da haberdarız. Sonuç; OCT Türkiye koşullarında olmazsa olmazımızdır, görme alanının güvenle çekilebilmesi için biraz daha çaba sarf etmemiz gerekiyor. Başarır mıyız? Biz başaramayız bugünkü koşullarda, ancak bu yazıyı okuyan geçler belki ileride başarabilir. Debate teklifine gelince, bu sene ulusal kongrede ben oct'yi savundum. Farklı birini bulman gerekecek. Katkın için tekrar teşekkür ederim.

Yanıtla

Yorum ekle




biuquote
  • Yorum
  • Canlı önizleme
Loading


Başlarken

Glokom-Net sitesinde glokoma ilgi duyan asistan ve uzman arkadaşlar için birçok konuda bilgi mevcuttu, ancak güncel bilgilerin, daha kolay takip edilebilen, daha sıcak ve daha yakın  bir formda olmasını, blog formatının avantajlarını kullanarak sürdürmek istedim, hepinize yararlı olması dileklerimle.

Prof. Dr. Halil Ateş

 

facebook

www.facebook.com/glokom.net adresinden siteyi takip edebilirsiniz.

İçindekiler

Yazı başlıklarına ulaşmak için lütfen tıklayınız.

Son yorumlar

Comment RSS

Bulut

Aylara Göre