12. EGS Kongresinin ardından

HalilAtes 23. Haziran 2016 18:51

19-22 Haziran 20016 tarihleri arasında 12. EGS Kongresi Prag’da yapıldı. Kongreyle ilgili ilkyazımda genel değerlendirme yapmakla yetineceğim; resmi rakamlarla 3400 kişinin katıldığı belirtilen kongrede sanırım 50-60 Türk meslektaş da yer aldı. Farklı görüşler olabilir ancak glokom toplantıları arasında bana göre en organize ve en iyi programlanmış toplantı olan EGS’nin 12. toplantısı geçmişlerine göre hayli üstündü. Bunda en büyük neden bu dönem topluluğun başına seçilen Prof. Anja Tuulonen’nin kişiliğini toplantıya sinmiş olmasıydı. Tuulonen, kariyeri boyunca kanıta dayalı tıp, eğitim, etik, işe yarar-maliyet analizi gibi pek de ışıltılı ve dikkat çekici olmayan konularda araştırmalarını yoğunlaştırmıştır. Her çıkan yöntem, ilaç ve tanı gereci için bir bakıma şeytanın avukatlığını yapmıştır.

Kongre bir ana salon ve 14 küçük salonda yapıldı. Panel diyebileceğimiz toplantılar ana salonda yapıldı ve her gün üç veya dört büyük toplantıyla sınırlandırıldı. Panel konuşmacılarının sunum süresi 10 dakika idi ve sürenin aşılmamasına dikkat edildi. Ana  salon sanırım 2000 kişilikti, toplam katılım 3400 kişi olarak görünmesine rağmen salonda 1000-1500 kişi arasında bir topluluk olduğunu sanıyorum. Geri kalanların EGS eğitiminden yararlanamasalar da birlikte ülkelerinden gelen arkadaşları aracılığıyla kahve toplantıları sırasında bilgi düzeylerini zenginleştirmiş olabileceklerine inanıyorum. Türkiye’de olduğu gibi diğer ülkelerde de “fire” kaçınılmaz olarak hayatın bir parçası, doğal karşılamak lazım.
Öğleden sonraki toplantılar kurs  formatındaydı. Bir saat süren 14 ayrı toplantıdan iki seans yapıldı. Bu toplantıların bir kısmı birbirinin devamı niteliğindeydi. Pul biriktiren meslektaşların toplandıkları (Belçika’dan Dr. T. Zeyen’in bu kursuna başka bir toplantıda katıldığım için bu kez pas geçtim) kurslar gibi sevimli uç konular da toplantının çileğiydi.

Programı hazırlayanlar mümkün olduğu kadar farklı görüşleri birlikte sunmaya gayret etmişler. Baskın görüş, günümüzün yaklaşımı ya da yol haritası gibi bakış açılarına yer vermemeye özen göstermişler. Kanski zihniyetiyle yetişen bizim nesil için hayli zor bir bakış açısıydı bu, çünkü bizler Amerikan filmlerinde olduğu gibi kötülerin filmin sonunda kaybedeceğini veya iyi oğlanın güzel kız ile evlenerek mutlu sona ulaşacağını bekliyor, eve giderken elle tutulur birkaç cümleyi hafızamıza kaydetmeyi planlıyoruz. EGS kurgusu ise tıpkı bir Fransız veya İtalyan filmi gibi film boyunca farklı şeyler olmasına rağmen sonucun muallak olduğu, seyredene göre bir son hayalini bize bıraktığı gerçeğiyle yüzleştik. Anlaması zor ama heyecan ve mutluluk verici gelişmeler tüm bunlar. Ayrıca bilimin bitmediğini daha uğraşacak veya seyredecek daha çok şey olduğunun da habercisi.

 

Son olarak konu başlıklarının çarpıcılığının dinleyenlerin merakını uyandırması ve uyanık kalması açısından ne kadar önemli olduğunu vurgulayarak yazımı bitirmek istiyorum; örneğin panellerden birinde birbirini takip eden iki konuşmada, görme alanı veya OCT’nin glokom takibinde daha değerli olduğu vurgulanmak istenmiş. Konu başlıkları şöyle konulmuş: “I sold my perimeter” ve “I sold my imaging device”. Yaratıcılık ve mizah karşısında dinleyici o salonda bulunma isteği duyuyor.

Etiketler:

kongre haberleri

Yorumlar (2) -

Hakan Karlı
23.06.2016 21:50:01 #

Sayın hocam, bu kongreye katılabilmeyi çok isterdim ancak kısmet olmadı. Ancak sizin yazılarınızı okuyarak çok değerli özetler ediniyorum. Tekrardan teşekkürler.
Bir konuyu sormak istiyorum, biliyorsunuz son zamanlarda glokomda nöroproteksiyon veya nörongüçlendirici yeni alternatifler üzerinde çok zaman konuştuk. Bu kongrede farklılık olarak bir yayın veya panelde işlenmiş mi? Ayrıca son zamanlarda PERG ve ERG glokomun erken teşhisinde ayırtedici rolü üzerinde yayınlar okumuştum, bununla ilgili yeni bir haber var mıydı?
Saygılarımla

Yanıtla

HalilAtes
23.06.2016 23:13:38 #

Hakan Bey, "şimdilik" glokom pazarı haricinde bir yapılanmada çalışıyor olmanız, sevdiğim teorik muhabbetlerden beni mahrum bırakıyor, umarım kısa zamanda tekrar glokom pazarına dönersiniz. Kongrede tıbbi tedavi paneli sırasında 10 dakikalık Keith Martin'in yaptığı "Neuroprotection and neuro-regeneration; what's the difference?" başlıklı konuşma haricinde konuyla ilgili bir konuşma olmadı, en azından ben fark etmedim. Biliyorsun bu konuda çalışma çok az çıkıyor, çıkanların değerlendirmesini yapmak da konunun eksperi olmayı gerektiriyor, fazla değişkenli bir kavram. Sanırım genel glokom uzmanlarının din, dil gibi dogmatik kabul/ret etme yorumuna bırakıldı iş. Perg ve erg konusunda bir toplantıya katılmadım, siz yazınca programı tekrar gözden geçirdim, böyle bir konu başlığı yok. Tanı araçları açısından görme alanı ve OCT'nin ezici üstünlüğü hissediliyor. Diğer yöntemler en azından pratik hayattan tamamen dışlanmış durumda. Bunda en büyük neden glokom takibindeki felsefe değişikliği; biz anlık durum değerlendirmesi yerine süreç değerlendirmesine bakarak kararlarımızı veriyoruz. Kabaca şöyle denebilir; hastanın glokom olup olmamasının öneminden ziyade glokomunun kötüleşme hızı yaşam beklentisiyle örtüşüyor mu buna bakıp tedavi başlanıp başlanmamasına karar veriyoruz. Bu konuyu genişçe yazacağım, bir sürü ayrıntısı da var. Gösterdiğiniz ilgiye tekrar teşekkür ederim.

Yanıtla

Yorum ekle




biuquote
  • Yorum
  • Canlı önizleme
Loading


Başlarken

Glokom-Net sitesinde glokoma ilgi duyan asistan ve uzman arkadaşlar için birçok konuda bilgi mevcuttu, ancak güncel bilgilerin, daha kolay takip edilebilen, daha sıcak ve daha yakın  bir formda olmasını, blog formatının avantajlarını kullanarak sürdürmek istedim, hepinize yararlı olması dileklerimle.

Prof. Dr. Halil Ateş

 

facebook

www.facebook.com/glokom.net adresinden siteyi takip edebilirsiniz.

İçindekiler

Yazı başlıklarına ulaşmak için lütfen tıklayınız.

Son yorumlar

Comment RSS

Bulut

Aylara Göre